Mantıklı Kararlar Vermek Konusunda Neden Kötüyüz?

Mayıs 5, 2021
Bazen hepimiz mantıksız davranırız. Bekleyen kararlarımız ne kadar karmaşıksa, biz de o derecede irrasyonel olma eğilimindeyiz.

Görünüşe göre giderek daha fazla insan karar verirken mantığa değil duygularına başvuruyor. Peki, mantıklı kararlar vermek bizim için neden bu kadar zor? Bu soru birçok tartışmanın, araştırmanın ve bilimsel teorinin merkezidir. Bugünkü makalede, bu sorunun bazı temel yönlerine bakacağız.

Bir başka deyişle, bu yazıda, insanların düşünme eğiliminde olduklarından çok daha rasyonel olduklarını ve sistematik olarak akıl yürütme ve olayları açıklama eğiliminde olduklarını göstermeye çalışacağız. Hiç kimse hatalı mantık kullanmak konusunda diğer insanların daha gerisinde değildir. Hepimiz zaman zaman mantıksız kararlar alabilen bireyler olarak toplumun bir parçasıyız. Bizi bekleyen kararlarımız ne kadar karmaşıksa, biz de o kadar irrasyonel olma eğilimindeyiz.

Mantıksızlığı ancak rasyonalitenin aksine bir yerde konumlandırarak tanımlayabiliriz. Bu yüzden ilk olarak rasyonel olmanın ne anlama geldiğinden bahsedeceğiz. Akılcılık iki biçim alır:

  • İlki rasyonel düşüncedir. Rasyonel düşünce, mevcut tüm bilgileri akılda tutarak, muhtemelen, doğru olan sonuca götürür. Bu şekilde karar vermek daha karmaşıktır, çünkü tüm değişkenleri dikkate almanız gerekir.
  • Diğer rasyonalite türü, bireyin, kendilerine sunulan bilgi ile hedeflerine ulaşma olasılığının en yüksek olduğu şekilde hareket etmektir.
Mantıklı kararlar konusunda neden kötüyüz?

Mantıklı kararlar vermek neden bu kadar zor?

Irrationality: The Enemy Within (İrrasyonel) kitabı, sorunlar için akıl yürütmeye ve onları çözmeye çalışırken neden bu kadar çok hata yaptığımız sorusunu yanıtlıyor. Mantıklı düşünme ve buna göre hareket etme yeteneğimize şüpheci ama umutlu bir bakış açısı da sunuyor. Dahası, okuyuculara yeteneklerini geliştirmek için izleyebilecekleri farklı prosedürleri de öğretiyor.

Yazar Stuart Sutherland’ın önerdiği prosedürlerle, tabii olarak, tüm sorunlarınızı çözemezsiniz. Bununla birlikte, bu kitaptaki bilgileri daha önce almış olsaydınız, kötü kararlar vermeniz daha az olası olurdu.

İrrasyonalite mekanizmalarını incelemek, kendini tanımaya giden bir yoldur. Aynı zamanda toplumun nasıl çalıştığını daha iyi anlamanızı da sağlar. İtaat, uyumluluk, ulaşılabilirlik hatası, örgütsel çılgınlık, hatalı tutarlılık, halo etkisi, seyirci etkisi, stereotipler… Bunlar, bilim adamlarının olası kötü akıl yürütme kaynakları olarak inceledikleri şeylerden sadece bazılarıdır.

Öte yandan, rasyonalitenin karar verme ile de ilgisi vardır. İnsanlar, seçimleriniz sizi nihai hedeflerinize götürüyorsa, o zaman mantıklı bir kişi olduğunuzu düşünme eğilimindedir. Değilse, o zaman rasyonel bir insan da değilsinizdir. İyi kararlar almanıza neden olan farklı psikolojik faktörler vardır. Bunlardan başlıcaları yargılamayı erteleme yeteneği, kararın karmaşıklığı ve duygusal etkidir.

Kendi irrasyonel düşüncenizin tuzağına düştüğünüzün farkında mısınız?

