Tek Eşlilik: Gerçeklikten Daha Çok İdeal Olan Mı?

· Ocak 19, 2019

Görünüşte tek eşlilik düzeninde olan toplumlarda bile, aldatma yaygın bir durumdur. Hayvanlar dünyasında ise, tek eşlilik bir  kural değil, istisnadır. Eşine sadık olan sadece birkaç canlı vardır, ama bunu yapmalarının nedeni, romantiklikten uzaktır. Tek eşliliğin hayvanlar için neden işe yaramadığını anlamak, insan ilişkileri hakkında da bilgi verebilir.

Sayısız şiir, şarkı, roman, opera, drama, efsane ve romantik aşkla ilgili anlatılara rağmen, çok az sayıda bilim insanı konuya hak ettiği ilgiyi vermiştir.

Bununla birlikte, Cambridge Üniversitesinde çalışan bilim insanları, memelilerin üreme stratejisi olarak tek eşliliği benimsemelerinin nedenini deşifre etmeyi başardı. Bu bilim insanları, cinsel olarak tek eşliliğin, bir gerçeklikten daha çok, bir ideal olarak gördüğünü keşfettiler. Şimdi konuya daha ayrıntılı bakalım.

“Birçok erkeğin tek eşliliği tembelliğe, birçok kadının ise, alışkanlığa dayanıyor.”

– Victor Hugo

adam ve kadın sarılıyor

Tek eşliliğin genetik ve psikolojik faktörleri

Tek eşlilik, bir erkeğin ya da kadının tek seferde sadece bir cinsel partneri olabileceği anlamına gelen bir kavramdır. Aslında, insanlar tek eşliliği uygulayan birkaç türden biridir. Ancak, çoğu zaman işe, bu durum işe yaramaz.

Tüm insanların birilerini aldattığını söylemiyoruz ama Profesör Tim Spencer’ın çalışmalarına göre, genetik olarak o şekilde tasarlandık. Bu aldatma ile ilgili en önemli faktördür: aldatmaların% 40’ı genetikten kaynaklanmaktadır.

Spencer, 1.600 ikiz üzerine bir araştırma yaptı ve aldatmanın genetik yapı tarafından çok etkilendiğini keşfetti. Bu nedenle ortaya çıkan mantıksal sonuç, bu davranışın, evrimsel anlamda avantajlı olduğu için devam ettiğidir.

Sadakati etkileyen psikolojik faktörler olarak duygusal, kişisel ve cinsel tatmini sayabiliriz. Rutin ve yerleşik kalıplara sahip olan bir kişi, aldatmak için daha az dürtüye sahip olacaktır. Bu durum, yüksek serotonin seviyesiyle birleştiğinde, en zevkli seçenek, aldatmak olur. Öte yandan, daha yoğun duyguların peşinden giden ve daha düşük serotonin ve dopamin seviyesi olan insanlar, aldatmaya daha yatkındır.

New Mexico Üniversitesi profesörleri, Steven Gangestad, Randy Thornhill ve Christine Garver tarafından yapılan bir araştırmaya göre, adet döneminden bir kaç gün öncesi ve adet dönemi sırasında cinsel olarak daha aktif olduklarını gösterdi. Bu cinsel ilgi, sevgili ya da eşlerine yönelik olduğu sürece bir sorun teşkil etmez. Ancak, çalışmanın sonuçları, kadınların doğurgan oldukları zaman diliminde eşlerine değil, diğer erkeklere karşı daha büyük bir cinsel ilgi gösterdiğini açığa çıkarmaktadır.

adam ve kadın aldatıyor

Cinsel tek eşlilik ve sosyal tek eşlilik

Yapılan son çalışmalara göre, memeliler toplumsal olarak imkan dahilinde olsa da, cinsel olarak tek eşli değildir. Ancak, istisnalar da vardır. Tek eşliliğin psikolojik ve genetik faktörlere bağlı olduğunu daha önce zaten ifade etmiştir.

Sosyal açıdan tek eşlilik, kişi aslında sadakatsiz bir yapı içerisindeyken, sadece bir eşi varmış gibi davranmasıdır. Bazı araştırmacılara göre, bu en iyi üreme stratejisidir. Genlerinizi bir sonraki nesle aktarmanıza ve çocuk sahibi olmak için birisi ile birlikte olmanıza izin verir.

Çift ve İlişki Terapisi Dergisinde (Journal of Couple and Relationship Therapy)  yayınlanan yakın tarihli bir çalışmaya göre, kadınların % 45 ila % 55’inin eşlerini aldattığı iddia edilmektedir. Seksolog ve After Affair: Healing the Pain and Rebuilding Trust (Aldatma Sonrası Acıyı İyileştirme ve Güven İnşa Etme) yazarı Janis Springs’e göre, aldatma çiftlerin neredeyse üçte birini kapsar. Genel olarak aldatma istatistikleri, tüm erkeklerin% 60’ının sadakatsiz olduğunu ve kadınların da % 40’ının bu kümede yer aldığını göstermektedir.

Bu rakamlar, en az bir kişinin, evliliklerin % 80’inde aldattığını göstermektedir. Bu şekilde baktığınız zaman, cinsel tek eşlilik bir gerçeklikten daha çok bir idealdir. Bununla birlikte, sosyal tek eşlilik Batı toplumunda çocuk yetiştirme için yaygın bir modeldir. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?