Kurban Psikolojisi Hakkında Neler Biliyorsunuz?

Ocak 13, 2020
Kurban psikolojisi hakkında neler biliyorsunuz? Çok sık bir şeylerden yakınıyor musunuz, veya çevrenizdeki insanlar sıklıkla bir şeylerden şikayet mi ediyor? Kurban psikolojisine sahip olmak ne demek biliyor musunuz?

Herkes hayatının bir noktasında, özellikle travma veya büyük bir acı sonrası kurban rolüne bürünmüştür. Böyle bir durumda kendimizi hassas, korunmasız ve ilgiye muhtaç hissederiz. Mağduriyet kültürü veya kurban psikolojisi, başlarda kişinin kendini daha rahat ve desteklenmiş hissetmesini amaçlar.

Etrafımızdaki insanların bize ilgi göstermesini ve bizi korumasını deneyimlediğimiz zaman, diğer insanların bu çabasının hoş bir duygu olduğunu keşfederiz. Önemli hissetmeyi severiz ve diğer insanların sürekli olarak bizi gözetmesinden memnun oluruz.

Bazen insanlar bu hislere fazlasıyla kapılır ve nihayetinde kurban kimliğini benimser. Sonrasında ise bu durum kronik bir hal alır. Kurban kimliğini benimseyen kişi, her zaman kendisini mağdur olarak görür; masum olsun veya olmasın her durumda bu maskeyi takmaya devam eder.

Benimsenen bu kimlikle beraber, kişi içinde bulunduğu mağduriyet kültürüne sarılır. Eğer ihtiyacı olanlara yardım edersek toplum bizi takdir eder ve onaylar. Hatta bu yardım etme sürecinde kendimizi kaybetsek dahi bunu yapmaya devam ederiz. Aksi takdirde, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmediğimiz zaman toplumsal eleştirilere maruz kalırız.

Not etmekte fayda var, kurban psikolojisi veya kronik mağduriyet, DSM-5’e göre bir hastalık olarak görülmüyor. Ancak bu durum, paranoid kişilik bozukluğu için psikolojik bir temel oluşturabilir.

ağlayan kız ve kurban psikolojisi

Mağduriyet psikolojisinde kurban olan kişinin rolu nedir?

Devamlı anlayış ihtiyacı

Kendimize üzüldüğümüz zaman kurban psikolojisine girebiliriz. Ancak bazı insanlar bu rolü bir hayat tarzı haline getirebilir. Peki buna neden olan şey nedir? Olumsuz duygulardan neredeyse keyif alan bu insanları motive eden şey ne?

Cevap aslında son derece basit, buna neden olan şey anlayış ihtiyacı ve ilgi çekmektir. Kişi mağduriyet yaşadığı zaman, anlayış ihtiyacının hiç geçmediği bir döngüye girer. Kötü hissettiğiniz için çevrenizdeki insanlar size anlayış gösterir ve duygularınızı anlamaya çalışır. Bu desteği sürekli hale getirmek için bu şekilde davranmaya devam etmek istersiniz.

Kurban psikolojisi: Toplumun rolü

Toplum bu konuda önemli bir rol oynar. “Kurbanın Analizi” kitabının yazarı Giglioli’ye göre, kurban rolü veya mağduriyet kavramı, içinde yaşadığımız kültürün toplumsal kurallarına uyumludur. Nasıl ihtiyacı olan kişilere yardım etmek olumlu bir tutum olarak kabul ediliyorsa, mağduriyet de bir bakıma toplum içinde “olumlu” bir durumdur.

Mağduriyet kültüründe mağdur olan kişinin rolü “Zavallı şey”, “Hiç kimsesi yok”, “Kendi anneme nasıl olur da yardım etmem”, “Eğer ona yardım etmezsem iyi bir evlat olamam” gibi düşüncelerle desteklenir. İhtiyacı olan kişiye yardım etmediğimiz takdirde başkalarının bizim hakkımızda ne düşüneceği bizi korkutur.

Dışsal kontrol merkezi

Kurban psikolojisine sahip olan kişiler, başlarına gelen her şeyden bir başkasını sorumlu tutar veya basitçe hayatın genel akışını suçlar. Sadece kendisinin çok şanssız olduğunu düşünür ve her kötü şeyin kendi başına geldiğini sanır.

Bu duruma dış kontrol odağı/merkezi adını veriyoruz. Kişi böyle bir durumda kendi eylemlerinin sorumluluğunu kabul edebilme becerisine sahip değildir. Hatta sık sık kendi kontrolü dışında bulunan etkenleri suçlar.

Kurban psikolojisi ve olumsuzculuk

Kurban psikolojisine sahip olan kişiler, başlarına gelen olayları abartma eğilimindedir. Olayları orantısız bir şekilde abartırlar ve bu yüzden çoğu şeyin olumlu yanlarını göremezler. Tamamen negatife odaklanırlar ve iyi şeyleri fark etme becerilerini yitirirler.

