Plastik, Cam veya Çelikten misiniz? Direnç Anahtarları

· Şubat 26, 2019

Siz plastik, cam ya da çelikten misiniz? Her gün yaşadığımız zorluklara karşı aldığımız tavır bizim hangi maddeden yapıldığımızı belirler. Direnç anahtarları bize bizi her zaman şekillendiren unsurları değiştirebileceğimizi söylüyor. Bu yolla siz daha uygun ve ideal bir madde haline gelirsiniz, yarı bambu ve yarı grafen bir madde.

Zihinsel ve duygusal sağlık açısından uygun olmanın tadını çıkarma düşünüldüğünde, belirleyici bir özellikten bahsedilebilir. Bu, hayatın karşımıza çıkardığı engelleri anlama mekanizmasıdır. Başvurduğumuz en yaygın tepkilerden ikisi kaçış ve durgunluktur ya da “dirençsizlik”.

“Tüm gücün en doğru ölçüsü kazanılan dirençtir.”

-Stefan Zweig

Üçüncü şahıslar tarafından boğulmuş gibi hissetmek veya çıkışı olmayan bir tünelin içinde kendimizi görmek gibi stres durumlarıyla karşılaştığımız zaman, kendimizi başka alternatifler bulmak için sorumlu tutmak yerine meseleyle yakından ilişkili bir açıdan ilgilenmenin zamanıdır. Kaçma veya kalıp mücadele etme ihtiyacı hissetmek bizim beynimizde önceden programlanmış şeylerdir. Bunlar henüz güncellemediğimiz fabrikasyon üretimi savunma mekanizmalarıdır. Bizim hayatta kalmamızı sağlamak üzere tasarlanmış direnç mekanizmalarıdır. Bununla birlikte bu mekanizmaların bizim mutluluğumuza katkısı fazla değildir.

Bu bağlamda, direnç anahtarları için bizim sağlığımız ve iç huzurumuzla doğrudan ilişkisi vardır diyebiliriz. Bu demektir ki; onları anlamak bize çok yardımcı olabilir.

güllü beyin

Daha fazla ve daha az duygusal strese karşı dayanıklı beyin

Pek çoğumuz kendimize şu soruyu sormuşuzdur: Neden sıkıntılı durumlara duygusal şekilde tepkiler veren insanlar vardır? Onların itidalli oluşuna, iyimserliğine ve başkalarının sadece duvarları ve parmaklıkları gördüğü durumlarda onların mümkün olan çıkış yollarını arayışına hayran kalırız. Onlar bu gibi durumlara kendilerini önceden hazırlıyorlar mı acaba? Onlar yoksa özünde bilge olan ve yaşananlardan dersler çıkaran ya da beyinlerinde farklı bir şeylere sahip kişiler mi?

Şimdi, bu son bakış açısının açıklaması aslında şudur: Onların beyinleri. Ne kadar ilginç görünürse görünsün beyinlerinde strese karşı daha çok direnç gösterebilen insanlar vardır. Olağanüstü durumlarda duyulan endişeye ve edinilen yersiz düşüncelere karşı sakin ve soğukkanlı davranabilmek için daha mükemmel duygusal dayanakları olan kişiliklerdir bunlar. New York Weill Cornell Medical College’deki araştırmacılar bunların, çocukluktaki yetiştirilmeleriyle doğrudan ilişkili olduğunun belirlendiği sağlıklı bir ilgiye bağlı olarak strese ve endişeye karşı daha yeterli cevap verebilen kişiler olduğunu saptamıştır.

aya bakan çocuk

Yetersiz ilgi ve duygusal yoksunlukla yetiştirilmek çocukların beyin gelişimini etkiler. Özellikle en çok etkilenen yapı amigdaladır; endişeyi ve duygularımızı düzenleyen nörolojik kontrol merkezi. Bu yüzden, çocuklukta bazı şeylerden yoksun yetiştirilen kişiler zorluklarla karşılaştıklarında duygularını kontrol etmede sıkıntılar yaşayabilirler.

Siz plastik, cam ya da çelikten misiniz?

