William Worden – Kederi Aşmak İçin Dört Görev

Ocak 21, 2021
Keder, üzerinde uzun yıllardır oldukça iyi çalışılmış bir fenomen. Bu konuda uzman olan William Worden, bunu aşamalı bir süreç içerisinde yaşamak yerine dört görevden oluşan bir model izlemeyi öneriyor. Bu şekilde de, her kişi kendi sürecinden sorumlu olacak ve zaman içerisinde meydana gelebilecek etkileri arka plana atma şansına sahip olacaktır.

William Worden tarafından ortaya konulan ve yas tutma durumunu veya kederli halinizi aşmak için uygulayabileceğiniz dört görev, bu yas sürecinin yeni baştan tanımlanması olarak da değerlendirilebilir. Bunun bu şekilde yeniden yapılandırılmasının nedeni, bu yas durumunun, bir tür kayıp yaşayan bir kişinin içinden geçmek zorunda olduğu sürecin aşamalara bölünmüş olması. Aşamalar halinde yaşanacak olan bir yas kavramı, yaslı kişiyi pasif bir role sokacaktır ve daha zor kısımların gelişimi sırasında da olumsuzlukları da beraberinde getirecektir.

Sıklıkla, hayatımızın bir parçasında başımıza gelen bir kayıp süreci, bir tür yas veya keder dönemiyle ilişkilendirilir. Bu nedenle, bu kederli sürece belli görevlerin yerine getirilmesi yerine aşamalar halinde gerçekleşen bir süreç olarak atıfta bulunmak, yas tutan kişinin bu sürece aktif biçimde katılımını azaltır. Bunun nedeni, bir şekilde, bu sürecin sonlanmasının yalnızca gerekli zamanın geçişinin bir sonucu olduğunu algılamış olmaları olacaktır.

Yas ve kayıp süreçleri üzerinde çalışan ve bu konunun en tanınmış uzmanlardan biri olan William Worden, bireylerin kendi süreçlerinde aktif ajanlar olarak atmaları gereken bir dizi adımı ayrıntılı olarak açıklıyor. Bu, sağlıklı bir şekilde yas tutmayı sağlıyor ve acının kronikleşmesini önlüyor.

“Ağlama demeyeceğim; çünkü bütün gözyaşları kötülük kaynaklı değil.”

– J.R.R. Tolkien

William Worden, yas sürecini yönetmeyi kolaylaştırıyor.

Kayıp

Hayattaki en olumlu geçişler bile kayıpsız olmuyor: önceki işinizi kaybetmeyi içeren yeni ve daha güzel bir iş veya ebeveynlik hayatının başlangıcında daha az sorumluluk almayı içeren bir hayatı geride bırakmanızın gerekmesi gibi.

Genel olarak, günümüz toplumunda, insanların kayıp olarak algıladıkları şeyler şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Sevilen birinin ölümünden kaynaklanan kayıplar.
  • Fiziksel ve/veya zihinsel sağlıkla ilgili kayıplar olarak da tanımlayabileceğimiz azalan işlevsellik durumu.
  • İşle ilgili ve dolayısıyla günlük yaşamdaki rollerden birine bağlı kayıplar.
  • Savaş ve/veya doğal afetlerden kaynaklanan hasar.
  • Değerli eşyaların çalınması.
  • Boşanma ve ayrılıklar.

William Worden ve keder kavramı

Bu, kayıp nesnesi (örneğin sevilen biri) olmadan yeni bir aşamaya geçişi içeren doğal bir süreç. Yas durumu veya keder, çevreye uyumu kolaylaştıran bir dizi biyolojik, duygusal ve davranışsal reaksiyon üretir. Ayrıca, bu süreçte, ölen kişi olmadan hayatınızda yeni rollerin gelişimi de söz konusu olacaktır.

Bazı yazarlar, yas üzerinde yaptıkları çalışmalara ve onun bir şekilde organize edilmesine, aşamalara veya basamaklara göre sınıflandırma yapacak şekilde odaklanır. Bu durumda William Worden, kederin üstesinden gelmesi gereken insanlar için bir dizi görev üzerinde durmuştur. Bu aktif rol, kederin detaylandırılmasının zaman gerektiren bir süreç olduğu fikrine de çok da aykırı değildir.

William Worden ve kederi yönetmek için dört görev

Bunlar, kayıp gerçekliğini kabul etmekten, kaybettiğiniz kişi veya şey olmadan da mevcut çevreye uyum sağlamaya kadar uzanıyor. Yas veya keder önemli bir süreç ve aslında bir durum niteliği de taşımaz, bu nedenle yas tutma görevleri bilişsel işlemleri de içeriyor. Sizi belirli koşullarla başa çıkmaya ve kayıp deneyimini kabul etmeye hazırlayan türden bilişsel işlemlerden bahsediyoruz. Bu, öncekinden farklı ve daha az arzu edilen bir dünyaya bir şekilde kendimizi uyarlama süreci de diyebiliriz.

