Tepkisel Bağlanma Bozukluğu: Dokunma Bana!

· Aralık 5, 2018

Bağlanma, çocukken geliştirilen bir tür duygusal bağdır. Eğer uygun bir şekilde oluşmazsa, ya da başka bir deyişle, eğer çocuk bu bağlamda bütün ihtiyaçlarına karşılık bulamazsa, zararlı bağlanma modellerine kapılabilir. Tepkisel bağlanma bozukluğu bunlardan biridir, çocukların ebeveynlerine ya da velilerine karşı duydukları duygusal ve hissi bir tutukluluk olarak tanımlanır.

Eğer bir çocuk herhangi bir temas ihtiyacı duymaz ve ebeveynleri kelimenin tam anlamıyla sanki ateşten meydana gelmiş gibi onlardan kaçınırsa durum biraz gariptir. Hiçbir çocuk bu tarz bir davranışla beraber doğmaz; içinde bulundukları çevreye bağlı olarak geliştirdikleri bir şeydir. Bu gibi durumlarda, muhtemelen, onlar için toksik olan yapılanmadan tamamen uzak bir ortamda bulunmuşlardır.

“Bir çocuğun geçmişi, onun dünyada nasıl hissedeceğini ve insanların ondan ne beklediğini şekillendirecek şeydir.”

– Charo Blanco

Tepkisel bağlanma bozukluğuna neden olan ortamlar nelerdir?

tepkisel bağlanma bozukluğu

Konu tepkisel bağlanma bozukluğu olduğunda, aslında bir çocuğun temel ihtiyaçlarına yeterli özeni göstermeyen bir yapıdan bahsediyoruz. Bu ihtiyaçlar herhangi bir şey olabilir:

  • Güvenlik
  • Koruma
  • Diğer insanlarla sağlıklı temas
  • Yemek
  • Uyku
  • Acı eksikliği

Bunun bir örneği, açlıktan ya da soğuktan ağladıklarında çocuğuyla ilgilenmeyen ebeveynlerdir. Bu şekilde, çocuklarına, gönderdikleri yardım sinyalinin bir işe yaramadığını söylemiş olurlar.

Çocuklarının en temel ihtiyaçlarına yanıt vermezler. Bu yüzden çocuk da artık ağlamaya enerji harcamadığı bir tutum kazanır. Böylelikle çocuk, sıkıştığı ortamda hayatta kalma şansını artırır. Peki, başka hangi durumlar bu bozukluğa neden olabilir?

Tepkisel bağlanma bozukluğuna yol açabilecek ortamlar

  • İyi ebeveyn becerilerine sahip olmayan veliler: hazırlıklı ya da kendinden emin değillerdir. Ne yapacakları konusunda hiçbir fikirleri yoktur ve bu konuda daha iyi olmak ya da daha fazla bilgi edinmek için hiçbir çaba göstermezler. Hali hazırda bildiklerine sadık kalırlar.
  • Duygularını ifade etmeyen veliler: hiç kimse onlara duygularını nasıl ifade edeceklerini göstermemiştir. Ya da muhtemel travmatik deneyimler onları bu yöne itmiş olabilir: duygularını dışa vurmazlar. Sonuç olarak da sevgilerini nasıl göstereceklerini bilmezler. Çocuklarına olan sevgilerini nasıl ifade edeceklerini bilemezler, bu yüzden de çocukları bu sevgiyi asla hissedemez.
  • Fiziksel veya psikolojik şiddet: özellikle velilerden gelen şiddeti kastediyoruz. Belki çocuğa karşı fiziksel şiddet uygulanıyordur veya cinsel istismar bile mevcut olabilir.
  • Yetimler: farklı veliler arasında gidip gelmek ya da bir yetimhanede büyümek, bu çocuğun ihtiyaçlarıyla hiç kimsenin ilgilenmediği anlamına gelebilir. Bu durum genellikle güvensizliğe ve terk edilme hissine yol açar.

Tepkisel bağlanma sendromu olan çocuklar, velileriyle herhangi bir temas kurmaktan kaçınırlar. Duygularını ve olumlu düşüncelerini ifade edemez ya da çok azını ifade edebilirler. Acı çektiklerinde, korktuklarında ya da kendilerini huzursuz hissettiklerinde ki çok sık başlarına gelir, genellikle kimseye yardım ihtiyacıyla yanaşmazlar.

