John Locke’un 5 Güzel Sözü

· Mayıs 28, 2018

John Locke’un birçok sözü günlük hayatta uygulayabileceğimiz güzel öğretiler içeriyor. Kendi eserlerinden olan bu sözlerin bir çoğu bizi harekete geçirecek cinsten.

John Locke, 1632’de doğup 1704’te vefat eden önemli bir İngiliz düşünürdü. Tıpta uzman olmasına rağmen, yazdığı yazı ve politik felsefe çalışmaları nedeniyle öne çıktı.

Multidisipliner bir vizyona sahip bir adamdı. Aynı zamanda profesör, iktisatçı, teolog, diplomat ve yazar olduğunu da belirtmek gerekir. Ancak, hepsi bu değil. Locke, İngiliz ampirizminin en önemli temsilcilerinden biriydi.

Bu makalede, Locke’un sözlerinden en iyilerinden bazılarına odaklanacağız. Hatırlamaya değer bilgelik dolu ifadeler.
john locke yağlıboya portresi

Kontrol mekanizması olarak endişe

“Seni endişelendiren şey, seni kontrol eder.”

Bu, John Locke’un önemli olduğunu düşündüğümüz ilk ifadelerden biridir. Sadece içerdiği anlam nedeniyle değil, aynı zamanda bu öğretim hala günümüzde geçerli olduğu için. Yakın zamana kadar bilmediğimiz şey, birisinin bu fikri uzun yıllar önce aktarmaya çalışmasıdır.

Bizi ilgilendiren her şey bizi kontrol eder, çünkü endişeler, çıkışsız bir labirent oluşturan bir dizi düşünceye dönüşür. Korku, şüphe ve beklentilerle beslediğimiz inançlar, eğer durmazsak, büyüdükçe büyür.

Bizi endişelendiren şeyden vazgeçmediğimiz zaman kaygı ortaya çıkar. Ancak, bizi kontrol eden endişelerden kurtulmak için bir Çin atasözü var.

“Çözümü olmayan bir sorunsa neden endişeleniyorsun, çözümü varsa neden tasalanıyorsun?”

Ebeveynlerin önemli rolü

“Kaynağı kendi zehirleyen ebeveynler suyun neden acı olduğunu merak ediyor.”

John Locke’un bu ikinci sözü anne babalara. Ancak bu aslında her gün yaşanan bir olaya eleştiridir. Başına buyruk olan, kendi fikirlerini benimsetemedikleri çocuklarından şikayet eden anne babalar için…
dalgalı denizde balonlu gemi

Günümüzde anne babalar çocuklarının telefon ya da bilgisayarlarla çok vakit geçirmesinden şikayet ediyor. Ancak çocuklarını küçükken sakinleştirmek için de video oyunları ya da reklamlarla da kandırmaktan geri durmuyor.

Zaman çok hızlı akıyor ve neyin daha önemli olduğunu bilip öncelik vermek gerekiyor. Bazen sorumluluklar nedeniyle anne babalık bizi bunaltabilir. Çocuklar büyürken başkalarıyla etkileşim kurar. Onlar de ilişki kurar ve bunu da yine anne babalar öğretir.

Eğer al bu oyunu biraz uslu dur derseniz veya şu an vaktim yok derseniz çocuk da doğal olarak ekrana bağımlı hale gelir. Kaliteli zaman geçirmek nerde kaldı? Anne babalar telefonlara bağımlı olarak nasıl iyi birer örnek olabilirler? Anne babalar süreçte örnektir. Anne babalar farkında olmadan kaynağı zehirleyebilir.

Mutluluk ve akıl

“İnsan çoğu zaman mutluluğun şartlara değil akla bağlı olduğunu unutuyor.”

John Locke’ın sözlerinden üçte biri insanın mutluluk özlemini anlatır. Belki de onun dediği gibi mutluluğu şartlara bağlıyoruz.

İşten kovulduğumuz zaman mutsuz hissederiz; sevgilimiz olmazsa mutsuz hissederiz; çocuklarımız olmazsa mutsuz hissederiz; yeterince paramız olmazsa yine aynı şekilde… Asıl soru, bunun doğru olduğunu kim söyledi?

Hangi noktada bir hatanın bir fırsat olduğu unutulabilir? İşten kovulmak yeni bir başlangıç için fırsat olabilir. Mutluluk her köşe başında. Mutluluğu bulmak ya da bulmamak bizim elimizde.
sihirbaz kız, oyun kartları ve beyaz kuşlar

Zihnimizde barındırdığımız inançlar, içimize öncelik vermeksizin, dışarıda olan her şeye büyük bir önem verdiğimiz kadar çok şey yaratır. Yeni bakış açıları ile, farklı bir şeyleri görmenin yolu ile, gerçekte mutsuz olmak için bir neden olmadığını fark edebiliriz.

Başkaları gibi olma arzusu

“Bizler bukalemunlar gibiyiz, çevremizdeki insanların ahlaki rengini ve tonunu alıyoruz.”

Kuşkusuz bu dördüncü sözünde John Locke bugün için çok doğru olan bir tespit yapmış. İnsan başkaları gibi olmak için özgürlüğünü kaybeder ve dolayısıyla başkaları tarafından onaylanma eğiliminde olur.

Onaylanma isteği ve bir gruba ait olma arzusu kendi kimliğimizi kaybetmemize neden olur. Bizi başkalarından farklı yapan özelliklerimizden utanır ve başkalarının eleştirilerinin ve yargılarının kati şekilde doğru olduğunu düşünürüz.

Birisi farklı davranışlarımızı ya da özelliklerimizi söylediği zaman bu yelpazeden gurur duyacağımıza utanırız. Önceki sözünde de açıkladığımız gibi insanlar mutluluğunu başka koşullara bağlama eğilimindedir. Dışardan gelen etkenlere bağlar. Bu yüzden kendi özümüzü feda edip birer bukalemun gibi davranıyoruz.

Emeğin değeri

“Bütün değer çaba sonucudur.”

“Kim zengin olmak ister?” Eğer bu soruyu sorsak herkes elini kaldırırdı. Ancak değerin birçok kaynağı olabilir. Son sözü, her şeyden önce değerin emeğe, çalışmaya ve kararlılığa bağlı olduğuna işaret ediyor.

Devam etmezsek yapacağımız ilk hatadan korkarız. Şimdiye kadar sahip olduğumuz her şeyi kaybedeceğiz. Emek yoksa karşılığı da yoktur. İstediğimiz şeyi elde etmek için çaba gerekir. Bu da bizi zengin yapan şeydir.
kuklalar oynatan kostümlü kız

Para, sağlık ya da bilgi anlamında zengin olabiliriz… sevdiğimiz şeyi yapmak için zengin olabiliriz çünkü hayat servet harcamaya değer. Bir sürü şekilde zengin olabiliriz ama her biri emek isteyen işlerdir, belli bir tutumu benimsemek ve kararlı olmak gerekir.

“Tarihte savaş ve ölümden başka pek bir şey konuşulmaz.”

– John Locke

John Locke’un bu 5 sözünden de anlaşılacağı üzere uzun yıllar önce yaşamış düşünürler bile bugün yaşadığımız sorunlara yönelik yol gösterici olmuştur. Bizim de adım atmamızın zamanı gelmedi mi? Ne zaman bu sözler öneri olmaktan çıkıp bir yaşam şekline dönüşecek?