İnançlar doğrudan gerçeklikten gelmez. Bazen kendi imajınızı koruma ihtiyacından gelirler. Örneğin, başkalarının güvenilmez olduğuna inanıyorsanız, bunun nedeni olarak, kendinizi buna kıyasla dürüst bir insan olarak görmeniz gerekebilir.

Bu nedenle, en katı inançlarınız bazen derin korkularınızı gizler. Ayrıca, kendinizle ilgili idealize edilmiş imajınızla çeliştikleri için kabul etmek istemediğiniz özelliklerin veya taraflarınızın bir yansıması da olabilirler.

Düşüncenin gücünü kullanıyor musunuz?

Bazen çok rahat da olabiliriz ve değişmek istemeyiz. Bir şeye inandığınızda, bunun sabit kalmanıza izin verecek şekilde en rahat konumu seçersiniz. Değişmenize veya yeni opsiyonlara bakmaya devam etmenize gerek yoktur. Neye inandığınız da önemli değildir. İnancınızın doğru olduğuna karar verdiğinizde arayışınız biter. Bu da, mantık kusurlarına yol açabilecek bir şeydir.

“Birkaç gözlem ve çok fazla mantık hataya yol açar; birçok gözlem ve gerçeği bulmak için ise biraz mantık yeterlidir.”

– Alexis Carrel

Kendinizi mantıklı kararlar almak için eğitebilir misiniz?

Kendinizi belirli bir şekilde düşünmek için eğitebilirsiniz. Küçüklüğünüzden beri, hayatınızdaki insanlar size kişisel hijyenle ilgili her türlü davranışı öğrettiler mesela. Dişlerinizi fırçalamak, duş almak, tırnaklarınıza bakım yapmak, yemek yemek, giyinmeyi öğrenmek vb. Peki ya zihinsel hijyen ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Aklınıza iyi bakmaya ne dersiniz?

Başlamak için, bazen zihninizin sizi aldattığını ve yanılttığını çok iyi anlamalısınız. Etrafınızda gözlemlediğiniz gerçeklikler, siz onları işlemeden önce bazı filtrelerden geçer. Bu, aynı olayın (örneğin, değişiklikler, ayrılıklar veya beklenmedik durumlar) çok farklı yorumlanabileceği anlamına da gelir. Bunu harika bir fırsat veya çok kötü bir şey olarak görebilirsiniz.

Bu zihinsel filtreler o kadar güçlüdür ki tuzağa da dönüşebilirler. Sizi tuzağa düşürürler ve bazen de hoş olmayan duygulara neden olurlar. Dahası, kötü kararlar vermenize veya yanlış sonuçlara doğru atlamanıza da neden olabilirler.

İyi haber şu ki, zihninize dikkat ederseniz, kendi entelektüel tuzaklarınızdan da kaçabilirsiniz. Nasıl mı? Bu mantıklı yönergeleri izleyin, bundan sonrası için, mantıklı kararlar vermeyi ve sorunlarınızı çözmeyi daha kolay bulacaksınız:

  • İnançlarınıza aykırı kanıt veya argümanlar arayın.
  • Sadece bir kısmına inandığınız için bir ifadeyi doğru olarak almayın.
  • Yeni kanıtlar ışığında fikrinizi değiştirmenin zayıflık değil, güç belirtisi olduğunu unutmayın.
  • İlk başta seçmeyeceğiniz bir eyleme kendinizi kaptırmamaya çalışın.
  • Kendinizi sürü zihniyetine kaptırmak gibi bir durumun içine düşmenize izin vermeyin. Bir şeyi kendi başınıza yapmayacaksanız, sırf başkaları yapıyor diye yapmayın.

Karar verme hatalarınızın tamamını bu makaledeki ipuçlarıyla çözemeyebilirsiniz. Bununla birlikte, biraz çabayla, muhtemelen daha mantıklı kararlar verebilir ve dünyanın gerçekte nasıl çalıştığını daha iyi anlayabilirsiniz.

“Bir düşünceyi kabul etmeksizin kafada döndürebilmek, eğitimli bir zihnin işaretidir.”

– Aristo