Teşhisin Arkasındaki Kişi

30 Eylül, 2017
 

Kendine teşhis konan kişi, bir anda her şeyin değiştiğini ve dünle bugünün aynı olmadığını hisseder. Sözcüğün gücü ile bir kişi, bir kişinin hayatında bir dönüm noktası yaratır.

“Hayvanlar arasında olay yemek ya da yenmektir, buna insanlar da katılınca olay, tanımlamak ya da tanımlanmaktır.”

– Thomas Szasz

Kendine teşhis konan insanlar genellikle, sırtlarına bir çuval torba dolusu taş yüklenmiş gibi hisseder. Kişisel problemlerini taşımakla kalmazlar, aynı zamanda yeni etiketlerine uyum sağlamaları gerekir. Bu ağırlık ve bazı şeylerin yeniden düzenlenmesi, kişinin büyük bir çaba harcamasını gerektirir.

Bazen teşhisin olduğundan daha da büyük olduğunu hissederler. Kendine özgü bir hayat sürdüğünü ve her şeyi yiyen bir canavar olarak onlara da zarar verdiğini düşünürler. Kendilerinde, bedenlerinde, kişiliklerinde ve tüm varlıklarında bir yabancılık hissedebilirler.

Teşhisle birlikte yaşamak

Bu yeni gerçekliğin ve ona dahil tüm değişikliklerin hiç de kolay bir görev olmadığını varsayarsak… ilk başta sözcük, kişiyle çakışarak, teşhis konmadan önce de bir şekilde orada bir yerde olmasına rağmen, davet edilmeden oraya yerleşen bir gerçeklik yaratır.

Canavarla yüzleştiğiniz zaman, onu kucaklamaya ve onunla yaşamayı öğrenmeye ya da sizde kalıcı hasarlar bırakacak bir savaşı kilitli kapılar ardında yaşamaya yalnızca siz karar verebilirsiniz. Bu yeni durumla baş edebilmenin nihai sorumluluğu yalnızca sizindir.

 

Bu etiketle yaşamak ve anlamının tam olarak farkında olmak, zordur ve zaman alır.

“Deneyim size olan değildir, ancak size olana sizin nasıl tepki verdiğinizdir.”

– Aldous Huxley

Hem her şey değişir hem de hiçbir şey değişmez

Bitkiler için mevsimler ne ise, kişi için teşhis koymak odur. Aylar geçtikte mevsim değişimini yaşayan bir orman gibidir. Çiçekler ve ağaçlar renk değiştirse de, hep aynı arazide bulunmaya devam ederler.

Bazen kişi, toprak ve ağaçlar aynı şeymiş gibi düşünebilir. Bununla birlikte zaman geçtikçe, ağaçların yaprakları renk değiştirir, düşer ve yerine diğerleri doğar. Aynı ağaç hala orada olmaya devam eder ya da kesilebilir bile ve sonsuza dek yok da olabilir. Fakat, tüm bu yüzey değişikliklerine rağmen, bir şey aynı kalır ve o da bitki örtüsünün yerleşmek için bir alana sahip olma ihtiyacı gerçeğidir.

Ormanda gerçekleşen şey, kişinin de başına gelir. O sözcük kişiyi değiştirir ve aynı zamanda değiştirmez de. Hayatta geri kalanlardan farklı olan bir bölüm, bir süreç vardır, bir de yine de değişmeyen ve her zaman orada olacak olan daha derin bir katman vardır.

Benim teşhisim ben demek değildir

 

Bazen teşhis kişinin önüne geçip onu gizleyebilir. Örneğin, “o bipolar”, “depresyonda” ya da “şizofren” gibi cümleleri duymak yaygın olarak var olan bir olgudur. Bu cümleler yalnızca yanlış kullanılmakla kalmayıp aynı zamanda akıl hastalığının en büyük sorunlarından birini, damgalamayı devam ettirir ve ilerletir.

Teşhisler çoğunlukla değişmez niteliklermiş gibi kullanılır. Teşhis bir isim değildir, bir kişi bipolar, depresif ya da anoreksik değildir. İnsanlar sadece teşhis, etiket ya da kelimeler değildir. Herhangi bir zamanda bir bozukluk kendini gösterebilir, ancak bu, kişinin o rahatsızlık haline geleceği ya da kendi olmayı bırakacağı anlamına gelmez.

Kelimenin arkasında tek bir yüz var

Teşhis, daima bir yüze yapıştırılacaktır. Teşhisi, hastayı değil hastalığı bize anlatan yalnızca bir dizi belirtiden ibaret olarak görmekten vazgeçmemeliyiz. Teşhis, acı çeken kişiye ona olabilecekler hakkında genel bir bilgi verir, ancak bize onun hakkında daha fazla bilgi vermez.

Benzerliklerimize rağmen, her insan benzersizdir. Hepimizin bir ismi, kişiliği, ailesi, zevkleri, hobileri ve bizi diğerlerinden ayıran özel özellikleri vardır. Bir teşhis, bizim yavaş yavaş keşfetmemiz gereken bu özelliklerle ilgili asla bilgi vermez.

 

İyi kullanılan bir teşhis önemlidir. Ona sahip olan kişi hakkında bir şeyler söyler ve ondan profesyonel bir düzeyde yararlı bilgiler iletir, ancak bize gerekli olan tüm bilgileri vermez. Bir etiketin arkasında, benzersiz ve tekrar rastlamanın mümkün olmadığı bir yüz, hisseden ve sadece bir kelimeden daha fazlası olan bir kişinin olduğunu unutmamamız gerekir.