Yaratıcı Unutma: Yeniden İcat Ve Yaratıcılık Sanatı

· Ocak 5, 2019

Yaratıcı unutma bize inanılmaz bir şey sunar. Gerçek potansiyelimizi yeniden kazanmak istiyorsak, bazen tek seçenek inançlarımızı ve bize öğretilen şeylerin birçoğunu bir kenara koymaktır. Ancak bu şekilde dünyaya başka bir bakış açısıyla bakmaya başlayabiliriz. Ortaya çıkan yeni vizyon, merak, yaratıcılık ve eleştiri açısından zengin geniş bir perspektif olmalıdır. Ancak o zaman kendimizi yeniden icat edebilir ve daha özgür olabiliriz.

Yaratıcılıktan bahsetmek, insan sermayesinden bahsetmek gibidir. Bu konu hakkında bir an için düşünelim. Birçoğumuz benzer beceri ve yeteneklerle eğitildiğimiz bir iş piyasasında hareket ediyoruz. Bununla birlikte, büyük şirketlerin, giderek daha da karmaşık ve zorlu bir hal alan sosyal ve ekonomik senaryolarda öne çıkabilmek için daha yenilikçi olmaları gerekir.

“Yaratıcılık, en basit haliyle bir şeyler arasında bağlantı kurmayı bilmektir…”

– Steve Jobs

Bir şirketin çalışanlarının son derece yaratıcı insanlar olmasının bugünlerde taşıdığı anlamı görmek zor olmasa gerek. Yaratıcı bireylerin eksiklikleri hissedilir ve yokluklarında aranırlar. Bunlar, birçok organizasyonun paslı dişlilerine yeniden “kıvılcım” getiren insanlardır. Öyle ki bu organizasyonlar en basit şekliyle ilerlemekte zorluk çekerler ve bünyelerindeki herhangi bir değişiklik kuşkusuz değerli bir atılım olarak kabul edilir. Değişimin kendisinin önemli olması kadar şirketin içerisinde bulunduğu dinginlikten kopması da çok önemlidir.

Dahası, kişisel düzeyde yaratıcı olmanın da ne anlama geldiğinin altını çizmemiz gerekir. Bu insanlar hayatın sorunlarına cevap vermek söz konusu olduğunda daha usta olup karmaşık konulara karşı daha açıktır. Bu zihinsel esneklik ve yetenek, kişisel gelişimimize yatırım yapmanın harika bir yoludur. Ve bu, bizim için ulaşılabilir bir hedeftir…

Yaratıcı unutma: büyümeyi seçiyorum

dört tane ampül

Diğerleri gibi olmak, ya da öne çıkmak? Monotonluk ve sıradanlık arasında sıkışık bir halde yaşamak ya da her anlamda büyümeyi seçmek: duygusal, kişisel ve profesyonel? Siz olsanız bunlardan hangisini seçersiniz? Aristoteles’in de dediği gibi, mutluluk, her şeyin kendi yerini bulduğu amaç olmalıdır. Bunu yapmak için, psikolojik ve duygusal kaynaklarımızı özümsememiz ve eğitmemiz çok önemlidir; bu da, nihayetinde gerçekten olmak istediğimiz kişi gibi olmamızı sağlayacaktır.

Bunu başarmanın bir yolu, hepimizin hali hazırda sahip olduğu bir şey konusunda kendimizi eğitmektir. Birlikte doğduğumuz bir şey. Yaratıcılık. Bu konuda herhangi bir şüpheniz varsa ya da doğanız gereği orijinal ya da yaratıcı olmadığınızı düşünüyorsanız eğer, nörolog Alice W. Flaherty’nin “Gece Yarısı Hastalığı” adlı kitabını okumaya değer bulacaksınız.

Bu kitap kendi duygularımızın, deneyimlerimizin ve hatta maruz bırakıldığımız eğitim sisteminin, yavaş yavaş içimizdeki kıvılcımı, yaratıcı potansiyelimizi ve motivasyonlarımızı nasıl söndürdüğünü açıklıyor… Bu nedenle, “iyileşmek” ve kendimizi yeniden icat etmek ve uykudaki potansiyelimizi uyandırmak için yaratıcı unutmayı uygulamaya koymamız gerekir.