Yukarıda açıklık getirdiğimiz ortamlardan ötürü tepkisel bağlanma bozukluğu geliştiren çocuklar, ebeveynleri ya da yasal velileriyle temas kurmaktan kaçınırlar. Böyle yapmalarının nedeni, ne kadar denerse denesinler, uğraşsınlar, ihtiyaç duydukları şeyi asla elde edemediklerini öğrenmeleridir.

Artı, sevgi ve fiziksel temas eksikliği, duygularını ve düşüncelerini ifade etmeyi çocuklar için çok zorlaştırır. Nihayetinde kendi kendine yeten biri olup çıkar ve onlara zarar veren her şeyi reddederler. Hiçbir bağları yoktur, kendilerini asla değer verilmiş hissetmezler. Bu nedenle, sıkıştıkları çevreye uyum sağlamanın bir yolu olarak da tepkisel bağlanma bozukluğunu geliştirirler.

Köklerine geri dönmek: sağlıklı bağ oluşturmak

üzgün bir küçük kız çocuğu

Bütün bunlar muhtemelen merakınızı uyandırıyor… çocukluğumuzda meydana gelen şeyler bizde böyle bir iz bırakabiliyorsa eğer, bağlanma bozukluğunu düzeltmenin herhangi bir yolu var mı? Bu sorunun cevabı ” evet”.

Yine de çok zor çünkü çok sayıda profesyonelden yardım almaya ihtiyacınız olacaktır. Sadece bir psikolog yardımı yeterli değildir; ek olarak bir doktor ve bir sosyal hizmet uzmanı da olması gerekir. Çocuğunuzun eğitimi ve ortam değişikliğinin de tedavi planının bir parçası olması gerekir.

Baba, anne ya da yasal veli uzun zaman alacak bu süreç için sorumluluk almak zorundadır. Ancak harika sonuçlar elde edilebilir. Mesele, güçlü ve sağlam bir bağ oluşturmaya çalışmaktır. Güvenli bir bağ. Bu nedenle, çocuğun benlik saygısı ve sosyal becerileri üzerinde çalışmak son derece önemlidir.

Gerçekten işe yarıyor mu?

çocuklarıyla birlikte bir aile

Bir çoğunuz, tüm bunların gerçekten tepkisel bağlanma bozukluğunu tedavi edip etmediğini kendinize soruyor olabilirsiniz. Belki de çocuk sadece kendine göre araçlarla etkili bir şekilde iletişim kurmayı öğrenir. Derin bir bağ gerçekten oluşur mu? Kaydettikleri ilerlemeyi sadece kazandıkları becerilerle görebilir miyiz?

Bu doğru boyunca, bilişsel-davranışcı terapi, bilişsel açıdan yeniden yapılandırmaya odaklanır. Çocukların sağlıklı bağlar kurmasını engelleyen bilişsel işlev bozukluklarını değiştirmek için yapılan çalışmalar kanıtlanmıştır. Bu, özellikle de yapılandırmadan yoksun ailelerde bulunan ve tepkisel bağlanma bozukluğu geliştiren tüm çocuklar için cesaret verici bir gerçektir.

“Bir çocuğun, vasilerinin yardım etmeye istekli ve hazır olduğuna güvenmek için zamana ihtiyacı olacaktır. Hala o kişilere güvenebileceğini öğrenmek zorundadır.”

Bir çocuğa sahip olmak ve onu yetiştirmek çok önemli iki şeydir. Sorumluluk her zaman ebeveynlere ya da velilere düşer. Çocuklar nesne değildir; en erken ilişkilerinden öğrenen ve gelecekte aynı etkileşim kalıplarını çoğaltacak olan insanlardır.

Olabileceğiniz en iyi ebeveyn olmak için çaba göstermek, bu konuda gittikçe iyi olmak, yardım ve destek istemek sizi, çocuğunuzun tüm ihtiyaçlarını görebilen biri kılacaktır. Böylelikle çocuklarınızın tepkisel bağlanma bozukluğu geliştirmelerini önleyebilirsiniz.