Psikologlar Yardım Edebilir Ama Mucizeler Yaratamazlar

Şubat 9, 2019

Psikologlar toplumda oldukça önemli ve gerekli bir rol oynarlar. Fakat yine de, bu uzmanlara danışmakla ilgili doğruları örtbas eden, bir dayanağı olmayan inanışlar, hurafeler ve beklentiler de  hala kendilerini göstermektedirler. Bu hatalı görüşlerden en yaygın olanı terapiye gitmenin mucizeler yaratacağına inanmaktır. Fakat bu gerçeklikten oldukça uzak bir inanıştır. Psikologlar mucizeler yaratamazlar.

Çoğu insan bu profesyonellere başvurduklarında hayal kırıklığına uğrarlar. Fakat esasında, insanlar ruhsal sağlıkları ile ilgili bir profesyonele başvurmadan evvel, sıralayacağımız seçimleri gerçekleştirmelidirler. Öncelikle, size en çok uyacak psikologu bulmalısınız. Ayrıca size en çok uyan terapi yöntemini bulmanız da esastır. Diğer yandan, açık görüşlü olmanız ve terapi boyunca iş birliği halinde olmaya gönüllü olmanız da önemlidir. Hedefinize ulaşmak için çabalaması gereken sizsiniz. Psikolog yalnızca size yardımcı olmak için yanınızda.

“Yol yalnızca sizin yolunuz olduğu için nereye ve ne zamana dek olduğuna siz karar verirsiniz.”

– Jorge Bucay

Psikologlar Mucizeler Yaratamazlar, Bizi Harekete Geçmemiz İçin Cesaretlendirirler

Ne kadar çok isterlerse istesinler psikologlar mucizeler yaratamazlar. Aynı şekilde siz de kanepeye uzanıp her şeyin sihirli bir hap aracılığıyla çözülmesini bekleyemezsiniz. Burada anestezi yapılmıyor ve sizin katılımınız zorunlu. Bunun dışında, insanlar tekrar tekrar psikologa gitmek istemeyebilirler. Her şeyden öte, bunun sebebi psikologların bizi rahatsız hissettirmesidir. Psikologlar zor sorular sorarlar, danışanlarını bir şeyleri farklı açıdan görmeye zorlarlar ya da danışanlarının başlarına gelenler için kendilerinin sorumlu olduklarını görmelerini sağlarlar. Dahası, danışanlarını davranışlarının sorumluluklarını almaya zorlarlar. Psikologlar danışanlarına değerli katkılarda bulunurlar fakat mucizeler yaratamazlar.

mucizeler yaratamazlar
Pek çok insan bir psikologun ofisine gidip şikayet edip kurban gibi hisseder. Fakat kısa zamanda terapistlerinin onların kurban psikolojisi arkasına sığınmalarına engel olmaya çalıştığını fark ederler. Örneğin, eğer bir kişi partneri ona sadık olmadığı için terapiye gidiyorsa, psikologu ona hiç çekinmeden “O halde neden hala o ilişkinin içindesin?” diye sorar. Danışanlar bunun yanıtı gayet açıkmış gibi şöyle cevaplayabilirler: “Çünkü onu seviyorum.”

Fakat terapide ilerledikçe, danışanlar terapiye direnç gösterebilir ve terapistlerinin “yardım etmezliklerini” reddedebilirler çünkü oldukça basit bir şekilde duymak istediklerini duymuyorlardır. Belki de partnerlerinin onlara sadık olmaları için mucizevi bir formül ya da kendi davranışlarını onaylatma arayışındadırlar. En mantıklı seçeneğin ilişkiyi bitirmek olduğu fikriyle yüzleştiklerinde, hayal kırıklığına uğrayabilir ya da terapistlerine karşı çıkabilirler.

Bir psikolog, danışanı kendi başına sonuca ulaşabilsin diye, içinde bulundukları durumu danışanının değerlendirmesini ister. Bu durum üzerindeki düşünceleri istekleriyle ya da gerçekliği nasıl gördükleriyle uyuşmadığında, psikologu reddetmeleri ve terapiye geri dönmemeleri oldukça muhtemeldir.

Bir danışan psikologa gittiğinde, çoğu zaman birisinin ona haklı olduğunu söylemesini ya da durumu çözmek için sihirli bir formül vermesini ister. Fakat, bu gerçekçi değildir ve çoğu zaman korku ve güvensizliklere karşı verilen bir tepkidir. Psikologlar danışanlarının yas sürecine destek olabilirler fakat danışanlarının kaybettikleri kişileri geri getiremezler.

Bunu da okuyun: Tedaviye Dirençli Depresyon

Danışan Olarak Terapideki Rolümüz Nedir?

Terapilerde yalnızca psikologun değil, hastanın da önemli bir rol oynadığının farkında olmalıyız. Öncelikle, başta da söylediğimiz gibi, psikologlar mucizeler yaratamazlar. Psikologlar dinlemek, daanışanlarına araçlar sunmak ve danışan her şeyi dar bir bakış açısından gördüğünde ihtimaller yaratmak için oradadırlar.

not alan terapist

Bir psikolog asla bize ne yapmamız ya da neye karar vermemiz gerektiğini söylemez. Esasında, bazı özgüven alıştırmaları yapmamız, güvensizliklerimiz üzerine çalışmamız ya da bazı korkularımızın üstesinden gelmemiz gerekebilir. Bu, bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyan engellerden kurtulmak anlamına gelir. Psikologların yaptığı budur. Bize kendimizi daha iyi hissetmemiz, güvenimizi ve özgüvenimizi arttırmamız, korkularımızla yüzleşmemiz ve başkalarıyla olan ilişkilerimizi geliştirmemiz için gerekli araçları sağlarlar.

Bu, terapide karar vermeye çalışmamız gerektiği anlamına gelmez. Bunun için birçok farklı etkili strateji vardır. Bu bağlamda psikolog, fikir ortaya atmak ya da farklı varsayımsal durumlara dalmak için bir kara tahta görevi görebilir. Fakat bunu yaparken bize ne yapmamız gerektiğini ve yine birçok durumda bizim yerimizde olsalardı ne yapacaklarını söylemeyecekler, çünkü bizim yaşadıklarımızı yaşayanlar onlar değil.

Her durumda, bu rolünüzü daha az değerli ve daha az gerekli yapmaz. Psikologun rehberliği sayesinde, almaya çalıştığımız karar ne olursa olsun, muhtemelen daha kolay ya da daha az acı verici şekilde alınacaktır. Adım atması gerekenler bizleriz. Ne yapacağımızı, bize neyin daha iyi geleceğini biz biliyoruz. Sadece bir karar vermek ve bu kararı eyleme geçirmek zorundayız. Psikoloji sayesinde bunu yapmak için gerekli araçları edinebiliriz.