İşaret ettiğimiz gibi zorluklara, strese karşı ne tür mekanizmalarla cevap verdiğimizin önemi yoktur. Kaçma yolunu seçen veya fırtınanın ortasında direk gibi durgun, tepkisiz davranan kişiler olduğumuzun da önemi yoktur. Beynimizin yoğrulabilirliğine göre yeni stratejiler geliştirebiliriz.

Yeni yaklaşımlara ve yeni stratejilere göre beynimizi hazırlamak onu daha dayanıklı, becerikli ve sofistike bir makine haline getirir. Amaç beynimizin sadece hayatta kalmaya yardımcı olması için var olmadığından emin olmaktır. Gerçekte istediğimiz şey daha mutlu olmaya çabalama yolunda bize yardımcı olmasıdır.

Aşağıda bahsettiğimiz üç başlık strese verilen en yaygın tepki şekilleridir ve direnç anahtarları olarak kullanılırlar.

Çelik tepki

Stres çelikten yapılmış insanları atlayarak geçer. Bu yaklaşım tarzı aslında sağlıklı değildir. Birçok risk oluşturur. Strese karşı tamamen dayanıklı olmak bizim ondan bir şeyler öğrenmemizi engeller. Ayrıca hiç kimse tamamen etkilenmez ve su geçirmez değildir. Kimse çelikten yapılmamıştır, çünkü biz duygusal bir yapıya sahibiz.

saçları güllü kız

Bunu anlamanın anahtarı; sorunlara karşı bir duvar gibi olmaktan ve bizi “atlayıp geçmelerinden” çok, onlarla daha iyi baş etmek ve onları olumluya dönüştürebilmek için donanımlı olmaktır…

Plastik tepki

Çoğumuzun bu stratejiye başvuruyor olması ilginçtir. Bu tarz tepkinin özellikleri şunlardır:

  • Stres ve sıkıntı sonucunda çeşitli çöküntüler yaşarız.
  • Aynı zamanda esnek ve dayanıklıyız. Bu nedenle, kendimizi dağılıp parçalanacakmış gibi hissederiz. Bu sanki gergin bir ip üzerinde yaşamak gibidir.

Cam tepkisi

Tahmin edeceğiniz gibi cam tepkisi verilecek en uygun tepki değildir. Aslında en kötüsüdür. En az kaynağa sahiptir. Bunun anlamı ortaya koyduğunuz bütün çabaları bir kenara koyarak teslim olmak ve adapte olmaktır. Ya tamamen bize yük olması ya da bizi tahrip edip zarar vermesi anlamına gelir.

En sağlıklı direnç için ipuçları

En sağlıklı direnç için ipuçları şunlardır: Güç ve esneklik arasında orta bir konum bulmanız gerekir, yönetebileceğiniz, önceliğe alabileceğiniz ve değiştirebileceğiniz bir alan. Doğuştan gelen psikolojik savunmalarımızın hareket etmesine izin verirsek, en düşük direnç çizgisini seçeriz: cam.

Diğer yandan, en yüksek direnç çizgisini seçersek, bir şeye karşı gelebilmek için bütün enerjimizi kullanırız. Sorunlarla aramıza duvar örmek ise bizi hayattan koparır. Bu kesinlikle çelik strateji türüdür.

bulutlar arasındaki kız

Eğer bu cevaplardan hiç biri en doğrusu değilse, hangisine başvurmalıyız? En sağlıklı direnç anahtarları kendimize olan güvenimizi güçlendirmemiz ve daha iyisini hak ettiğimizi bilmemizdir. Hiçbir şeyin bizi boğmasına izin vermemeliyiz.

Şimdi plastik ve bambu arasında bir maddeye dönüşmeye çalışalım. Zorluklara karşı tavır almamızı ve bir şeyler öğrenmemizi sağlayan esnek fakat güçlü bir materyal. Eğilip bükülse bile kendi orijinal pozisyonuna dönmeyi başarabilen bir materyal. Haydi, bugün bu capcanlı strateji üzerinde çalışalım.