Osho’nun Sizi Düşündürecek En Güzel On Sözü

· Mart 7, 2018

Osho, sevgiden, vicdandan ve kişisel gelişimden söz eder. Onun sözleri; dünya ve yaşam üzerine düşünmek, kendini sorgulamak ve hatta daha da derine gitmek isteyen herkes için gerçek bir armağandır.

Osho, ruhani bir filozof,düşünür, Hintli bir guru ve büyük bir hatipti. Hayatının büyük bölümünü Hindistan’da konuşmalar yapıp dersler vererek geçirdi. Ayrıca Rajneeshpuram adlı topluluk kurduğu ABD’de de bir süre yaşadı. Ancak hayatı, eleştiri ve tartışmalardan uzak değildi.

Onu tanıyan herkes Osho’nun felsefi ve manevi özellikleriyle bir devrimci olduğunu söylüyor. Toplumunun en derin inançlarıyla yüzleşebilecek bir kişiydi o. Karizması ve kelimeler konusundaki büyük yeteneği güzel konuşma kabiliyeti sayesinde binlerce takipçi kazandı ve böylelikle, hayat ve ölüm hakkındaki vizyonunu tüm dünyayla paylaştı.

Maneviyata dair pek çok kitap yazdı. Ruh dünyamızı el aldığı bu kitaplar içinde en ünlü olanları şunlardır: “The Book of Secrets (Sırlar Kitabı),” “Love, Freedom, and Aloneness: The Koan of Relationships (Aşk, Özgürlük ve Yalnızlık:İlişkilerin Koan’ı)” ve “Enlightenment: The Only Revolution (Aydınlanma: Tek Devrim).”

Bugün sizlerle Osho’nun en güzel on sözünü paylaşaağız. Bu önemli düşünürün yaşamı ve sözleriyle bizlere müthiş bir miras bıraktığına hiç şüphe yok. osho

Aşk takdir etmektir

“Eğer bir çiçeği gerçekten seviyorsanız, koparmayın onu. Çünkü kopardığınız takdirde çiçek ölecek ve sevdiğiniz o şey artık var olmayacaktır. Yani bir çiçeği seviyorsanız, onu rahat bırakın. Aşk, sahip olmak değildir. Aşk, takdir etmek demektir.”

Aşk, kanat vermektir, zincirlemek değil. Osho, aşkı işte böyle anlar. Sevdiğimiz insanı kısıtlar ve ona sınırlar koyarsak ya da ondan değişmesini istersek, artık sevdiğimiz insan olmayacaktır o kişi. İşte bu yüzden karşımızdaki kişiye saygı duymak ve olduğu gibi yaşamasına izin vermek çok önemli ve gereklidir.

Olgunluk, Kendiniz Olmanın Bedelini Kabul Etmektir

“Kendiniz olun. Asla bir başkası olmaya kalkmayın. Böylece olgunlaşmanız mümkün olur. Olgunluk, bedeli ne olursa olsun kendiniz olmayı kabul etmektir.”

Bu, Osho’nun her gün aklımızda tutmamız gereken sözlerinden bir diğeridir. Başkalarının olmamızı istediği kişi olmak, olgunlaşmak değildir. İnsanları memnun etmek, onların onayları peşinde koşmak ve her şeyden önce kendimize ihanet etmek anlamına gelir bu.

Olgun bir kişi kendisini kabul eden kişidir ve olgun bir insan, her şeyden önce kendisi için her anlamda sorumluluk alır. Mağdur rolünü oynamaz bu kişi, kendi hayatının kahramanını oynar ve buna göre hareket eder.

Bir şeylerin olmasını beklemez, kendi kaderini kendisi inşa eder. Hatalarından habersiz değildir, ancak öğrenmek için bir şans olarak görür bu hataları.

çiçek insan

Eğlenmek ve Yaptığımızdan Zevk Almak, Osho İçin Bir Önceliktir

“Eğlenin! İşinizde eğlenmiyorsanız başka bir iş bulun. Beklemeyin!”

Osho eğlenmeyi ve yaptığımız şeyden zevk almayı dolu bir yaşam sürmenin temel bir parçası olarak görür. Ancak yüzeysel, maddi eğlenceden bahsetmiyor bu sözünde.

Onun kast ettiği şey, içeriden, vicdanımızdan gelen türden bir eğlenme ve zevk alma hissidir. Bu, küçük şeyler ve gündelik hayatın mucizeleri için kalbimizde bir takdir hissi uyandıran bir duygudur.

Ayrıca acı içinde ve kendinizi çaresiz hissettiğinizde, içinizdeki enerjiyi durumu değiştirmek için kullanmanızı söyler. Bunun için bizi rahatlık alanımızdan çıkmaya, dünyadaki yerimizi bulmaya ve potansiyelimizi gerçekleştirmeye teşvik eder.

Her BirimizEşsiziz

“Hiç kimse kimseden üstün değildir, hiç kimse bir başkasından aşağı değildir ama hiç kimse eşit de değildir. İnsanlar eşsizdir ve birbirleriyle mukayese edilemezler. Sen sensin, ben ise ben. Ben kendi potansiyelimi katmalıyım hayata, sen de kendi potansiyelini katmalısın. Ben kendi varlığımı keşfetmeliyim ve sen de kendi varlığını keşfetmek zorundasın.”

Bu, Osho’nun aklımıza kazımamız gereken en önemli sözlerinden bir diğeri. Derin düşünme için müthiş bir başlangıç noktası. Kimseden üstün aşağı ya da aynı değiliz. Bizler sınırlı sayıda basılmış eşsiz varlıklarız.

