Pablo Neruda ve Sessiz Olmak: İyilikle Bağ Kurma Sanatı

14 Ağustos, 2018

Pablo Neruda’dan “Sessiz Olmak” şiiri yazılan en güzel şiirlerden biri olabilir. Bu şiirde Neruda, bizi bir saniyeliğine de olsa sessiz ve durgun kalmaya davet ediyor. Ayrıca doğanın bir parçası olmaya da. Bu şiir, iyiliği ve saygıyı kucaklayabilmek için gerçek özümüzle yeniden buluşmakla ilgili. Bu şekilde yerinde olmayan her bir parça ait olduğu yeri bulacaktır.

Sessizlik ve sessiz kalma fikri kesinlikle psikoloji dalında sıkça karşılaşılan bir tema. Fakat sanat ve edebiyat dünyasının da bu konuya bir hayli değer yüklediğini unutmamak gerekir. Claude Debussy sessizliğin bir nota ile öbürü arasındakinden başka bir şey olmadığını söyler. Yani her müzik eserine gücünü ve güzelliğini veren sessizliktir.

Jorge Luis Borges şiirlerinden birinde, güzellik ile sessizliğin derinliğinin ne kadar gözleri açan bir şey olduğundan bahsediyor. Kişinin kim olduğunu ve neyi sevdiğini hatırlamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Ancak tüm bu şiir ve müzik eserlerin içinde Neruda’nın “Sessiz Olmak” şiirindeki övgüsü diğerlerinin arasında en çok göze çarpanlardan biri. Hareket etmemeye, içinizdeki vitesi durdurmaya ve her şeyin boş ve yapay anlamını yeniden düşünmeye davet ediyor. Neruda asıl neyin önemli olduğunu hatırlamamızı istiyor…

Pablo Neruda

Sessiz olmak iyi bir öğretmen olabilir

Genelde, doğanın boş alandan nefret edip her yeri çalılarla doldurması gibi biz de sessizlikten nefret ederiz. Sessizlik hayal gücümüzü besler, ancak bizi anksiyetenin derin çukurlarına ya da endişe kasırgalarının içine de atabilir. Sessizliğe alışık değiliz, içinde yaşadığımız şehirler de aynı şekilde: devamlı arabaların mekanik hırıltılarıyla, hiç kapanmayan dükkanlarla ve hiç uyumayan sektörlerle doludur…

Sessizliğin ve sessiz kalmanın gücünü unuttuk. Halbuki bize öğreteceği çok şey var. Hatta sihirli bir değnek etkisi yaratır ve kaybettiğinizi düşündüğünüz bazı kısımlarınızı besler. Bu şiirde Neruda, hangi dili konuşursak konuşalım, bir grup halinde düşünme fikrini ortaya atıyor. Tıpkı bazen çocuklara yaptığımız gibi onikiye kadar sayıp sessiz kalmamız gerektiğini söylüyor.

Durup her şeyi durdurmanın zamanı geldiğini söylüyor. Durgunlaşmanın, tek bir saniye için bile olsa, kollarımızı serbest bırakıp bizi çoğu zaman rahatsız eden şeye, sessizliğe kendimizi bırakmanın tam zamanı. Belki de bu durgunluğun sizi sakinleştirmesine ya da Debussy’nin bahsettiği iki nota arasındaki boşluğun sizi ele geçirmesine izin verirseniz hayatınızda ne yaptığınızın farkına varırsınız. Dünya için ne yaptığınızın da.

“Sessiz Olmak” şiiri

“Şimdi on ikiye kadar sayacak
ve hep birlikte susacağız.

Bir an olsun toprağın yüzünde
konuşmayalım hiçbir dilde,
bir saniye duralım,
sallamayalım kollarımızı bu kadar.

Acelesiz, motorlarsız
ne mis kokan bir an olurdu,
birlikte hepimiz
apansız bir gariplikte.

İncitmezdi balinayı
balıkçılar soğuk denizde
tuz toplayan adam
bakardı yaralı ellerine

Yeşil savaşlar hazırlayanlar,
gazlı savaşlar, ateşli savaşlar,
yaşayanı kalmayan zaferler,
temiz giysiler giyerlerdi
yürüyüp kardeşleriyle
gölgede, bir şey yapmadan.

İstediğim karıştırılmasın
kesin eylemsizlikle:
ne yaparsa odur yaşam
bir işim yok benim ölümle.

Götürebilmek uğruna hayatımızı
bu kadar sıradan olmasaydık,
ve bir an, hiçbir şey yapmasaydık,
belki dev bir sessizlik
yarıda kesebilirdi kederini
kendimizi hiç anlamayışımızın,
kendimizi ölümle korkutmanın,
belki de toprak öğretecek bize
ölü görünen her şeyin
aslında canlı olduğunu.

Şimdi on ikiye kadar sayacağım
sessiz olun, ben gideceğim.”

(Türkçesi: Erdal Alova)

İyi yürekliliğin eş anlamlısı doğa

Sessizlik insanların çoğu zaman unuttuğu iyileştirici bir araçtır. Fakat hepimiz bunu daha sık kullanabiliriz. Sessiz anlar, düşüncelerinizin bulunduğu ve insanları daha iyi anlayabildiğiniz zamanlardır. Sessizlik ayrıca etrafınızdaki insanlara karşı daha şefkatli ve samimi olmanıza da yardımcı olur. Bu yüzden sessizlik iyi bir dinleyici olmanızı ve her şeye daha çok dikkatle ve özenle bakmanızı sağlar.

doğa

Neruda bu şiirinde sessizliği ve sessiz olmayı çok normal bir şey olarak gösteriyor. Bizi özümüze yakınlaştıran şeyin yeryüzüyle olan bağımız olduğundan bahsediyor. Bunun sebebi, doğada trenler veya acele eden insanlar olmaması ve kimsenin savaş açmaması. Doğal olan şeyler bizim için esastır, zaman zaman önceliklerimizi belirleyebilmek ya da bakış açımızı değiştirerek esas önemli olan şeylere odaklanmak için bağlantı kurmamız gereken köklerimizdir. 

Bu muhteşem şiirdeki sessizlik sizi daha farklı yaşamaya teşvik edecek nefesi veren bir rüzgar gibidir. Kendinizi daha iyi anlamanıza ve daha saygılı, şeffaf olmanıza yardım etmek için yazılmıştır. Hacmi bu kadar küçük olup bu denli kuvvetli olabilen kültürel unsurlar çok az sayıdadır. Bu yüzden herkes için daha güzel, onurlu ve pozitif bir gerçeklik yaratmalısınız.

Öyleyse deneyin. Onikiye kadar sayın ve sessiz olun… sonra da sessizliğin sizi kucaklamasına izin verin.