Bunu başarmak için, iyi bir eğitimden daha iyi bir şey yoktur. Burada, Profesör Ismael Cala, Yaşam ve İnsan Gelişimi Stratejisti, bizi, “Yaratıcılık, Unutma ve Duygusal Zeka” dersini alarak, gerçekten olmak istediğimiz birey olmaya davet ediyor.

Ismael Cala’nın dersi, birkaç tematik modül aracılığıyla, duygularımız, alışkanlıklarımız ve beyin plastisitemiz üzerinde çalıştığımız ve düşünmemize, hareket etmemize ve daha özgür ve yaratıcı hissetmemize mani olan engellerin birçoğunun farkına vardığımız, heyecan verici bir yolculuktur…

Bir uyanışın önemi

Kendini yeniden keşfetmek kolay bir iş değildir. Hakkında çok fazla düşündüğümüzde korkunç bile olabilir. Birçok yönden, daha önce olduğumuz şeyin bir kısmını geride bıraktığımız ve farklı bir “ben”i kucakladığımız bir tür yeniden doğumdur. Böyle bir değişikliği nasıl başarabiliriz? Şirketlerin yeniliğe ve yaratıcılığa değer verdiği doğrudur, ancak garip bir şekilde, toplumun kendisi bizi pasif, sessiz, uysal ve herkese benzer zevklerle tercih eder.

Kabul edelim ki, kendini yeniden keşfetmek, hepimiz adına, hazırlıklı olmadığımız bir meydan okumadır. Bu nedenle, olgulara aynı şekilde bakmaya bir son vermek ve en basit haliyle “uyanmak” gerekir. Özümüzü yeniden keşfetmek için bir uyanışa ihtiyacımız vardır. Ancak o zaman tüm iç değerlerimizi alıp onları dış dünyaya taşıyabiliriz. Kendi kararlı sesimiz ve yaratıcılığımız ile birlikte.

Bunu başarmak ya da en azından, bu önemli fikirler üzerine derinlemesine düşünmek için bazı temel noktalara bir göz atalım.

Yaratıcı unutma için üç temel nokta

yaratıcı birey

  • Yaratıcı unutma, bize öğretilen ve anlatılan her şeyi unutmak ve ortadan kaldırmak için “reset” düğmesine basmak anlamına gelmez. Bu, her şeyden önce, soru sormasını bilmek ve hiçbir konuda yalnızca bir bakış açısı ya da bir gerçek olduğu fikrini asla kabul etmemektir.
  • Yaratıcı unutma, aynı zamanda, bizi son haddine kadar duygusal zeka üzerinde çalışmaya davet eder. Ne de olsa duygularımız, alışkanlıklarımız, inançlarımız ve davranışlarımızın birçoğu yaratıcılığımızı reddeder.
  • Üzerinde çalışmamız gereken bir diğer husus da esnekliktir. Hayattaki duygusal deneyimlerimizin çoğu, insanların doğru ya da kabul edilebilir olduğunu düşündüğü şeylere (neredeyse farkında olmadan) çok katı bir düşünce şekliyle yaklaşmasına neden olabilir. Bununla birlikte, kendimizi yeni deneyimlere açabilmek, esnek olmak ve eleştiri ve öz eleştiri yapabilmek, şüphesiz insani potansiyelimizi geliştirmemize olanak sağlayacaktır.

Sonuç olarak, hepimizin bunu başarabileceğini bir kez daha vurgulamak çok önemlidir. Hayatın sorunlarına cevap vermek söz konusu olduğunda, hepimiz biraz daha yaratıcı, biraz daha özgür ve biraz daha sofistike olabiliriz. Bu nedenle, kurslar ya da konuya özel kitaplar aracılığıyla kendinizi bu kapasitede eğitmekten çekinmemeniz gerekir.