Dolayısıyla, yaptığımız mukayeseler nadiren doğrudur… ve elmaları elmalarla kıyaslamak kadar basit bir şey değildir.

Düşünmeden yaşamak, başkalarının yaptıklarını ya da yaptıklarını düşündüğümüz şeyi bir referans noktası almak çok büyük bir hatadır. Hedefimiz çok farklı olmalıdır.

Mesele, potansiyelimizi keşfetmek ve güçlü yönlerimizi hatırlamakla ilgilidir. Bu görev, kendimizle bağlantı kurmamızı ve sahip olduğumuz en güzel şeyleri başkalarıyla paylaşmayı gerektirir
aynalarla iki açıdan bakmak

Öğrendiğini Unutma Sanatı

“Hatalı değilsin! Ama modelin, hayatını yaşamayı öğrenme şeklin yanlış. Öğrendiğin ve san aitmiş gibi kabullendiğin nedenler senin değil, onlar senin kaderini tatmin etmiyor.”

Manevi değerleri anlatan filozof Osho’ya göre öğrendiklerimizi unutmak, izi sınırlandıran eski duvarları yıkıp yerlerine yenilerini dikmemiz gerekmektedir. Bu yeni duvarlar esnek olmalı ve ihtiyacımız olduğunda bize alan sağlamalıdır.

Osho kendimizi güçlendirmeyi ve suçluluktan kurtarmayı önerir.Problemleri ve hataları böyle görmek bizi kınanmaktan kurtarır.

Bu sözlerle aslında bizim hatalı olmadığımızı söyler. Aksine, yanlış olan şey düşüne şeklimiz ve yaşadıklarımız ile içimizdekilere bakma şeklimizdir. Bunun için daima bir çözüm vardır. Sadece yeni bir bakış açısı edinmeliyiz… yeni bir perspektif.

Kendi İçinize Bakmanın Değeri

“Kendi içinize bakmak için gerekli olandan daha büyük bir değer bilmiyorum.”

Osho, meselenin kalıpları kırmak korkularımızla yüzleşmek ve risk almaktan fazlası olduğunu hatırlatır. En büyük erdem, kendi içimize bakabilmektir.

Korkularımızı görme, boşlukları doldurma ve kendi kırık kanatlarımızı onarma cesareti, gelişmek ve büyümek istiyorsak zaruri bir şeydir.

Öyleyse artık dikkatli olmalıyız çünkü bu dürtü bizi geriletip tuzağa düşürebilir. Kendi içimize bakmanın en güzel yolu bunu sorumluluk, kabul ve saygıyla yapmaktır.

kelebekler ve kız

Şu Anın Önemi

“Mutluluğun basit sırrı budur. Ne yaparsanız yapın geçmişin aklınızı karıştırmasına, geleceğin sizi rahatsız etmesine izin vermeyin. Çünkü geçmiş yoktur artık ve gelecek henüz yaşanmamıştır. Anılarda yaşamak, hayallerde yaşamak, var olmayanda yaşamak demektir.”

Şu an, Osho’nun sözlerinde merkezi bir tema ve çok önemli bir konudur. Esasen pek çok sözünde şu anın gizli olduğunu görebiliriz. Şu anın ve bunun farkında olmanın gücü bize yoğun bir hayat yaşamayı sağlar.

Kendimizi geçmişe demirler ya da beklentilerimize kapılırsak hayat, biz farkında varmadan kaybolup gidecektir. Mutlu olmak, dün ya da yarınla değil bugünle ilgilidir. Ama bizler bunu unutmak gibi kötü bir alışkanlığa sahibiz.

Korkusuz Yaşamak

“Hayat korkunun son bulduğu yerde başlar.”

Korku hepimizi sınırlar, felç eder, tutsak eder ve küçültür. Hayatımızı çalıp götürür bizden. Yapmamız gereken şey, cesur olmak ve ne olursa olsun korkumuz ile yüzleşmektir. Eğer bunu yapmazsak, “ya şöyle olursa…”, “ama…” ve beklentilerle baş baş kalmak zorunda kalırız.

Haydi gelin, korkunun ötesine geçelim. Risk alalım ve o çizgiyi aşıp ne olacak görelim. Çoğu kez hayal ettiklerimiz, gerçeklikten çok daha kötüdür…

dans eden kadın ve toplar

Kendimizle Birlikte Olmaktan Zevk Almak

“Kendinizle birlikte olmaktan zevk almıyorsanız, bundan başka kim zevk alacak?”

Bu güzel sözüyle Osho bizleri, sadece kendimiz için değil ilişkilerimiz için de öz sevginin önemi üzerinde düşünmeye davet ediyor.

Kendinizi nahoş, ezik, değersiz biri olarak görüyorsanız başkalarının sizinle zaman geçirmekten zevk almasını nasıl beklersiniz? Gerçekten hissedip düşündüklerimizi veririz yalnızca. Bu yüzden sağlıklı, güven temelli bir ilişki istiyorsak öncelikle kendimize inanmalı ve güvenmeliyiz.

Gördüğümüz gibi Osho’nun sözleri çok kıymetli bir mirastır. Söyledikleri ve bizde yarattıkları ilham duygusu da bu değerli mirasın bir parçasıdır. Değişmemize yardım edecek düşüncelerin ilk ışığı ya da ilk damlası olabilir bu sözler.

Bunlar, başkalarını tanıyabilmek için kendimizi sorgulamak ve gerçekten tanımak istiyorsak başvurmamız gereken sözlerdir.