Sapkın İletişimin Nasıl Gerçekleştiğini Biliyor Musunuz?

22 Eylül, 2017
 

Bir insanın huzurunu kaçırmak için onunla doğrudan bir çatışmaya girmeniz veya ona fiziksel şiddet uygulamanız gerekmez. İroni, alaycılık veya imgeleme kullanımı yaralayıcıdır ve akranlar arası iletişimi oluşturan kısımlardandır. Konumuz sapkın iletişim. Bu iletişim çeşidi çiftler ve arkadaşlar arasında veya bir iş yerinde de gerçekleşebilir.

Sapkın iletişim, akranlara yönelik psikolojik işkence anlamına gelir. Kendini hiç belli etmese de buna maruz kalan bireyi kararsızlaştırır ve aklını karıştırır. Kişinin suçluluk duygusu hissetmeden yaptığı basit bir saygısızlık eylemiyle başlayabilir.

Bu iletişim türü, bireyin, akranının kişisel beğenileriyle, başarılarıyla veya beklentileriyle, evinde ya da kamusal alanda dalga geçmesiyle meydana gelir. Ayrıca, aşağıladıkları kişiye kendilerini ifade etme fırsatı vermemek ya da daha sonradan aydınlatmaksızın bu kişi hakkında imalarda bulunması da olağan bir durumdur.

“Tam zamanında söylenen bir kelime kişinin elini kirletmesine gerek kalmadan ölüme ya da utanca sebep olabilir.”

– Pierre Desproges

İroni ve dalga geçme: sapkın iletişimin iki çeşidi

İroni ve dalga geçme, bu türden kişilerin kullandığı ve ilişkileri belirleyecek iki silahtır. Bu tutum ilk başta kişiye “ne yaptığını bilen biri” havası verdiği için güçlü bir birey izlenimi bırakabilir.

Bu da bu sapkın iletişim kullanan kişinin “yapısının öyle” olduğuna dair toplu inanca yol açar. Daha da derine inersek, sapkın iletişim ortamlarda hoş olmayan bir rüzgar estirir ki bu rüzgar hayatın hiçbir alanında önerilmez. hiçbir alanında önerilmez. Sapkın iletişim kullanan kişinin asla tamamen samimi veya içten bir konuşma yapamamasına sebep olan bir tavırdır bu.

 

Alaya alma ve hafif aşağılama, insanı kızdırıp rahatsız eden küçük, yumuşak birer darbe olarak kullanılır. Bu darbeler diğer insanların önünde sergilenir. Dahası, sapkın iletişimciler kendi sosyal çevrelerindeki suç ortaklarının destekleri ve katkılarına güvenmeye meyillidirler. Bu saldırganlık o kadar sinsidir ki alıcı ucundaki kişi söylenenlerin ciddi olup olmadığından ya da şaka amacı güdüp gütmediğinden emin olamaz.

düşünceli ahşap model

Bu zehirli ilişkilerin kısır döngüsü

Bu davranışlarla o kadar sık karşılaşırız ki normal görünürler gözümüze. Her şey basit, saygısız bir hareketle başlarlar. Fakat bu ilk saygısızlık, kurbanın psikolojisinde önemli yaralara sebep olacak süregelen saldırılara gebedir.

Söylenenler şifrelidir. Kurbanların elinden söylenenleri kabul etmekten başka bir şey gelmez. Sapkın iletişimcilerin karşısında yer almaktansa yanlarından yer almanın daha iyi olacağına karar verip onları yüceltirler bile. Bu da iki tarafın arasındaki ilişkinin kendine has bir sapkınlığa sahip olmasına sebep olur.

Marie-France Irigoyen şiddetin bu türü hakkında konuşmalar yapıyor. Yavaş yavaş ve gizliden gizliye kendini belli eden, zarar gören kişinin karşı saldırıda bulunmak için tepki vermediği türden bir şiddet bu. Bu şiddet, kurbanda tepkiye sebep olmak şöyle dursun, çoğunlukla gizli saldırıları besleyen bir tavrı ayyuka çıkarır: aşırı kibarlık. Kurbanların düşüncesine göre saldırganın kendilerinden hoşlanmasını sağlamak bir noktada onun da kendilerine kibar davranacağı anlamına gelir.

 

Şunu unutmamakta fayda var: zarar gören birey bir noktada baş kaldırmaya karar verirse “üstün olan taraf” ona geçit vermeyecektir. Saldırgan, kurbanın eleştirel düşünme yetisine engel olacak ve kurbanın benlik algısını yok edecektir…

siz güzelsiniz

Bu tarz ilişkiler nasıl sonlandırılır

Kendilerine güvenmeyen insanlar manipülatörlerin eline düşmeye daha meyillidir. Kendine güvenmeyen insanlar başkalarının düşüncelerini kendi düşüncelerinden daha çok önemser. Başkalarının her konuda kendisinden daha çok şey bildiğine inanır her zaman.

Bu da şöyle bir soru doğuruyor: hangi birey gerçekten özgüvensiz, manipülasyona maruz kalan mı yoksa gündelik durumlarda kendisini güçlü hissetmek için başkalarını manipüle etme ihtiyacı duyan mı? Bu nedenle, çocukları küçük yaştan itibaren başkalarına saygı duyma konusunda eğitme gerekliliğine dikkat çekmek istiyoruz. Her bireyin kendine has olduğunu ve bir daha dünyaya gelmeyeceğini anlamalarını ve akranlarına bir tehdit oluşturmamaları gerektiğini öğrenmelerini sağlamalıyız.

Etrafınızdaki insanlarla (hemen hemen) aynı değeri, aynı pahayı taşıyorsunuz. Nereye giderseniz gidin başınız dik olsun. Fiziğiniz, fikirleriniz, olmak istedikleriniz ve amaçlarınız takdire değer çünkü.