Yalnızlık Beni Tanımladığında

09 Mart, 2017

Kimi zaman yalnızlığı seçeriz ama başka zamanlarda böyle bir seçimimiz yoktur. Yalnızlıktan, onun getirdiği boşluk hissinden, kendine vakit ayırmaktan korkan çok insan var.

Sizi kötü hissettirmediği ve kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olduğu sürece yalnızlık negatif bir şey değildir. Peki ya yalnızlık bizi tanımladığında ne olur? Yalnızlığı seçiyorum ve mutluyum demek mümkün mü?

“Bazen başımı ayın omzuna koyarım ve yalnızlık denen o bahtsız sevgiliden söz açarım.”

– Joaquín Sabina

Başkalarının arkadaşlığına ihtiyaç duymak, doğal bir eğilimdir. İlişki kurmak, evden ayrılmak, başka insanları tanımak: bunlar, bizi tanımlayan özelliklerdir. Çoğumuz için yalnızlık, acı ve depresyon demek olabilir.

Fakat yalnızlığın tanımladığı, yalnız olmayı seçerek mutlu olan insanlar da vardır. Bu kişiler yalnızlığın sonucundan korkmazlar. Siz de onlardan mısınız?

Yalnız olmayı seçiyorum

Birbirinden çok farklı yalnızlık türleri vardır. Birincisi, kendinizi diğer insanlardan soyutlamak ve ikincisi ise yalnız hissetmektir. İlkini kendimiz seçeriz, ikincisi bize bağlı değildir.

Bu durumda, sözünü ettiğimiz bizi üzen ve hayatımızda bir şeylerin eksik olduğunu hissettiren negatif yalnızlık değildir. Bahsettiğimiz, sizi dolduran, pozitif olan ve canınızı acıtmayan yalnızlıktır, çünkü bu tamamen kabul edilip hoş karşılanır.

Yalnız olduğumda, yalnız hissetmiyorum kendimi. Düşünebileceğim, kendimi daha iyi tanıyıp istediğim şeylerin tadını çıkarabileceğim pozitif ve yapıcı bir gerçeklikte yaşıyorum.

Yalnızlık içinde tatmin edici bir hayat yaşamayı bilen insanlar, daha yaratıcı olur ve daha çok okurlar. Neden mi? Çünkü okumak ve yaratıcı olmak, konsantrasyon ve huzur gerektiren aktivitelerdir.

“Seyahat, iç gözlemin en kıymetli türlerindendir.”

– Lawrence Durrell

Sağlıklı bir yalnızlık durumunda olmaya, kendimize bakıp kim olduğumuzu anlamaya iç gözlem denir.

İç gözlem sayesinde kendimizi tanırız ve bu bizim için çok faydalıdır. Kendimizi tanımak sayesinde ilişkilerimiz iyileşir ve belli durumlarda nasıl davranacağımızı biliriz. Kendimiz hakkında daha çok şey öğrenmek daima olumlu bir şeydir.

Olumlu bir durum olarak yalnızlık 

Birçok çalışmaya göre, yalnız insanlarda endişe, sosyal fobi, depresyon, korku ve sürekli yaşadıkları farklı negatif duygular görülür.

Journal of Cognitive Neuroscience dergisinde yayınlanan bir yazıda; yalnızlığın, nüfusun büyük bir bölümünü etkileyen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açan duygusal bir sorun olduğu belirtilmiştir.

Bu bağlamda, “yalnızlık” kelimesi negatif bir durumu ifade eder. Ama bu basmakalıp düşünceden kurtulmalıyız, zira her yalnızlık negatif değildir.

Daha yalnız bir hayat seçen insanların birkaç pozitif özelliğini şöyle sıralayabiliriz:

  • İç sezileri gelişmiştir. 
  • Yalnız olmaktan korkmazlar, bu yüzden bağlanma sorunu yaşamazlar.
  • Çok yaratıcı olurlar.
  • Kendilerini çok iyi tanırlar.
  • Gözlem yetenekleri gelişmiştir.
  • İyi ve güven duyabileceği dostları vardır.

Düşündüğünüzün aksine, yalnız insanların arkadaşları vardır ama sayıları az olabilir. Çünkü bu kişiler “arkadaşlık” kavramına büyük önem verir ve bu unvanı herkesin hak etmediğini bilirler.

Ayrıca yeni yerleri keşfetmeyi seven maceraperest kimselerdir. Onları şaşırtan az şey vardır, çünkü her şeyi bir büyüteçle görme eğilimindedirler.

Yalnızlığın kötü bir şey olduğu düşüncesinden kurtulmalıyız. Yalnızlığı seçtiyseniz ve bu konuda iyi hissediyorsanız, hiç durmayın! İç sezgi gücünüze, yaratıcılığınıza ve gözlem yeteneklerinize odaklanın.

Yalnızlığı seven biri misiniz? Belki bazen “çatlak” biri gibi hissediyorsunuz ama aslında sizin gibi olan ve yalnızlıktan zevk alan bir çok insan var. Yalnızlığını sevdiğiniz için asla kötü hissetmeyin.