Yapmak Yerine Olmak: Birçok Probleme Çözüm

· Mart 1, 2019

Bir sorunumuz olduğunda sorduğumuz ilk sorulardan biri: “Ne yapmalıyım?” olur. Ve derhal harekete geçmek için mümkün olan farklı alternatifler düşünürüz. Fakat bazı problemler bu şekilde çözülemez. Çözülmeyen problemlerimiz ya da çözmek yerine bir kenara bıraktığımız problemlerimiz vardır. Bunun sebebi ise olmak yerine yapmak durumuna odaklanmamızdır.

Prensipte bu konu biraz soyut gelebilir. Ama gerçekte oldukça somut bir fikirdir. Bazı sorunlar çözülmez, çünkü çözüm belirli bir harekete bağlı değildir. Bu tarz sorunlar ya bizim odaklanmamızda ve tavrımızda ya da kişisel yönümüzde değişiklik yapmamızı isterler. İşte bu yüzden bazen çözüm, yapmak yerine olmaya bağlıdır.

“Bazı kişiler henüz benliklerini bulamadıklarını söylerler. Ama benlik insanın bulduğu değil yarattığı bir şeydir.”

– Thomas Szasz

Asıl problem “olmakta” ise “yapmak” eylemi faydasızdır. Örneğin, partnerine kendisiyle daha çok ilgilenmesini defalarca söyleyen birini düşünün. O sıklıkla partnerine bununla ilgili şikayette bulunur. Ayrıca ona daha az muhtaç olmak için de çaba gösterebilir. Hatta partneri daha çok çaba göstereceğine söz verebilir. Fakat buna rağmen her ikisi de asla sorunu çözemez. Bunun sebebi yapılacak en iyi şeyin şikayet etmemek olduğudur (yapmak). Bunun yerine ilgiye ihtiyaçlarının ardında ne olduğuna bakabilirler (olmak).

Farklı koşullarda yapmak yerine olmak

Bazen problemi açıklayamayız. Hatta bir durumla ilgili problemin ne olduğunu da saptayamayız. Çoğu zaman sorunu başımızdan atmayı arzu ederiz ve ondan kurtulmayı isteriz. Sorunu özellikle rahatsızlık verici bir şey ya da en kısa zamanda uğraşılması gereken bir tehdit olarak görürüz.

balon kafalı

Bunun gibi farklı durumlarla yüzleştiğimiz zaman telaşlanırız. Hemen harekete geçeriz veya derhal tepki gösteririz. Tepki vermeden önce durumu analiz etmek için kendimize zaman tanımayız. Birçok insan bekleme kapasitesine sahip değildir. Biz insan “olmaya” odaklanan bir çağda yaşamıyoruz. Bunun yerine “yapmaya” odaklanmış bir çağda yaşıyoruz.

Bir şeyi yapmak genellikle en pratik ve en önemli sorunları çözer. Eğer lavabo aşağıya sızdırıyorsa onu tamir etmeniz gerekir. Bu daha fazla düşünmeyi gerektirmez. Ortada görünen bir sorun ve net bir çözümü vardır. Bizler zaten sorunu çözmek için en iyi donanımlara sahibizdir. Yine de daha soyut problemler karşısında durum farklıdır. Var olan bir çözüm yoktur. Bu tür durumlarda olmak yapmaktan daha önemlidir.

Bir probleme karşı alınan tavır kişiseldir

Herkesin sorunlara karşı belirli bir reaksiyon şekli vardır. Bazı kişiler sorunları dikkatlerini çeken meydan okumalar, diğerleri de ele alınması gereken riskler olarak görür. Bu “yapmak yerine olmak” kavramının etkili olmasından kaynaklanır. Burası insanların zorluklara tepki verirken aldığı tavırları oluşturduğu yerdir.

düşünen adam

Bir problemle karşılaştığımız zaman kendi tavırlarımızı gözlediğimizde ve değerlendirdiğimizde birçok kazanımlar elde edebiliriz. Acaba daha yapıcı bir bakış açısı sorunu çözmeye yardım edebilir mi? Daha önce hiç bu sorunla karşılaştık mı? Geçmişte onu çözmede etkili olduk mu? Daha önce yaptığımız işe yaramayan ilk tepkimiz aynı şey miydi?

Yapmak yerine olmak demek bizim cevapları bulmamız demektir. Ne hissettiğimize ve düşündüğümüze bakmalıyız. İç gözlem sorunlara karşı nasıl tavır alınacağının temeli olmalıdır. Bir problemle nasıl mücadele ettiğimiz ve ona karşı tavrımız bizi çözüme götürüyor mu, yoksa götürmüyor mu olasılığıdır.

Gözlemleyin, kabullenin ve idrak edin

Yapmak yerine olmak bizim zorluklar karşısında otomatik reaksiyonumuzu elimine etmemizdir. Eğer birisi size saldırıya geçerse bazen en iyi cevap ona saldırarak karşılık vermemektir. Bir konuda başarısız olduğunuzda en iyi tepki hatanızı minimize etmek veya gizlemek değildir. İlişkilerinizde sorunlar yaşıyorsanız en iyi çözüm partnerinize kusur bulup başının etini yememenizdir.

Ani tepkiler vererek kendimizi heyecanlandırmamalıyız. Çatışmalara girmekten kaçınmalıyız. Ayrıca cevap problemlere sırtımızı dönmekte de değildir. Bunun yerine içinde bulunduğumuz duruma açık bir zihinle, ön yargılardan ve peşin hükümlerden etkilenmeden bakmalıyız. Bir sorunumuz olduğunu kabul etmeliyiz. Bu bizi endişeli yapmamalı. Böyle olmak yerine bize yol göstermesi için kendi gözlemlerimizi kullanmalıyız. Bu gerçekten olan biteni anlamada bize yardımcı olur.

labirent

Başka bir deyişle, bir sorunu çözmede ilk adım olmaya odaklanmaktır. Eğer harekete geçmeden önce içimize dönüp bakarsak, sonuçtan kendimiz de hoşnut oluruz. Yapmak yerine olmak. Bir sonraki adımı atmadan önce kendimizi bulmak. Dışarıyla uğraşmak yerine kendi içimize bakmak. Öncelikle kendimizi keşfetmek ve böylece daha iyi çözümler bulmak.