“Ne İstiyorsunuz?”: Zor Zamanlarda Acı Veren Bir Soru

· Mayıs 21, 2019
Bir ayrılık, bir kaza ya da bir sorun hayatımızın değerini anlamamızı sağlayabilir.

Hepimizin hayatlarında zorluklarla dolu bir dönem olmuştur, oluyordur ya da olacaktır. Bir ayrılık yaşayabilir ya da uzun süredir çalıştığımız işimizi kaybedebiliriz. Yaşamımızı büyük ölçüde kısıtlayan bir kaza da geçirebiliriz. Tüm bunlar şimdiye kadar yanıtını bildiğinize inandığınız fakat her şeyi en baştan düşünmenize sebep olacak zorlu bir soruyu gündeme getirebilir: “Ne istiyorsunuz?”

Bu soruyu yanıtlamak pek de kolay değil. Hatta bu soru bizi şaşırtabilir, bu soru içinde kaybolabilir ve soruyu yanıtlayamayabiliriz. Çünkü kim gerçekten ne istediğini kendine sorar ki? Çoğu zaman yaşam akar gider. Otomatik pilot devrededir. Yaptıklarımıza o kadar alışkın oluruz ki mutlu olup olmadığımızı sorgulamayı bırakırız.

Fakat bir gün başımıza bir şey gelir ve bu “ne istiyorsunuz” sorusunun bize sorulması gerekir. Bu soru sorulana dek rahat ve huzurluyken, bu sorunun ardından güvenli alanımızdan uzaklaşıveririz. Bu durum bazı insanları mutlu eder ve bu noktadan sonra hayatlarını yaşamaya başlarlar. Diğerleri ise uzun süre oldukları yere kilitlenirler. Hiçbir gelişme göstermezler.
bulutlara çıkan merdiven

“Ne İstiyorsunuz?”: Acı Verici ve Nihai Bir Soru

“Ne istiyorsunuz?” sorusunun neden bu kadar zor ve acı verici bir soru olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Bu soru değişimi beraberinde getirir ve hepimiz biliyoruz ki insanlar değişime direnç gösterirler.

Değişim her zaman olumsuz bir şeyin habercisi olmasa da, bazen değişime sebep olan durumlar olumsuz durumlardır. Bu sebepten ötürü, değişimi olumsuz  bir kavram olarak algılarız.

Bir araba kazası sonucunda çok genç yaşta bacağını yitiren bir kadının öyküsünü örnek olarak alalım. Bu kadının adı Paola AntoniniKendisi şu anda bir model, Youtube kanalına sahip ve herhangi bir sakatlığı olan ya da olmayan onu takip eden pek çok kişiye ilham veriyor.

Paola Antonini’nin Hikayesi

Bu genç kadının öyküsünü biraz daha incelersek, ambulansın olay yerine varmasını neredeyse bir saat boyunca beklediğini öğrenebiliriz. Ona olanın gayet farkındaydı ve inanılmaz bir acı çekiyordu. Fakat bu süreç içerisinde tek istediği hayatta kalabilmekti.

İyileşme süreci çok zordu. Protezi canını yakıyordu fakat en azından yürüyebiliyordu! İnsanlar ameliyattan sonra ona çok acı verici bir soru sordular: “Ne istiyorsun?” Şu anda bol bol seyahat ediyor, her daim gülüyor ve diğer insanları yüreklendiriyor. Onun için geçirdiği kaza bir kara leke değildi. Hayatını yeniden yönlendirmesi ve çok daha yoğun bir şekilde yaşayabilmesi için bir fırsattı.

Bir ayrılık, bir kaza ya da bir sorun hayatımızın değerini anlamamızı sağlayabilir.

Değişime Adım Atmak Acı Verir

Belki de “Ne istiyorsunuz?” sorusu o kadar da acı verici bir soru değildir. Belki acı verici olan değişimdir. Fakat çoğu değişim olumludur ve bizi, bize yararı olmayan davranışlardan kurtulmaya iter.

Sevgilimizin bizden ayrılması farkında olmadığımız duygusal bağımlılığa bir son vermek için bir fırsat olabilir. Eğer işten atıldıysak, “hiçbir zaman vaktimizin olmadığı” projeye başlayabilir ya da onu bitirebiliriz. Her birimiz neleri ertelediğimizi keşfetmeli, bu tutumu bir kenara bırakmalı, bize gerçekten ilham verenlerin peşinden koşmalı ve korku halinden uzaklaşmalıyız.

ne istiyorsunuz

“Ne istiyorsunuz?” sorusunun cevabı oldukça açık olabilir. Esas sorun harekete geçmemize engel olan korkudur. Zor zamanlarda durmak, acıyı hissedebilecek zaman yaratmak ve bize faydası olacak kararlar verebilmek esastır. Acıdan çekinmeyin ya da kaçmaya çalışmayın. Adım atın ve acıyı umuda, barışa ve huzura dönüştürebilmek için o acıyı yaşayın.