Orpheus ve Eurydike: Aşk Hakkında Bir Mit

09 Haziran, 2020
Orpheus ve Eurydike efsanesi, gerçek aşkı ölümün bile bitiremeyeceğini hatırlatan bir hikaye. Birini gerçekten sevdiğinizde onun yanında olmak için cehenneme bile gitmeye gözü kapalı razı olursunuz.

Orpheus ve Eurydike hikayesi gerçek aşka ölümün bile engel olamayacağını anlatıyor. Efsaneye göre Orpheus çok özel biriydi, müzik ve sanat tanrısı Apollo ile şiir ilham tanrıçası Clio olarak da bilinen Kalliope’nin oğluydu. Bu kökeni sayesinde Orpheus’a özel bir müzik yeteneği bahşedilmişti. 

Orpheus babası Apollo’dan müzik öğreniyordu. Öyle ustalaşmıştı ki babası ona duyduğu sevginin bir sembolü olarak kendi lirini ona vermişti. Bu enstrüman Hermes tarafından bir kaplumbağanın kabuğundan yapılmıştı. Hikayeye göre Orpheus bununla dünyanın duyduğu en güzel melodileri çalıyordu.

Öyle yetenekliydi ki tanrılar ve ölümlüler onun müziğini duyduğunda gözleri yaşla dolardı. En vahşi yaratıklar bile müziğini dinlerken büyülenir ve uysallaşırdı. Orpheus güzeller güzeli bir peri kızı olan Eurydike ile tanışana kadar da oldukça çapkındı.

Orpheus ve Eurydike: Orpheus heykeli

Orpheus ve Eurydike

Orpheus’un hovarda ve maceracı bir hayatı vardı. Bu yüzden Argonotlar’a, Altın Post’u bulma yolculuklarında eşlik etmeyi teklif etti. Hikayeye göre bu denizcileri, söyledikleri şarkılarıyla onların kafasını karıştırmaya çalışan deniz kızlarından kurtarmıştı. Sesleri denizcileri hipnotize ediyor ve onlar da kendilerini denize atıyordu, böylece deniz kızlarına bir lokmada yem oluyorlardı.

Deniz kızları şarkı söylemeye başladığı an Orpheus da lirini çalmaya başladı ve yeteneğini kullanarak bu felaketi önlemeyi başardı. Müziği onlarınkinden katbekat daha güzel olduğu için şarkılarını bastırabilmişti. Sonuç olarak denizcilerden sadece bir tanesi deniz kızlarının büyüsüne kapılmaktan kurtulamadı.

Orpheus ve Eurydike bu seyahatten sonra tanıştı. Eurydike öyle güzeldi ki Orpheus onun yüzünün yansımasını suda görür görmez oracıkta aşkından ölecekmiş gibi hissetti. En sonunda onun ilgisini çekmeyi başardı ve Eurydike’yi tutkulu bir aşkla kendine bağladı. Daha sonra evlendiler. Bir süre aşk ve tutkuyla dolu bir hayat yaşadılar.

Eurydike’yi kaybetmek

Orpheus ve Eurydike saraylarında mutlu ve güzel bir hayat yaşasa da Eurydike bir peri kızı olduğunu hiçbir zaman unutmadı. Bu yüzden hep tanıdığı ve bildiği ormanına gitme ve doğada olma ihtiyacı hissediyordu. Bir akşam ormana gittiğinde bir geyiğin avcı tarafından kovalandığını gördü. Geyiğin kaçmasına yardım ederek de avcıyı son derece öfkelendirdi.

Adam bir öpücük vermesi şartıyla bu yaptığını affedeceğini söyledi. Eurydike elbette bunu reddetti çünkü mutlu ve evli bir kadındı ve korkusuna yenik düşüp bu mutluluğu riske atmaya hiç niyeti yoktu. Bu yüzden, avcı onu zorlamaya başlayınca o da kaçtı. Ancak aceleyle koşarken uyuyan bir yılanın başına basmasıyla yılan onu hemen ısırdı. Güzel peri kızı oracıkta öldü.

Orpheus eşinin öldüğünü öğrenince kahroldu. Onu ölümden kurtarmak için yer altı dünyasına inmeye karar verdi. Lirini ve güzel sesini kullanarak ölülerin kayıkçısı Kharon ile Hades’in köpeği ve yer altı dünyasının gardiyanı olan Kerberos’u, onu cehennemin tanrıçası Persephone’ye götürmeleri için ikna etti. Persephone ise müziğini duyunca çok duygulandı.

yer altına geçiş

Sonsuza dek beraber

Hikayenin sonunda Persephone Orpheus’un biricik eşini hayata döndürmesine izin verdi, yalnız bir şartı vardı. Dönüş yolculuklarında Orpheus’un Eurydike’nin önünde yürümesi gerekiyordu ve yer altının çıkışındaki güneş ışığını tamamen görene kadar arkasına bakması yasaktı. Orpheus kabul etse de Eurydike’nin onu takip edeceğine inanmamıştı. Arkasında onu takip edenin sevgilisi yerine bir iblis olacağından korkuyordu.

En sonunda mağaradan çıktıktan sonra kendine hakim olamayıp arkasına baktı ve Eurydike güneş ışığına tam çıkmak üzereyken tekrar öldü. Bu Orpheus’u derinden üzdü ve tanrıları bile ağlatan hüzünlü müziğini çalmaya devam etti. Hercai baküs perileri ona aşık oldu. Ancak Orpheus onların baştan çıkarmalarına kanmadı.

Bu yaratıklar da intikam için onu öldürdü ve geriye kalan parçalarını etrafa saçtı. Kaderin bir cilvesidir ki Orpheus bu sayede Eurydike ile yer altı dünyasında tekrar kavuşmuş oldu. Beraber mutlu mesut yaşadılar. O zamandan beri çayırlarda ve ormanlarda çalan hoş melodilerini duyarız.

Delgado, R. G. (2003). Interpretaciones alegóricas del mito de Orfeo y Eurídice por Fulgencio y Boecio y su pervivencia en la Patrologia Latina. Myrtia, 10, 17-33.