Vazgeçmek Korkaklıktan Ziyade Cesur Bir Davranış Olabilir

05 Mart, 2018

Vazgeçmek bazen korkaklık değil cesur bir davranış olabilir. Vazgeçmek cesaretsizlikten ziyade tam tersini gösterir: cesaret, tedbirli olmak, duygusal zeka.

Dayanıklılık göstermeyi bırakmak bazen iyi bir çözüm olabilir, hatta bazı durumlarda ise tek şansımızdır. Ve hayır, bu bir şeye ya da birine teslim olmak demek değildir. Sözlükte yazdığı gibi gücümüzün tükendiği anlamına da gelmez. Ancak, sıkıntılı bir durumla karşılaştığımızda boyun eğmek çoğu zaman başkaları tarafından yargılanmamıza sebep olur. Vazgeçmek genellikle bizi korkak olmasa da zayıf gösteren olumsuz bir davranış olarak algılanır. 

Korkaklık ve tedbirli olmak iki farklı tutumdur

Çoğumuz bir davranışı açıklarken tutumları nitelendirme, yaftalama ve birbirine karıştırma eğilimindeyiz. Korkak olmakla tedbirli olmak arasındaki fark gibi. Bu tutumların her ikisi de bir kişinin projesini bırakmasını açıklayabilir. Hal böyle olunca, vazgeçmenin sebebini korkaklıkla açıklamak daha kolay olur. Canımızı sıkan bir kavramsal uyumsuzluktan kaçınma korkaklığı. Buradaki kavramsal uyumsuzluk, yaptığımız şey ile düşündüğümüz şey arasındaki uyumsuzluğu ifade ediyor. 

kızıl saçlı kız

Hemen hemen her yeni durum, sorumluluk ya da değişim korkuyu da beraberinde getirir ve hepimiz o noktaya geldiğimizde bu korkunun farkında oluruz. Bununla birlikte, bu korkunun ötesine geçebilen bazı insanlar vardır. Devam etmenin kendileri için kötü bir seçenek olduğuna karar verirler ve bu onları korkak yapmaz. Hatta bu insanlar birçok senaryoda devam etmek daha basit oduğu için daha cesur sayılırlar. Zor olan şey kimsenin beklemediğini yapmaktır.

“Tedbirli olan kişi makuldür; makul olan kişi ılımlıdır. Ayrıca ılımlı olan kişi temkinlidir ve temkili olan hayatında mutsuzluk olmadan yaşar. En nihayetinde mutsuzluk olmadan yaşayan kişi mutludur. Yani tedbirli olan mutlu olur.”

– Seneca

Korkak biri korkunun onu yönlendirmesine izin verir, hiçbir risk almak istemeyendirİçindeki sesi dinleyip onu görmezden gelen, rahatlık uğruna ödediği bedel olan mutsuzluğunu kabullenendir. Buna karşın korkak kişi ise aradan çekilen, bekleyen ya da hayatının her anında pes edendir çünkü kendi iyiliği için vereceği en akıllıca tepkinin bu olduğunu düşünür.

Vazgeçmek bazen tedbirli olmaktır. Devam etmenin muhtemel risklerini düşünerek hareket ederiz ki daha fazla gereksiz hasar almayalım. Yani bir şey yanlış gittiğinde onu değiştirmek cesaret ister.

Vazgeçmekle “artık yeter” demek arasındaki fark

Değişim ancak vazgeçmekle ve başka bir yol seçmekle gelebilir. Bunun sebebi vazgeçmek ile artık yettiğini farketmek arasında ince bir çizgi olmasıdır. Eğer elimizden gelen her şeyi yaptığımız halde bir sonuç alamadıysak, çekilmek ve tekrar başlamak yararlı olacaktır.

“Sıkıntı çekmekten kaçınmak istediğinizde başka bir sıkıntıyla karşılaşırsınız, bu bir kuraldır. Fakat tedbirli olmak demek sıkıntı çekmenin ne olduğunu bilmek ve en az kötüsünü iyi bir şeymiş gibi kabul etmektir.”

Machiavelli

Doğru gitmeyen bir şeyi zorla düzeltemezsiniz. Birini hissetmediği bir şeyi hissetmeye zorlamak adil değildir. Psikolojik olarak hazır olmadığımız bir şeye ulaşmaya çalışmak da akıllıca değildir. Hedeflerimize bazen yanlış zamanlama yüzünden, bazen de sadece imkansız oldukları için ulaşamayız. Olduramadığımız şeyler hayatın gizemlerinin bir parçasıdır.

bir sepet elma taşıyan kız

Eğer deneyip mücadele verdiysek fakat aynı şeyi yapmak artık anlamsız gelmeye başladıysa neden devam edelim ki? Bu durumlarda teslim olmak, içimizdeki bize en yakın “ben”i hesaba katarak verilmiş şerefli ve asil bir karardır.

Eğer aynı şeyi yapmak için bir sebebiniz yoksa gücünüzü harcamayın

En iyi kullanılmış enerji kendimize iyi bakma sanatına yatırım yapmak için kullandığımız enerjidir. Kendimize olduğu kadar değer verdiğimiz insanlara da iyi bakmak. Sahip olduğumuz enerjinin belli sınırları vardır. Bu yüzden kendiniz ve sevdikleriniz için harcamanız gereken gücü ve enerjiyi, anlamsız ve kazançsız bir yolda heba etmiş olursunuz.

“Asla pes etme. Asla asla asla asla. Hiçbir şeyden; büyük, küçük, kocaman ya da ufacık hiç fark etmez. Onur ve sağduyunun kanaati bu yönde olmadığı sürece asla pes etme.”

– Winston Churchill

Sürdürülebilir bir sebep olmadan mücadele etmek kafanızı duvara vurup durmaya benzer. Daha fazla efor harcayarak sadece güçsüz ve bitkin düşüyoruz. Bu sırada erişimimizde olan diğer birçok şeyi de kaybediyoruz. Aslında, kişisel ya da profesyonel fark etmeksizin belli bir projeye devam etmenin makul olmadığı bir durumdaysanız, kendinize öylece vazgeçmenin daha iyi olup olmayacağını sormanın vakti gelmiştir. Teslim olmanın kötü bir şey olmadığını unutmayın. Tam tersi, vazgeçmek her zaman kabul edilebilir bir seçenektir. Birçok durumda başarısız olmaktan ziyade en mantıklı karar budur.