Nörobilime Göre Aşk Bizi Daha Zeki Yapıyor

23 Eylül, 2020
Bazı araştırmacılar, aşık olmanın bizi daha zeki yaptığı sonucuna vardı. Bunun nedeni de, beynimizin bir "aşk sinir ağına" ve bir dizi bilişsel işlevi harekete geçiren ve artıran bir biyokimya yapısına sahip olması.

İnsanlar genellikle, bir kişi aşık olduğunda bir şekilde aklının başından gideceğini düşünürler. Aslında, nörobilime göre, durumun bunun tersi olduğunu kanıtlandı! Aşk bizi daha da zeki yapıyor!

Bir insan aşık olduğunda, beyninde ve fizyolojik yapısında birkaç şey değişiyor. Bu deneyim, aslında tam da bu yüzden, çok ama çok özel.

Özellikle ilişkinin ilk döneminde, aşık olan herkes kendini daha zinde ve uyanık hisseder ve dünyaya duygusal olarak bağlanır. Ayrıca, daha empatik ve şefkatlidirler.

Gerçek şu ki aşk bizi daha iyi bir insan yapar. Ancak buna ek olarak sinirbilim, aşkın bizi sadece iyi insan değil, aynı zamanda daha akıllı insan yaptığını da keşfetti. Peki neden böyle oluyor? Aşkın kimyasal reaksiyonları öncelikle beyinde yer buluyor ve aşık olmanın getirdiği dönüşüm, bilişsel işlevleri yerine getiren alanlara da ulaşıyor.

“Sevdiğimiz insanların sevgisini hissetmek, hayatımızı besleyen bir ateştir.”

– Pablo Neruda

Sarılmayı da ihmal etmeyin

Aşk bizi daha zeki yapar – nörobilime göre bu bir gerçek

Sevginin bizi daha zeki yaptığı sonucuna vardıkları bir çalışmada, Chicago Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, aşık olan birkaç kişinin beyinlerinde taramalar yaptı. Bu araştırmada ulaştıkları görüntüler, diğer testlerle birlikte, aşık olan insanların daha hızlı düşündüğünü, başkalarının fikir ve davranışlarını daha net algıladığını ve ayrıca daha yaratıcı olduğunu gösterdi.

Bu sonuçlara ulaştıkları bu incelemelerde, araştırmacılar çeşitli elektrotlar kullandılar. Elektrotları katılımcıların başlarına yerleştirdiler ve ardından onlara partnerlerinden biri de dahil olmak üzere bir dizi fotoğraflar gösterdiler. Ek olarak, onlara eşlerinin adı da dahil farklı isimler söylediler.

Daha sonra araştırmacılar, bu insanların sevdiklerini gördüklerinde veya isimlerini duyduklarında, 12 beyin bölgesinin aktif hale geldiğini keşfettiler. Özellikle yoğun aktivite gösteren alanlardan biri, geleneksel olarak soyut düşünme ve yaratıcılıkla ilişkilendirilen bölgelerden biri olan açısal girus bölgesiydi. Diğer taraftan, katılımcılar başka insanların resimlerini gördüklerinde veya başka isimler duyduklarında da bu aktivite devam etti.

Nörobilime göre aşkta “aklını kaybetmek” yok

Çalışmanın sonuçları oldukça kesin cevaplar üretiyor. Diyeceğimiz o ki, aslında aşık olduğunuzda “aklınızı kaybetmezsiniz”. Yani, bir diğer deyişle, aşk bizi daha zeki yapıyor gibi görünüyor.

Bu bağlamda, çalışmayı yapan araştırmacılar, bu alan diğer beyin bölgelerine yüksek bir oranda bağlı olduğu için, açısal girusu karmaşık bir sinir ağını etkinleştirebilen küçük bir robotla karşılaştırıyorlar.

Açısal girus, sayı ve dil işleme gibi işlevlerin yanı sıra oldukça karmaşık otobiyografik verilerde de rol oynuyor. Bu, sevginin yanı sıra kendi davranışlarımızı daha iyi anlamak için özel bir kapasite kazandığımız anlamına geliyor. Bu, normal durumlardan daha derin bir seviyede gerçekleşiyor.

Bu düşünce ve algı artışı, aşık olan kişilerin diğer insanların davranışlarını daha derin bir düzeyde anlayabilmelerini sağlıyor. Böylece başkalarının özelliklerini daha etkili algılıyor ve duygularını daha iyi tanıyorlar. Bu nedenle araştırmacılar, sevmenin bizi daha iyi insanlar yaptığına karar veriyorlar.

Nörobilime göre aşıklar daha zeki oluyor

İlk görüşte aşkın da ötesinde

Bütün bu beyin aktivitelerinin ve tepkilerin aşka ilk düşme aşamasında daha yoğun olduğu açık. Bununla birlikte, başka bir çalışma, aynı etkilerin, daha sonra ilişki süresince de görülebileceği sonucuna ulaştı. Aşk var olduğu sürece, bu aşk başlangıçtaki kadar coşkulu olmasa bile, çok ciddi ve reel faydalar sağlıyor.

California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma daha bu gerçeği doğruluyor. Bu çalışmada da, araştırmacılar ortalama 21,4 yıldır birlikte olan birkaç çift üzerinde çalıştılar. Bu çiftlerin ortak noktası, hepsinin hala kendi partnerlerine aşık olduklarını iddia etmeleri. Araştırmacılar, beyinlerinin, yakın zamanda aşık olan yukarıda bahsettiğimiz çiftlere benzer şekilde tepki verdiğini keşfettiler.

Belirgin biçimde gözlenen şey, beyinlerinde dopamin salgısının miktarındaki artış oldu. Dopamin, bir kişinin ruh hali üzerinde faydalı etkilere sahip olan ve ayrıca bilişsel aktiviteyi etkileyen bir nörotransmiterdir. Temel olarak, bu madde, bilgi akışlarını düzenlemeye ve değiştirmeye yardımcı olur. Bu bakımdan, dopamin eksikliği hafıza, dikkat ve problem çözme güçlüklerine yol açar.

Tüm bu kanıtlara dayanarak, sevginin bizi gerçekten daha zeki yaptığı sonucuna varabiliriz. Bu tür bir zeka, yalnızca katı bilişsel konular için geçerli olmakla kalmaz, aynı zamanda daha geniş duygusal zeka dünyasını da kapsar.

Lomar, J. (2017). La Inteligencia del Amor: Un viaje del temor al Amor. Borealis.