Sizi Siz Olduğunuz İçin Sevenler de Kıskananlar da Olacak

18 Aralık, 2017

Pek çok kişi siz sizi olduğunuz ve yaptıklarınız için sevecek, diğerleri ise tam da aynı sebeple sizden nefret edecek. Kıskançlık çirkin yüzünü ortaya çıkaracak. Buna alışmalıyız çünkü bu, eğer bir konuda başarılı olan bizlersek, genelde ilişkilerimizin dinamiklerini belirler.

Ne bizim herkesi sevmemiz, ne de herkesin bizi sevmesi mümkün değildir. Bu açıdan yaydığımız ışığı çoğu zaman belli kişilerin hoş bulmayabileceğinin farkında olmalıyız. Çünkü bizi biz yapan harika şeyler başka insanların üzülmesine sebep olabilir. Bu insanların, büyük ihtimalle, hayatlarında ulaşamayacaklarını düşündükleri gizli bir arzuları vardır.

yerde oturan kukla kız

Sizi sevenler ışıl ışıl parlamanızı sağlarlar

Gerçek koruyucu melekler hayatlarımızda belli zamanlarda ortaya çıkıp bizi aydınlatan, parlamamızı sağlayan, içimizdeki kasveti ortadan kaldırıp gerçek benliğimizi ortaya çıkarabilmemizi sağlayanlardır.

Bu noktada kelimeler değil davranışlar konuşur. Büyüleriyle bizi sarıp sarmalar, dünyamıza yarattıkları harikalardan serpiştirir, tam da hayatımızdaki açma düğmesinin nerede olduğunu bile unutmuşken ne kadar değerli olduğumuzu fark etmemizi sağlarlar.

Hepimizin, bize dokunup bizi özel kılan, dünyaya bizi özel yapan şeyleri sunmamızı sağlayacak bir yetenek hazinesi vardır. Kimimiz işinde çok başarılı olur, kimilerinin aşk hayatı çok yolundadır ve kimileri de onları tamamen benzersiz kılan birden fazla yeteneği bir arada barındırıp onları idare etmeyi başarır.

Ama dediğimiz gibi, her zaman sahip olduğumuz o ışığı söndürmek, bizi tanımlayan o “özel şeyi” yok etmek isteyen birileri olacaktır. Bazen bununla başa çıkmak bizim için çok zor olabilir ama başka insanlarin niyetlerinin bizim hayatimiza nasil yansiyacağina karar verecek olan biziz.

fısıldaşan iki kadın

Kıskançlık denen şeytan

Birini kıskanmak, ona imrenmek, kendimize ya da başkalarına zarar verecek davranışlar içermediği sürece, yüzde yüzde sağlıksızdır diyemeyiz. Sağlıklı olursa, bizi gerçekten sahip olmak istediğimiz şeylere doğru yönlendirebilir. Böylece hayatta izlemek istediğimiz yolla ilgili bize ipuçları verir.

Ancak büyüsüne yenik düşüp kendimize olan saygımızı sarsmaya başladığında kıskançlık tamamen zararlı bir hal alır. Bizi talihsiz kıyaslamalar yaptığımız bir tuzağın içine düşmeye meyilli hale getirebilir. Bazen de bu açgözlülük, gizli kapaklı hayranlık duyduğumuz şey her neyse onun esiri haline gelmemize sebep olabilir.

Kıskançlık bazen, kıskanılan kişiye duyulan nefret gibi duygularla da karışabilir. Bu, diğer insanların başarılarını ve yeteneklerini kınamaya, böylece de onlara zarar verme arayışı içinde olan davranışlara yol açabilir.

Kıskanılmanın, kıskanılan kişi için ne anlama geldiğinden çok, kıskanan kişinin, böyle bir duyguya kapılmasına sebep olan şeyin ne olduğuna odaklanıyoruz. Bize imrenmelerine ya da nefret etmelerine sebep olan şeyin bizim ışıldamımızı sağlayan şeyler olduğunu unutamayız. Bu durum, bizi gerçeklikten koparıp güvensizlik yaratarak acı çekmemize sebep oluyor.

yarım yüz kadın

Sıradışı olan insanların, başka insanlar tarafından kuşatılmış oldukları bir dünyada bile genellikle kendilerini yalnız hissetmeleri tesadüf değildir. Gerçek arkadaşlarımızın kimler olduğunu, bizden bir şey koparmak isteyenleri ya da bize haset besleyenleri nasıl ayırt edeceğimizi bilmememiz de tuhaf değildir.

Aynı şekilde bu, başarımız bize ait olan bir şey mi yoksa sadece bir yanılgımız mı diye kendimizi sorgulamamıza bile sebep olur. Bu da genelde yeteneklerimizi engelleyen uzun bir pişmanlık ve güvensizlik zinciri yaratır.

Kıskanılmanın bize verdiği zararın üstesinden, kendimizle ilgili pozitif inançlarımızı pekiştirerek gelinebilir. Bu açıdan belli şartların ya da olayların kıyaslamalar doğurabileceğini ama bunun hiçbir zaman bize gölge düşürmemesi gerektiğini unutmamalıyız.

Her birimiz diğer insanların meziyetlerini mahvetmeden kendi sahip olduklarımızın tadını çıkarmalı, o sağlıksız kıskançlık duygusunu geride bırakmalı, bize çok şey katabilecek olan başkalarına hayranlık duyma ve onlarla birlikte gelişebilme yeteneklerimizi güçlendirmeliyiz.