Uzun Adam Sendromu Bir Narsisizm Biçimidir

04 Ekim, 2020
Bazı insanlar; sosyal pozisyonları, fiziksel özellikleri ya da eğitim seviyeleri dolayısıyla diğer insanlardan üstün hissederler. Bu davranış, uzun adam (ya da kadın) sendromu olarak bilinen bir narsisizm türünü tanımlar. Bu konuda daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin!

Uzun adam sendromu boy ile hiçbir alakası olmayan bir şeydir, ayrıca bir cinsiyete özel de değildir. Bu isim bir çevrede belli bir statüye ulaştıktan sonra kibirli ve açık bir şekilde narsistik şekillerde davranmaya başlayan insanlara verilir.

Peki bu, başarının kaçınılmaz bir şekilde bencil ve kibirli olmamıza yol açtığı anlamına mı geliyor? Cevap elbette hayır. Bu tüm insanlarda olmaz, özellikle de doğal olarak nazik, empatik ve şefkatli bir kişiliğe sahip olan insanlarda görülmez. Bu tür bir özellik genellikle sadece belirli kişilerde mevcuttur. Bu insanlar daha uygun bir konuma ulaşmalarının sonrasında kibirli bir tutum geliştirirler.

Bundan dolayı, zaten bir temel bileşen olduğu, bir eğilim bulunduğu söylenebilir. Ayrıca, ara sıra görmüş olabileceğiniz, başka bir çarpıcı kısım daha vardır: Bazı insanlar başarı ile başa çıkamaz. Bu, Antik Yunanlıların melezler olarak tanımladığı kişilerde olur. Bu kişinin kendi dürtülerini kontrol edemediği ve aşırı kibir sergilediği bir davranış türüdür. Onlar, masumları hizaya getiren kahramanlardır. Bu konsept hakkında daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin!

“Kendimden üstün olmayı, eşitlerimden üstün olmaktan daha fazla seviyorum.”

– Samuel Taylor

Bir insan ağı.

Uzun Adam Sendromu Ne İçerir?

Uzun adam sendromu bir psikolojik bozukluğu tanımlamaz. Pek çok sendromun bulunduğu doğrudur, bunlar belirli davranışları etiketlemeye çalışan kavramlardır. Bu tanım bolluğu içerisinde herhangi bir şeyi patolojikleştirme çabası bulunmamaktadır. Aslında, mesele yalnızca yaygın olan bir davranış türünü vurgulamak ve bunları bir tür kitaplıkta tutmaya yardımcı olmak üzere etiketlemektir.

Bu tanım ilk defa 2011 yılında biri tarafından kullanılmıştır. Harvard Üniversitesinde bir profesör ve birkaç klinik psikoloji kitabının yazarı olan Dr. Susan Heitlem’in bir makalesinde, yazar kendisinin sık karşılaştığı bir profil türünü tanımlamıştır. Bu, başarı ile birlikte ortaya çıkan bir sendrom olan “uzun adam sendromudur”.

Benzer şekilde, bir yönetim gurusu olan Jim Collins gibi yazarlar da Güçlüler Nasıl Düşer: Ve Neden Bazı Şirketler Asla Vaz Geçmez (İyiden Harikaya) (How The Mighty Fall: And Why Some Companies Never Give In (Good to Great)) adlı bir kitabında bu fikir hakkında konuşmuştur. Bu nedenle, kendilerini belirli bir pazarda konumlandırmayı başaran kuruluşların kötü yönetim, kötü liderler ve bu liderlerin pek çoğunun narsisist davranışları nedeniyle kendi kendilerine düştüğü sıklıkla fark edilen bi şeydir. İşte bunları tanımlayan özellikler, ve bunun bazı nedenleri.

“Üstün” Niteliklere Sahip Olduğum İçin Başarıya Ulaştım

Nüfusun büyük bir kısmı kendi erdemleri sayesinde başarıya ulaşır ve bunu çaba, yetenek, azim ve temelde kendi yetenekleri ile yaparlar. Diğer insanlar ise bunu şansla ya da arkadaşlarından biraz yardım alarak başarırlar. Uzun adam sendromu genellikle ikinci faktöre bağlıdır. Bu tür insanlar halihazırda kıdemsel bir küstahlığa eğilimlidirler. Ancak, bir iktidar konumuna adım attıktan sonra daha da zarar verici bir narsisizm noktasına ulaşırlar.

