İyimserliğin İniş Çıkışları

· Temmuz 27, 2017

Higuera de la Serna şehri iflas ettiğinde şehir sakinleri şikayet etmek yerine eskiden belediyenin sorumlu olduğu ama artık yürütemediği görevleri yerine getirmek üzere işe koyuldu. Boş vakitlerinde herkes işlerin bir ucundan tutup temizlikten taş işçiliğine kadar çeşitli görevleri üstleniyordu. Bu örnek, insanlar zor zamanlarda bir araya geldiklerinde içinde bulundukları koşullara rağmen iyimserlik duygusunu uyandırabileceklerini gösteriyor.

University College of London’da çalışan nörolog Tali Sharot’a göre, tıpkı optik yanılsamalarda olduğu gibi kimi zaman gerçekliğimizden çok farklı bir şey gördüğümüzü sanırız çünkü başka türden yanılsamalara yenik düşeriz. Yaşadığımız yanılsamalara örnek olarak  şunları verebiliriz:

  • Ortalama bir kişiden iyi olduğumuzu düşünmemize neden olan üstünlük yanılsaması. Bu, bilhassa akademik alanda yaşanan bir durumdur. Bu alandaki insanların %97’sinden fazlası üstün olduklarını düşünürler. Oysa bu imkansızdır ve tam da bu nedenle bir yanılsamadır.

“Kendime göre bir iyimserlik anlayışım var. Bir kapıdan giremezsem, bir diğerinden girer ya da bir başka kapı açarım. Şu an ne kadar karanlık olursa olsun, muhteşem bir şey gelecektir.”

– Rabindranath Tagore

  • İç gözlem yanılsaması, nedenlerimizin bir şeye dayandığı inancına gönderme yapar. Yani ne zaman bir şey yapsak, belli bir nedenle yaparız. Oysa gerçekte hiçbir nedenin olmadığı zamanlar vardır. O şeyi neden yaptığımızı kendimize açıklamak için bir neden yaratırız, hepsi bu.
  • İyimserlik ön yargısı, pozitif tecrübeler yaşama olasılığımızı abartıp negatif tecrübeler yaşama şansımızı ise hafife almak demektir. Dolayısıyla, uzun yaşama şansımızı ya da mesleki başarımızı gözümüzde büyütürken, ilişkimizin sona ermesi ya da hasta olmamız ihtimalini hafife alırız.

İyimserliğin avantajları

İyimserlik ön yargısının pek çok avantaj ve dezavantajları vardır. Avantajlarından bazıları:

  • Sağlık. İyimser olmak, sağlığımızın korunmasına ve artmasına yardımcı olur. Bunun iki nedeni var: gelecekten güzel şeyler beklemek, stres ve endişemizi azaltır. Mesela, iyimser bir hasta onu sağlıklı kılacak şeyler yapma eğilimindedir. Doktorun tavsiyelerine uyar, kendilerine daha iyi bakar ve genel olarak tedavisine bağlılığı daha güçlüdür.

  • Hedeflerinizi başarmak. İyimserlik, daha yüksek akademik başarılar elde etmenize ve hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olur. Çünkü kötü bir şey olduktan sonra her şeyin güzel olacağına inanırsanız, cesaretsizliği uzaklaştırmış olursunuz. İyimserlik hakkında yapılan çalışmalar, bu ön yargıyı paylaşan kişilerin daha çok çalıştığını, daha dayanıklı olduğunu ve daha fazla para kazandığını göstermiştir.   

“Hiçbir kötümser, yıldızların sırrını keşfetmemiş, bilinmez sularda yol almamış, insan ruhuna kapı açmamıştır.”

– Hellen Keller

Dolayısıyla iyimserlik, öz kontrol ve öz yeterlik ile birlikte olduğunda bilhassa pozitiftir. Gizli olduğunda ve abartılmadığında, manevra alanımızın olduğu durumlarda bu özelliğimizi kullanabiliriz.

İyimserliğin dezavantajları

Ama çok önemli avantajları olmasına rağmen iyimserliğin negatif bir tarafı da olabilir. Bu özelliğin dezavantajları şunlardır:

  • Her şeyin güzel olacağını düşünürsek, gerekli önlemleri almayı ihmal edebiliriz. Belli tıbbi testleri gereken sıklıkta yaptırmayız, araba sürerken emniyet kemerimizi takmayız ya da kötü bir şeyin olmayacağını düşündüğümüz için karşıdan karşıya geçerken iki yanımıza bakmayız. Yani iyimser insanlarda bozulmuş bir zarar görmezlik duygusuna şahit oluruz.
  • İyimser bir insan, daha önceden yapmaları gereken aktiviteleri bitireceklerini düşünür. Bu durum, okul ve iş hayatında görülebilir. Yapmaları gereken iş için ihtiyaç duyacakları zaman ve çabayı hafife alırlar.
  • İyimserlik, bizi eyleme geçmekten alıkoyduğunda bilhassa olumsuz bir niteliktedir. Önlem almamıza engel olduğu ya da insanın kendine inanmasından çok şansa inanmasına neden olabildiği içindir bu.

İyimser birini kötümser birinden nasıl ayırırız?

İyimserlik ve kötümserlik üzerine pek çok çalışma yapılmıştır. Bir çalışmada öğrencilere bir sınav verilmiş ve sınavı geçemeyen iyimser öğrenciler, üzülmediler çünkü sonraki sınavda daha başarılı olacaklarını düşünüyorlardı. Kötümserler ise daha kötü hissettiler çünkü aldıkları puanın, sınavı geçemeyeceklerini kanıtladığını düşünüyorlardı.

Diğer yandan, sınavı geçen iyimser öğrenciler çok iyi bir iş çıkardıklarını düşündüler. Ayrıca bir sonraki sınavda da başarılı olacaklarını tahmin ettiler. Bu arada sınavı geçen kötümserler ise başarılarının tamamen şans eseri olduğunu düşünüyordu.

Dolayısıyla, iyimser biri, bir hedefi başaramadığı için şevkinin kırılmasına izin vermez. Tam tersine, yola devam etmek ve bir sonraki sefer daha başarılı olmak için güç bulurlar. İyimser biri ve kötümser biri arasındaki en büyük fark, iyimser kişilerin başkaları için sorun gibi gözükecek bir şeyden nasıl faydalanacağını bilmesidir.

“Şüpheleriniz kadar yaşlı ve kendinize olan güveniniz kadar gençsiniz.”

– Samuel Ullman