Entelektüel Zorbalık: Öz Güven Eksikliğinin İşareti

· Aralık 8, 2018

Zorbalık deyince genellikle farklı fiziksel ve sözel saldırganlık türleri aklımıza geliyor. Bu kavramı daha çok okul çağındaki çocuklarla ilişkilendiririz ve bunun genellikle internet üzerindeki sosyal ağlarla gerçekleştiğini düşünürüz. Ancak zorbalığın başka yolları da vardır. Mesela, aşağılama ve alaycılık ile de gerçekleştirilebilir. Bu tür taciz, entelektüel zorbalık veya sindirme olarak bilinir.

Entelektüel zorbalık, daha iyi bilinen diğer zorbalık biçimlerine göre çok daha az dikkat çekiyor ve tanınıyor. Ancak bu durum, bu zorbalık türünü daha az zararlı kılmaz. Esasen, bu psikolojik şiddet biçimi yalnızca yetişkinler için olumsuz sonuçlara yol açmaz. Çocukluk döneminde de son derece acı verici olan bu tür zorbalık yaşanılabilir.

Entelektüel zorbalık ve hiyerarşi

Entelektüel “hiyerarşi”, insanları eğitim ve okul niteliklerine göre sınıflandırmanın bir yoludur. Çocukluktan bu sınıflandırmayı öğrenir ve uygularız. Hiyerarşinin en üstünde, daha yüksek düzeyde eğitim, öğretim ve niteliklere sahip olanlar vardır. Altta ise çok az eğitim almış ve çok az niteliklere sahip olanlar yer alır. Sorun, bu hiyerarşinin üstünü işgal eden insanlar, alt pozisyonlardakileri haksız yere küçümsediklerinde ortaya çıkar.

Bazı insanların diğerlerini itibarsızlaştırmak için kullandığı bu “entelektüel üstünlük”, entelektüel zorbalık veya sindirme olarak bilinen bir tür psikolojik tacizdir. Yol açtığı büyük acı ve zarar nedeniyle bu tutumu göz ardı etmemeliyiz. Aslında entelektüel zorbalık fiziksel zorbalıktan farklı değildir. Her ikisi de mağdurun benlik saygısını yıkıcı bir şekilde etkileyebilir.

entelektüel zorbalık

Bilim adamları bize, entelektüel zorbalık dahil olmak üzere, her türlü aşağılanmanın, beyinde acı ile ilgili alanları harekete geçirdiğini söyler. Sevinçten daha yoğun ve kalıcı ve öfkeden ise çok daha olumsuz bir tepkiyi tetikler.

Başka bir insanı küçük düşürmek, en acımasız davranışlardan biridir. İşte bu tür davranışlarda bulunan kişi türleri:

Entelektüel zorba

“Entelektüel zorba” genellikle ortalama insandan daha zekidir. Bundan dolayı kendini etrafındakilerden üstün görecektir. Sonuç olarak, bu düşünce tarzı onu diğer insanlara karşı aşağılama, horlama ve alaycılık kullanmaya yönlendirir. Bunu bir şekilde kendi üstünlüğünü “doğrulamak” için yapar. Bütün bu davranışlar gerçekten de, başkalarından gizlemeye çalıştığı güvensizliği ele vermektedir.

Zihinsel zorbalığın bir başka özelliği de küçümseyici tavırdır. Kişiyi kavrayan güvensizlik onu büyük ve zeki sözlerin ardına gizler. Bu şekilde zekâsını ve üstünlüğünü tasdik etmeye çalışmaktadır. Bu nedenle başkalarını aptal ve aşağı hissettirmek için çok teknik, hileli ve gösterişli kelimeler kullanır.

Sizi düşündürecek bir soru soralım:Bunlar tam da medyada yüceltilip övülen insanlar değil mi? Televizyonlardaki en popüler programlar bu tür tavırların sergilendiği programlar değil mi?

Bir şekilde, fiziksel şiddeti kullanan kişiler dersini alır çünkü eylemlerinin uygar bir toplumda tolere edilmeyeceğini bilirler. Ne var ki entelektüel zorbalar, zekaları nedeniyle toplumda statü kazanmak için daha iyi bir konumdadır. Bunun nedeni, “entelektüel üstünlüğün” çoğunlukla ödüllendirilmesidir. Bu durum, taciz edici ve aşağılayıcı tutumları hiç sorgulanmadan sözde zekalarını göstermeye devam ettikleri anlamına gelir.

“Adaletsizlik karşısında tarafsız kalırsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir. Bir fil, bir farenin kuyruğuna ayağını koymuşsa ve siz de tarafsız olduğunuzu söylüyorsanız, fare tarafsızlığınızı takdir etmeyecektir.”

– Desmond Tutu

Entelektüel zorbalığın sonuçları

Entelektüel zorbalık, uzun vadede yıkıcıetkilere sahiptir. “Entelektüel üstünlüğün” itibar gördüğü rekabetçi bir ortamda çalışmak, derin ve uzun süreli duygusal ve psikolojik bir travmaya neden olur.

Bu tür tacizin mağduru olan kişiler genellikle benlik saygılarında ciddi hasar görürler. Ayrıca kendilerine olan güvenlerini yitirmeye meyillidirler, bu yüzden inisiyatif almayı bırakır ve moral güçlerini kaybederler. Unutmamak gerekir ki bu tür zorbalıklar, ergenlik dönemindeki gençler arasında görülen intihar vakalarının büyük bir bölümünü oluşturur.

Ancak entelektüel zorbalık veya sindirmenin zorba için de sonuçları vardır. Uzun vadede, entelektüel zorbalık kişiyi kendi oyununun kurbanı hâline getirir. Bir yanda, çevrelerindeki insanlar ne kadar zalim ve zehirli insanlar olduklarını keşfeder ve onlardan uzak durmaya karar verirler. Öte yandan, başkalarını küçük düşürmelerine yol açan güvensizlikleri, onların tamamen gelişmesini ve potansiyellerinden tam olarak yararlanmasını engelleyecektir.

“Kendilerini seven insanlar, başkalarına zarar vermezler. Kendimizden ne kadar çok nefret edersek, başkalarının acı çekmesini o kadar çok isteriz.”

– Dan Pearce

üstünlük

Eğitmek merhamet ve alçakgönüllülüğü de öğretmektir

Bu entelektüel zorbalık genel olarak şefkat eksikliğinden kaynaklanır. Saldırganlar kurbanlarını incitirken bunu kasıtlı olarak yaparlar. O kişinin hislerini gerçekten önemsemiş olsalardı, ilk başta onları taciz etmez veya zorbalığa başvurmazlardı. Bu nedenle,bu entelektüel hiyerarşi sorununun çözümlerinden biri merhamet ve empati ihtiyacını fark etmektir. Entelektüel bir hiyerarşiye uymaya çalışmak yerine bilgimizi kullanmalı, içselleştirmeli ve sonra bu bilgiyi başkalarına yardım etmek için kullanmalıyız.

Aristo’nun dediği gibi “kalbi eğitmeksizin zihni eğitmek eğitim değildir.” Bu bakış açısından, hem “zeki” hem de “aşağı” olan kişi birbirinden karşılıklı olarak yarar sağlar. Biri, dünyayı daha iyi anlayabilmeyi, öteki ise daha şefkatli ve alçakgönüllü olmayı öğrenir.