Kardeşler Arası Rekabet: En Büyük Kardeş Tahttan İndirildiğinde

· Haziran 13, 2018

Çocuklarda kardeşlik rekabeti nispeten yaygın ve normaldir. Bir kardeşi olduğu zaman, ağabey ya da abla, aniden, kendini gözden düşmüş ve evin hakimiyetini kaybetmiş gibi hisseder. Şimdi, uzun zamandır tek başlarına oturdukları tahtlarını, daha fazla dikkat edilen, daha fazla hayranlık uyandıran ve yüzüne daha çok gülümsenen bir başkası ile paylaşmak zorunda kaldılar. Artık kendileri ile rekabet edecek birisi var.

Bir çocuk, kendisinin güvende olduğunu bildiği ve sevildiğini hissettiği o konumunu kaybettiğinde, korkmaya başlar. Herkesin onları fark ettiği, koruduğu ve sevdiği o ayrıcalıklı yerini kaybetmekten korkar. Bu güvenli sevgi limanının tehdit altında olduğunu hissetmeye başlar.

Böylece “tahtından olan çocuk”, artık ebeveynleri için önemli olmadığını düşünmeye başlar. Yeni küçük kardeşlerine yönelen ilgiyi, yine eskisi gibi, kendi üzerinde toplamak ister. Bu, dikkat çekmek için bitmeyen bir savaşın başlangıcıdır.

Bir kardeşin doğumu dünyanın sonu olduğunda

Küçük bir kardeşi doğduğunda, ilk doğan çocuk, hayal kırıklığına uğrar ve kendini güçsüz hissetmeye başlar. Korkunç bir felaketle ilgili akıllarından düşünceler geçer. Bir zamanlar gördüğü sevgiyi artık hak etmediklerine inanmaya başlarlar.

Şimdi bu çocuk, kardeşine yöneldiğini düşündüğü sevgi için rekabet etmesi gerektiğini hissediyor. Hiç bir çaba sarf etmeden elde ettikleri şımarıklık ve ilgi seviyesine geri dönmek için bir şeyler yapmak zorundalar.

kız çocuğu yalnız başına oturmuş

Normalde, kardeşler arasındaki bu kıskançlık, yaşlandıkça ortadan kaybolmaya başlar. Ancak, belli bir dereceye kadar mantıklı olan kıskançlık zaman içerisinde ortadan kalmazsa, daha da kötüye giden bir sorun haline gelir.

Burada, duruma dahil olan başka değişkenler de var. Aslında, birçok ebeveyn genellikle kıskanç olan çocuğa daha fazla ilgi göstermekte, ama yine de bu bazı çocuklar için yeterli olmaz. Başka bir şekilde elde edemeyecekleri alışkanlıklarına ve diğer ayrıcalıklarına aşinadırlar.

Her vakanın farklı olduğunu anlamak da önemlidir. Bazı çocuklar zaten kıskanç olma eğilimi gösterir. Kimi çocuklar sadece yeni bir kardeşi oldukları zaman öfkelenirler. Kimileri için ise, bir kardeşin doğumu, bir ebeveyndeki duygusal bir bozuklukla aynı anda ortaya çıkar. Her aile ve durum birbirlerinden farklıdır.

Kardeş rekabetinin kökenini anlama

Her vaka benzersiz olduğu için, kardeş rekabetinin kökenleri de farklı olacaktır. Çocuğun kişiliği veya ebeveynlerin duygusal tarzı ile ilgili olabilir. Ayrıca, bebek dünyaya geldiğinde, ailenin duygusal durumunun bir sonucu da olabilir.

Ebeveynler ilk doğan çocuklarının neden bu kadar üzüldüğünü anladıktan sonra, daha etkin bir şekilde cevap verebilirler. Çocuğun empatiye ihtiyacı vardır. Onların da kendi duyguları vardır ve ne kadar genç olursa olsunlar, herkes gibi saygıyı hak ediyorlar. Ancak ebeveynler, bu duyguların ailede daha fazla acı çekmeye ve kaosa neden olmasına izin veremezler.

Çocuğun, küçük kardeşine karşı yönelttiği öfke, ister onlara yönelik ilgiyi azaltarak ya da sadece iyi davranışlarını takdir etme ile cezalandırılmalıdır.

İşbirliği ve öz güven sergileyen her şeyi kabul etmek, değer vermek ve güçlendirmek önemlidir. Çünkü bu, aslında yüksek sesle ifade etmeseler bile, çocukların istedikleri şeydir. Kendilerini ve çevrelerini güvende hissetmek ve güven duymak isterler.

Duygusal olarak sabit bir ortam yaratın

Kararsız, sürekli değişen ortamlar çocuğun duygusal gelişimini kaosa sürükler. Bu nedenle, anneler ve babalar mümkün olduğu kadar, çok sevdikleri çocuklarının kendilerini güvende hissedebilecekleri sağlıklı bir ortam yaratmalıdır. Çocuklar genellikle taklitle öğrenirler.

abla kardeş yatakta mutlu mutlu yatıyor

İşte bu yüzden, çocukların içindeki değerlere, insani etkileşimlerine başvurabilecekleri şekilde biçim vermek çok önemlidir. Dayanışma ve diğer insanların mutluluğunu isteme gibi değerler. Akranlarının başarılarını öfke ve kıskançlıkla görmek yerine, bunun kendi güvenliklerini etkilemediğini göreceklerdir. Sonuç olarak, dünya görüşü değişecek ve daha sağlıklı bir birey haline gelecektir. Ve daha az kardeş rekabeti olacaktır.

Ebeveynlerin başarılarını görmezden gelmeleri durumunda, çocuğun kardeşleri için mutlu olması zor olacaktır. Bunun yerine, kendilerini “mutluluğunu gasp eden” kardeşleri ile sürekli olarak karşılaştırırlar. Çocuklar, başarısızlıklarının sürekli olarak yüzlerine vurulduğu bir ortam yerine, olumlu özelliklerinin değerlendirildiği bir çevrede kendilerini daha güvende hissederler. Ebeveynler sağlıklı davranışlarını övmeli ve yanlış tutumlara yol açabilecek olan uyumsuz davranışları ortadan kaldırmayı amaçlamalıdır.