Kişilik Türleri ve Zihinsel Hastalıkları Karıştırdığımızda

· Ağustos 2, 2018

Psikolojinin kitlelere anlaşılabilir bir şekilde ulaşması zor. Toplumun büyük bölümü kişilik türlerini ve zihinsel hastalıkları birbiriyle karıştırmaya devam ediyor. İnsanlar hala “şizofren gibi hissediyorum” ya da “tam bir bipolarım” gibi şeyler söylüyorlar. Kişilikler gerçekten psikolojik problemlerle ilişkili olabilir. Fakat bunun ruhsal bir bozukluk olup olmadığına karar vermek, psikologların henüz tam olarak çizmeyi başaramadıkları ince bir çizgidir.

Akıl sağlığı ile ilgili gündelik problemler, semptomlar kalıcı, sık ve/veya kişinin yaşamının tüm fonksiyonel alanlarını etkiliyorsa, bozukluklara yol açabilir. Ruh sağlığı, halk sağlığı alanında hâlâ utanılan bir konudur. Tabu olmaya devam etmektedir.

“Hayatınızın durumu, aklınızın durumunun bir yansımasından başka bir şey değildir.”

– Wayne Dyer

Fiziksel acı ve zihinsel acı

Zihinsel hastalıklar, bilişsel gelişim veya davranış bozukluklarındaki değişikliklerdir. Bir kişinin bağımsızlığını ve günlük faaliyetlerini yürütme yeteneğini ciddi biçimde etkileyebilir. Özerkliğinizi kaybetmek, görünmez ve açıklanamaz bir acı gibi gelebilir. Akıl hastalığı ile başa çıkmanın çok zor olmasının nedenlerinden biri de budur. Hüzünlü bir ruh, bir enfeksiyondan daha hızlı öldürebilir.

zihinsel hastalık kadın

Sevinç ve acı, yağ ve su gibi ayrışmaz, birlikte var olur. Acı zihinsel olduğunda, genellikle tek başımıza acı çeker, kendi içimize kapanırız. Çoğu zaman, ona dokunabilen veya akıllarımızda neye benzediğini hayal edebilecek kimse yok. Tanık olmadan acı çekiyor.

Psikoloji Bilimi Derneği’nin yayını olan Psychological Science’da kısa süre önce yayınlanmış bir çalışmada zihinsel ağrının bizi fiziksel acıdan daha fazla etkilediği sonucuna varılmıştır. Olumsuz duygusal deneyimler, düşündüğümüzden daha fazla acıya neden olabilir. Fiziksel ağrı zamanla zayıflarken, zihinsel acıyı hatırladıkça yeniden yaşarız.

Ruhsal bozukluklar konusundaki farkındalığı arttırmak

Popüler inancın aksine, ruhsal bozukluklar oldukça yaygındır. Esasen, Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, dört kişiden biri hayatı boyunca bir tür zihinsel hastalık yaşamaktadır.

Toplumumuz fiziksel hastalıları kabul ederken zihinsel hastalıkları yok saymaktadır. Bazı zihinsel eğilimler zararlı alışkanlıkları tetiklese de, hangi ruhsal bozuklukları yaşayacağımızı seçemeyiz.

Ailesinde ruhsal bozukluklar olan kişilerin aynı durumdan muzdarip olması daha yaygındır. Bazı genetik özellikler akıl hastalığı riskini artırabilir. Bazı yaşam durumları da bunu tetikleyebilir. Özellikle çevresel stres faktörleri, toksinler, ilaçlar ve alkol zihinsel hastalığa neden olabilir.

Yazarı büyük bir depresyon atlattı diye Harry Potter serisini okumayı bırakır mıydınız? Bulimia hastalığından muzdarip olduğu için Elton John’u dinlemekten vazgeçer miydiniz? Leonardo DiCaprio’nun obsesif kompulsif bozukluğu, kariyerini aktör olarak etkiledi mi? Birlikte yaşamayı ve farklılıklarımızla birbirimizi zenginleştirmeyi öğrenelim.

“Gücünüz, kırılganlıklarınızdan gelir.”

– Sigmund Freud