Karşınızdakine Verdiğiniz Sevgiyi Hak Ediyorsunuz

· Aralık 6, 2018

Diğer insanlara beslediğiniz sevgiyi aynı miktarda hissetmeyi hak ediyorsunuz. Aynı seviyede içtenlik, bencil olmayış ve otantik bir çekim de hakkınız. Fakat diğer insanlardan aldığınız her zaman verdiğinize eşit değildir. Her zaman o kadar güçlü ya da o kadar gerçek değildir. Hayat bumerang değildir: verdiğiniz kadar her zaman geri gelmez. Ama siz yine de insanlara en iyi halinizi sunmaktan geri kalmazsınız.

Neredeyse herkes bir noktada eğer insanların ilgisini çekmeyi istiyorsanız onlara iyi davranmanız gerektiğini söyler. Bu yüzden, küçük detaylar, iyilikler, tercihler, hediyeler, yalakalıklar gibi şeyler yaparak bir davranış kalıbı geliştirirsiniz… Çekimin ilgiden geldiğini bilirsiniz fakat bazen de kendi sınırlarınızı aştığınız zamanlar vardır.

Burada yalnızca flörtten bahsetmiyoruz. Dünya sonuna kadar veren insanlarla doludur. Ruhunuzu sonuna kadar verip karşılığında bir şey almamanın inanılmaz ederinin farkında olmayan birçok insan vardır. Bu insanlar genellikle her parçalarıyla bağlılığa hazırdırlar. Onlar bunun yalnızca yatırımdan daha fazlası olduğunu düşünürler: bu onlar için hayatın anlamıdır.

Fakat konu çekime geldiğinde, inanılmaz fedakarlıklar yapmak her zaman iyi bir şey değildir. Bu fedakarlıkların doğurdukları sonuçlar vardır ve bu ruhsal ve duygusal sağlığınız zarar verebilir.

“Vermek almaktan daha değerlidir.”

– Pierre Corneille

kendine sarılan kadın

Gerçek sevgiyi hak ediyorsunuz, ucuz bir replikasını değil

Bir şeyle ilgilenirseniz, o şey büyür. Bitkiler bu cümlenin ne kadar doğru olduğunun bir kanıtıdır. Onları güneş ışığı altına koyduğunuzda, beslediğinizde, eski yapraklarını kopardığınızda ve kökleri genişlesin diye daha geniş bir saksıya koyduğunuzda neler olduğunu gözlemleyin.

İlgi, alaka ve çekim sizin kelimenin her anlamıyla ve her yönde büyümenizi sağlar. Bir bahçıvanın bahçesiyle ilgilenmesi gibi, siz de bahçıvanla ilgilenmeyi unutamazsınız. Onların da ilgiye ve bakıma ihtiyaçları vardır. Bunlar hepimizin unutabileceği küçük detaylardır.

Yıllar boyunca içlerindeki sevgiyi saçan insanlar vardır. İnsanlara ilgi gösterir, duygularını yansıtırlar fakat her zaman aynı olumlu enerjiyi geri almazlar. Öyle ya da böyle bunlar ikinci dereceden sevgiyi kabul etmiş insanlardır. Bu sizi refaha kavuşturmayan ve hatta sizi zehirleyen türden sevginin ucuz bir replikasıdır.

Bu insanları her gün yaptıkları şeyi yapmalarından alıkoymaz. Şu an kendinize neden bunu yaptıklarını soruyor olabilirsiniz ya da insanların neden böyle tek yönlü bir ilişkiye sıkışıp kaldıklarını. Bunun cevabı düşündüğünüzden çok daha karmaşık.

Bu davranış kalıbının sebepleri

Bu durumun düşük özgüvenden kaynaklandığını söyleyebilir fakat esasında bundan da ötedir. İnsanlar terapiye gittiklerini uzmanların ilk fark ettikleri şey içsel diyaloglarının nasıl aktığıdır. Kendileri ve kim olduklarıyla ilgili konuşmalarını istediğinizde şöyle şeyler söylerler: “Ben ortanca kardeşim. Bunun ne kadar zor bir şey olduğunu bilirsiniz, kimse size ilgi göstermez.” Ya da şu vardır: “Ben tüccarım. Hemen çalışmaya başlamak zorunda kaldım ve okula gidemedim. Hayallerimden vazgeçmek zorunda kaldım…”

kendine sarılan adam

Genelde gördüğünüz şey yarıda kesilmiş hayatlardır. Bir kabullenilmişlik hissedersiniz ve derinlerde bu kişiler siyah-beyaz bir gerçekliği hak ettiklerini düşünürler. Onlara mutluluk getirmeyen ilişkilerin içinde bulunurlar. Onların geçerli ilişkiler olduğunu ve daha iyisini bulamayacaklarını düşünürler. Kafalarında hayat istediklerini almaları içim onları her zaman ikinci konuma atmıştır.

Bu vakalarda öne çıkan bir şey vardır. Bu insanlar her şeylerini hayatlarındaki insana adarlar. Sevgiyi ve ilgiyi onlara yansıtmak sunabilecekleri en iyi şeydir. Bu onların en önemli varlığıdır ve eğer her şeylerini veremezlerse daha da bunalmış hissederler.

Kendinize ihtiyacınız olanı verin

Başka insanlara verdiğiniz sevgiyi almayı hak ediyorsunuz. Bu bencillik değil, kişisel bütünlük ve itibar meselesidir. Temelini kurduğunuz ilişkiniz için çok uzun süredir bahçıvanlık ya da mimarlık yapmışsınızdır.

Her bir parçayı inşa etmişsinizdir ve çatının başınıza yıkılmayacağından emin olmaya çalışan tek kişi sizsinizdir. Sevgiyi güvende tutacak ve koruyacak tek kişi sizsinizdir. Fakat dışarıda kalan da siz olmuşsunuzdur ve soğuk içinize işlemeye başlamıştır.

Hayal ettiğiniz fakat şu anda sahip olmadığınız sevgiyi hak ediyorsunuz. Önceden de söylediğimiz gibi, hayat bir bumerang değildir: her zaman verdiğinizi almazsınız. Çoğu zaman, bumerang yarı yolda durur ya da geri gelmez. Bu yüzden fırlatmayı bırakın. İnsanların vermek istemediği sevgiyi beklemeyi bırakın. Sizin kazanmanızı sağlamak yerine sadece kaybettirecek şekilde bir enerji yatırımından vazgeçin.

fırlatılan bumerang

Canınızı yakmayan, sizi tatmin eden ve büyümenize imkan sağlayan bir sevgiyi hak ediyorsunuz. İsteklerde bulunuyor ve hak ettiğinizi hissediyor olmalısınız. Bunu yapmak için stratejinizi değiştirmekten daha iyi bir yol yoktur. “Veren” olmayı bırakıp alan olun.

Hali hazırda, insanların hayatta önemli olduklarını hissetmelerini sağlayan, gerekli çekimi veren bir uzmansınız, bu yüzden artık sevgiyi almaya başlayın. Kendinizi doğrulayın, iç bahçenizi sulayın ve bir gün vazgeçtiğiniz hayallerinizin peşinden koşun. Durulup kabullenişe geçmeyin. Kendinizi özgür bıraktığınızda kendinizi bulursunuz.