Kin Tutmak Sağlığınız İçin Kötü Mü?

· Ocak 31, 2019

Hayatında en az bir kez olsun kötü muamele görmemiş olan kimse var mıdır? Ve kim bu yüzden kin tutmamıştır? Belki bir arkadaşınız size bir yanlış yaptı ya da arkanızdan kötü şeyler söyledi. Belki de birine ihtiyacınız olduğu anda onun öncelikler listesine bile giremediniz. Belki de öğretmeniniz çabalarınızın farkına varmadı ya da problem, bugünün dünyasında yaşamanın zorluklarını anlamayan aileniz veya bir başkasına aşık olan partnerinizdi. Hepimiz bu yollardan geçtik.

Duygular ve sağlık

Keşke olumsuz duygular da uyarıcı semptomlarla birlikte gelse ya da onları nasıl kontrol altına alabileceğimizi okullarda öğretseler. Bu oldukça hassas bir konu. Kötü yönetilen olumsuz duyguların sağlığımız için büyük tehlikeler oluşturabileceğine dair yadsınamaz kanıtlar var.
kin tutmak

Depresyon, örneğin, bağışıklık sisteminin işleyişinde ölçülebilir değişikliklere neden olur. Majör depresif bozukluğu olan insanların kalp krizi geçirme olasılığı, bu tür bir bozukluğu olmayanlara kıyasla daha yüksektir. Buna ek olarak, depresyon, kadınlarda osteoporoz riskini arttırır. Erkeklerde depresyon, hastalığın üçüncü yılından sonra kas gücünde azalmaya neden olabilir.

Anksiyete kalp problemleriyle bağlantılıdır. Artı, ameliyat sonrasında iyileşme sürecini yavaşlatır. Kronik husumet, kalp hastalıkları için risk faktörü yaratabilir.

Kin nedir?

Kin, birçok insanın duygusal durumunu en iyi temsil eden duygudur. Kişiyi aynı durumda sabit tutan davranışlara neden olur. Ondan kurtulmak için aldığımız önlemler karşısında bu duyguyu dirençli hale getiren bir miktar inatla birlikte var olur.

İnsanlar haksızlığa uğradıkları, birileri beklentilerini karşılayamadığı ya da onlara ihanet ettiği zaman kin tutarlar. Onlara zarar veren kişiye karşı bir kabul etmeme duygusu hissederler.

Kin tutan kişi, biriyle tartıştıktan sonra yaşananları pek unutmayan kişidir. Ayrıca olanları kabullenmek, affetmek ve yoluna devam etmek için çok fazla zamana ihtiyaç duyarlar.

Kin tutmak sağlığınızı nasıl etkiler?

mutsuz bir çift

Bu konuyu analiz etmek adına, Witvliet ve arkadaşları (2002), kin tarafından motive edilen hareketin duygusal ve fizyolojik sonuçlarını inceledi. Bunu bir deney aracılığıyla gerçekleştirdiler. Üniversite öğrencilerinden yaşadıkları dargınlıkları seçmelerini istediler. Dargınlıkların çoğu arkadaşlar, partnerler, kardeşler ya da ebeveynlerle yaşanmıştı.

Bu dargınlıklar, reddetme, yalan söyleme veya hakaret gibi durumları içeriyordu. Bundan sonra, araştırmacılar, tüm raporları ve fizyolojik verileri topladılar. Bu veriler yüz kaslarında gerginlik, kalp hızı ve kan basıncına dair bilgiler içeriyordu.

Araştırmacılar, öğrenciler bu dargınlıklar karşısında hoşgörülü bir tavır sergiledikleri veya kin tutmaya karar verdiklerini hayal ederken verileri topladılar. Hoşgörülü grup karşı tarafı affetmeye ve empati göstermeye karar verdi. Kin tutan grup, kurban rolünü üstlenip hasara odaklanmak ve kin tutmak zorunda kaldı.

Düşünme şeklimiz sağlığımızı etkiler

Aynı durumla başa çıkmanın iki farklı yolu, öğrencilerin ruh halini ve fizyolojik durumlarını değiştirebilir mi? Cevap evet.

Araştırmacılar katılımcılardan hoşgörülü olmalarını istediğinde, daha fazla empati ve merhamet duydular. Ancak, kin tutmalarını ve kızgın olmalarını istediklerinde, daha olumsuz, düşmanca ve üzücü duygular bildirdiler.

Araştırmacılar, ayrıca, kaş kaslarında daha fazla gerginlik ve kalp atış hızı, kan basıncı ve cildin elektriksel iletkenliğinde artış gözlemledi. Cildin elektriksel iletkenliğindeki artış, bir tehdit algıladığımızda bizi harekete hazır hale getiren daha aktif bir otonom sinir sisteminin göstergesidir.
küs arkadaşlar

Keşfettikleri diğer şey ise daha da şaşırtıcıydı. Deney bittiğinde, katılımcılardan rahatlamalarını istediler. Kin tutanlar bunu yapmaktan acizdiler. İçinde oldukları yüksek fizyolojik aktivasyon halini serbest bırakmak onlar için çok zordu. Oldukça uzun bir süre kendilerini endişeli hissettiler.

Kin tutmak tehlikelidir

Bu çalışmaya ait sonuçlar bize neyi gösterir? Arada sırada kin tutmak sağlığımıza zarar vermez. Bununla birlikte, yaşadıkları dargınlıkları geride bırakmasını bilmeyen insanlar, uzun vadede kendilerine zarar verebilir. Öfkenizi ve onun fizyolojik reaksiyonlarını beslemek, kalp damar sağlığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurur.

Bu nedenle kin tutmak sağlığınız için belki de tehlikelidir. Her zaman kolay olmasa bile, size zarar verenleri bağışlamak stres seviyenizi azaltabilir ve refahınızı artırabilir. Kin tutmanın etkilerini tuğlayla dolu bir çantayı taşımaya benzetebiliriz: yeri geldiğinde fiziksel sağlığımızı bile etkileyen bir yük. Bu nedenle, kendi refahınıza öncelik vermeli ve kin tutmayı bırakmalısınız.