Bu nedenle problem çözme stratejileri başlarına gelen olaylar yüzünden iyice bulanıklaşır. Sonuç olarak, zorluklara karşı olası alternatif çözümler üretmeleri ve hayatlarının sorumluluğunu üstlenmeleri iyice zorlaşır.

“İyimserlik, anlamlı bir hayat yaşamak isteyenler için son derece önemlidir; olumlu bir geleceğe karşı inançlı olmanızı, hayatınızı daha önemli şeylere yönlendirmenizi sağlar.”

– Martin Seligman

sarılan çift ve mağduriyet

Bir iletişim şekli olarak duygusal şantaj

Kronik mağduriyet sendromuna sahip olan kişiler, hedeflerine ulaşabilmek için başka insanları manipüle etmeye çalışırlar. Bu yüzden empati duygusu gelişmiş olan kişileri kolayca tanıyabilirler. Empati duygusu gelişmiş olan kişilere odaklanırlar ve bu empati durumunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanırlar.

Eğer karşılarındaki kişi bekledikleri gibi davranmazsa, cezalandırıcı bir role bürünürler ve sıklıkla şu sözleri söylerler:

  • “Senin için yaptığım onca şeye rağmen bana bu şekilde mi karşılık veriyorsun?”
  • “Beni yalnız bırak!”
  • “Eğer bunu yapmazsan beni sevmiyorsun demektir.”

Tüm bu sözler, empati duygusu gelişmiş olan kişileri suçlu hissettirir. Basitçe, mağduriyetini kullanan kişi, istediğini elde edebilmek için duygusal anlamda şantaj yapar.

Eğer kurban psikolojisine sahip biriyle karşılaşırsanız ne yapmanız gerekir?

Ne yaparsanız yapın, bu kişilere istediklerini vermeyin ve pes etmeyin. Eğer istedikleri şeyleri yaparsanız, kurban rolü oynamaya devam ederler. Yani basitçe onları teşvik etmiş olursunuz. Eğer daha fazlasını yapmaya devam ederseniz, kısır bir döngünün içine girebilirsiniz. Aradığı ilgiyi verirseniz, kurban rolüne bürünmüş kişinin bu davranışını sürdürmesine ve hatta şiddetlendirmesine neden olursunuz.

Kronik mağduriyet sendromuna sahip olan kişiye, ona karşı davranışınızı neden değiştirdiğinizi açıklamalısınız. Bu insanların güvenli alanlarından dışarı çıkmalarını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde, kurban psikolojisine sahip olan kişi neden ona karşı değiştiğinizi ve bu değişimden nasıl faydalanabileceğini anlayabilir. Ona şöyle de diyebilirsiniz: “Sana yardım etmediğim ve istediğin şeyi vermediğim zaman, aslında sana yardım ediyorum.”

Duygusal mesafenizi koruyun. Bu tür olumsuz insanlarla çevrili olmak sizi yıpratır. Kendinizi korumak ve sınırlar koymak zorundasınız. Çünkü kendi ruh sağlığınız her şeyden önemlidir.

Alternatif öneriler

Bu tür kişiler için önerebileceğiniz bazı çözümler vardır:

  • “Şu ana kadar yaptıklarından daha farklı ne yaptın?”
  • “Suçun veya sorumluluğun hangi kısmını üzerine alıyorsun?”
  • “Başına gelen şeylerin sorumluluğunu almayı ve dış etkenleri (şanssızlık, diğer insanlar) suçlamamayı kabul etmeye hazır mısın?”

Eğer bu sorunu yaşayan kişi değişmeye istekli değilse, çok fazla dahil olmamaya çalışın. Unutmayın, bir başkasını memnun etmek için kendi hayatınızı feda edemezsiniz. Elbette böyle bir problem yaşayan kişiye anlayış ve ilgi göstermeniz gerekiyor; ancak bu, kendi ruh sağlığınızı tehlikeye atmanız anlamına gelmiyor.

Suçlu olan siz değilsiniz. Suç, mağduriyet psikolojisine sahip kişilerin silahlarından biridir. Mağdur olan tanıdığınıza yardım etmediğinizde ve isteklerini karşılamadığınızda kendinizi suçlu hissedebilirsiniz. Bu son derece yaygın bir durumdur. Suçluluk hissini, istediklerine ulaşmak için kullanırlar, bunu unutmayın.

“Hayır” demeyi öğrenin. Sizden istenilen bir şeyi yapmaya gönüllü olmadığınız zaman, kibar ancak net bir şekilde hayır diyebilirsiniz. Bu tür insanlara çok fazla bahane sunmayın; çünkü bu bahanelerinizi size karşı kullanabilirler.

Profesyonel bir yardım almaları için ısrar edin. Kronik mağduriyet psikolojisine sahip olan kişilerin, bu konuda uzman olan bir profesyonelden yardım alması gerekir.

Görebileceğiniz gibi, kurban psikolojisi ve bu kültür, kendi arzu ve ihtiyaçlarımızdan feragat etmemize neden olabilir. Bu durumun farkında olmanız, kendinizi koruyabilmeniz açısından son derece önemlidir. Farkında olarak, kurban psikolojisine sahip olan kişiyi de değişime teşvik edebilirsiniz.