Tam da bu anda konumlarının şansa değil, üstün niteliklerine bağlı olduğu gibi fikirleri dile getirmeye başlarlar. Başarı için kendilerinde olan ayırt edici özelliklere sahip oldukları için, sadece onlar bu güç alanına layıktır. Uzun vadede, çevrelerinin ihtiyaçlarını karşılamayı bırakırlar. Hatta; öğrenmek, yenilemek ya da bir şirketin makinelerini canlandırmaktan çok uzakta olan, esnek olmayan bir yaklaşım uygularlar ve bunun yerine şirketi durağanlaştırırlar.

Uzun Adam Sendromu – “En Zengin, En Çekici ve En Güçlü Benim”

Uzun adam sendromu (sözüm ona) çok özel nitelikleri nedeniyle kendilerini herkesten üstün gören erkek ve kadınlarda gösterir. Diğer bir deyişle, bu sadece iş başarıları ile ilgili övünen iş adamları ya da organizasyon liderleri ile ilgili değildir. Bu psikolojik gerçeklik aynı zamanda kendilerini daha çekici olmaları, daha iyi bir sporcu olmaları, daha zengin olmaları, sosyal açıdan etki sahibi olmaları ve benzeri sebepler dolayısıyla üstün hisseden insanları da tanımlar.

Ancak, bunların tamamının bir bedeli vardır. Bir kişinin (kendi fikirlerine göre) diğer insanların sahip olmadığı bir özelliğe sahip olmaları dolayısıyla üstün hissetmesi davranışı, bariz bir şekilde narsistik olan bir ilişki ve iletişim kurma biçimi ile sonuçlanır. İşte tam da bu noktada belirli davranışlar göstermeye başlarlar. Bu davranışları da en sevdikleri mantra ile beslerler: “Ben senden daha iyiyim, o yüzden ben haklıyım.”

Başkaları da vardır: “Senin yaptığın şeyin, benim yaptığımla karşılaştırıldığında hiçbir değeri yok”, “Senin ne söylediğinin ya da ne karar verdiğinin benim söylediğim ya da yaptığım şeylere kıyasla hiçbir önemi yok” ve benzeri mantraları da kullanırlar. Bu dinamiklerin bedeli açıktır. Bunlar çatışmalara neden olurlar ve kötü sosyal ve duygusal ilişkilere, zararlı ortamlara, duygusal bitkinliğe, etraflarındaki insanlar üzerinde strese ve benzeri durumlara yol açarlar.

Bir adama bağıran bir kadın.

Uzun Kadının / Uzun Adamın Kökeni

Pek çok insan başarı ile başa çıkamaz. Belirli bir anda bir iktidar pozisyonuna ulaşan kadın ve erkekler çoktur. Ancak, bunların hepsi atmosferlerini, ilişkilerini ve iş projelerini zehirleyen aşırılıklar, yanlış yönetimler ve narsistik davranışlar dolayısıyla düşerler. Gerçekten iyi bir lider, olağanüstü kişiler arası becerileri ve iş becerisi sayesinde organizasyonunu en üstte konumlandırır.

Kendilerine dair büyütülmüş vizyonları nedeniyle, bazı insanlar ile bir arada yaşamak imkansızdır. Bu tür davranışların kökenini merak ediyorsanız bu kişilerin çocukluklarına ve aldıkları eğitimlere odaklanmak kolaydır. Yetişkinliklerinde uzun adam sendromu geliştiren İmparator sendromu sahibi çocuklar bulunmaktadır.

Bunlar, ebeveynlerinin tanrılaştırdığı ve aşırı seviyelerde şımarttığı küçük çocuklardır. Bu genç zorbalar hiç ila az arasında empatiye sahiptirler çünkü bir güç tahtından hareket ederler. Her heveslerine dikkat edilir ve bunlara pozitif tepkiler alırlar. Yetişkinler, bazı net sınırlar koymadan çocuk büyüttüğünde çocukların uzun hale gelmesi uzun sürmez. Sonuçta, onlar narsisist.

Bunu aklınızda tutun ve toplumu herkes için daha dayanılabilir ve saygılı hale getirmek için uygun ebeveynlik kurallarına uyun.