Kaybın gerçekliğini kabul etmek

Biri öldüğünde, doğal nedenlerden olsa bile gerçek olduğuna inanmama eğilimi her zaman var. Yas tutmanın veya kederi yaşamanın ilk görevi, o kişinin ölümüyle yüzleşmek ve bu hayatta onlarla bir daha etkileşime giremeyeceğinizi bilmek olmalı.

Ölen kişiyi sokakta yürürken gördüğünüzü düşünmek ya da kaybın ardından onları yemek masasında bir yer ayırmak yaygın bir davranış tarzı. Benzer şekilde, bazı insanlar reenkarnasyon ile ilgili inançlarından dolayı da, bu ilk görevi yerine getirmekte zorlanırlar.

William Worden, kayıptan sonraki kederin ayrıntılarını açıklıyor

Yas tutma sürecindeki fiziksel, duygusal ve davranışsal acı gerçek bir olgu. Bu acıyı fark etmemek, önce anormal davranışlara, bunun ardından da fiziksel ve psikolojik problemlere dönüşecektir. Herkes aynı yoğunlukta keder yaşayamaz. Bunun yanında, size yakın birini kaybetmek ve acı hissetmemek de mümkün olan bir durum.

Bir kişi, kaybı ne kadar beklediğine bakılmaksızın, bu süreçte kendisini sarsacak duygu kasırgasına karşı genellikle hazırlıksız kalacaktır.

Ancak, yaşanan kaybı inkar etmek, uzun vadede sadece kederden çıkış yolunu engelleyecektir. Bilinçli olarak yas ve kederden kaçan insanlar, kaybedilen kişinin hayatlarından gitmesine izin vermez. İnsanların bu göreve takılıp kaldıkları durumlarda alacakları psikolojik danışmanlık son derece önemli olacaktır.

William Worden modeline göre sevilen kişi olmadan çevreye uyum sağlamak

Sevilen kişi olmadan çevreye uyum sağlamak hem iç hem de dış görevleri içeriyor. Başka bir deyişle, bir kişinin ölümünün bir başkasının kendisiyle ilgili sahip olduğu imajı, değerlerini, inançlarını ve merhumun günlük görevleriyle ilgili dışsal algıları da nasıl etkilediğine dair uyarlamaları da içerisine alıyor.

Yas tutanlar, bu iç uyarlamalarla ilgili olarak, yas sürecinde kendi kişisel kimliklerini de bu yeni dünyaya uyarlamalılar. Bu, sadece, artık kendilerini dul bir insan ya da çocuğunu kaybetmiş ebeveynler olarak görmeleri gerektiği anlamına gelmiyor. Bunun yerine, kayıplarının manevi inançlarını ve değer sistemini nasıl etkilediğini de ifade ediyor.

Kayıptan sonraki kişisel yeterlilik de önemli hale geliyor. Örneğin, daha önce ayrılan kişinin üstlendiği sorumlulukları üstlenmek yas tutma sürecinin bir parçası.

Aşamalı olarak kederi yenmek mümkün.

Kaybedilen kişiyle bir bağlantı bulmak ve hayatınıza devam etmek

William Worden tarafından önerilen dördüncü yas görevi, ölen sevdikleriyle kalıcı bir bağ bulma ihtiyacını anlatıyor. Bu, aynı zamanda o kişi olmadan çevreye uyarlanmış başka davranış repertuarları oluşturabilmeleri için de önemli. Acıyı yaşayan kişi ile kaybedilen bu sevilen kişi arasında birkaç bağlantı olabilir:

  • Özel bir giysi parçası.
  • Bir fotoğraf.
  • Aile albümleri.
  • Kısa video klipler.

Bu en zor görevlerden biri, çünkü bu görevi atlamanın sonucu, hala kaybedilen kişilerin hayatta oldukları zamana bağlı kalmak olacak. Böylece, şu anda bağlamın ortaya koyduğu talep ve fırsatları da kaçırabilir veya kaybedersiniz. Kişi, sevdiği kişiyle olan ilişkisine o anda başkalarıyla bağlantı kurmalarına izin vermeyecek kadar bağlı kaldığında, psikolojik müdahalenin gerekli olduğu söylenebilir.

Yas, esasen, bünyenizin bir çeşit adaptasyon talebi, bu nedenle, çevreyle bağlantılı bazı zorlukların bulunması da normal olacaktır. Sorun olan kısmı da, bu süreçlerin kronik hale gelmesi ve bireyin kişisel olarak gelişmesine izin vermemesi ve belirli psikolojik sorunlara yol açması aslında.