İyi Şeyler Hiç Beklemediğin Anlarda Olur

02 Mayıs, 2017
 

Birdenbire, ve nasıl olduğunu da tam olarak gerçekten bilemeden, tüm evren, hak ettiğinizi bildiğiniz halde artık ümidinizi kesmiş olsanız da, arzuladığınız her şeyi size sunmaya başlar.

Peki bu neden olur? Kimi buna şans der, bazıları Allah’ın hükmü der ve diğerleri ise çekim yasasıyla ilgili bir durum olduğundan bahseder. Gerçekte ise, bunca zamandır göstermiş olduğunuz ve inkar edilemez olan çaba, özveri ve irade sayesinde artık kendi hayatınıza kendinizin yön verdiğini kim görmezden gelebilir ki?

Sabreden derviş muradına ermiş misali, her geçen gün kendini daha da ballı bir hale getiren şansınızı bekleyen size, hayat artık size fırsatlarını sunmaya başlar. Kader, fırsat ve içinizdeki güç ile birlikte, hayat, kalplerimize mükemmel güzellikler sunar.

Sabredenlerin hayatlarında aniden güzel şeyler olduğuna dair biraz şüphe duyuyorsanız, birkaç basit şeyi düşünmekte fayda var. Sihir, şans, kader ve hayatın güzel yanları sadece bir kaç adım ötededir. Tek yapmanız gereken, bu saydıklarımıza doğru atacağınız adımlarda, hem kalbinizi hem de aklınızı açık tutmaktır.

Önemli bir bileşen: kendinize inanmak

 

Kendilerine inananlar insanların başına iyi şeyler gelir. Durum şu kadar basittir: iyi şeyler ve şans, gerçekleşmesi planlanan hayaller için uğraşacak kadar kendine inanabilecek her kimsenin hayatında bir şekilde yer bulur.

En nihayetinde, bunca zamandır bu kadar çok istediğimiz şeyleri el edebilmek için, tutkudan daha fazlasına ihtiyaç vardır. Şunu düşünmek zorundayız: düşünce, duyguyu ve irade gücünü ateşlerken, kendine ve yapabileceklerine güvenmek, değişimin gerçek elçileri gibi hareket eder.

Pekala sizin de düşünebileceğiniz gibi, bu kavramlarda az çok sihir de vardır. Boş sloganlarla satılan, ‘kendine yardım et kılavuzlarından’ alınan bir fikir de değildir.

İnsanın kendisine olan inancı dağları titretir ve yaşam gücünün temelidir. Peki bu güç sizde var mı? Güneşin doğuşunu en nihayet görebilen birinin sakinliği ile, hayatınızda iyi şeylerin da var olması adına, sizi bu basit tavsiyeleri uygulamaya davet ediyoruz.

İyi şeyleri kendinize nasıl çekersiniz?

Rutinden kurtulun ve günlük değişikliklere yönelin

Biliyoruz. Biliyoruz ki, gününüzün çoğunu çalışarak geçiriyor ve her gün, bir önceki güne göre, size daha çok keyif vermek yerine, daha fazlasını istiyor. Sevdikleriniz için endişeleniyor ve göstermiş olduğunuz her bir çaba için ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuz.

Günlük koşturmalarımızın bizlere zorunlu kılmış olduğu yükümlülüklerimizi farklı bir şekilde yerine getirebiliriz. Her gün, ne kadar küçük olduğunun bir önemi olmaksızın, kendinize bir hatıra bırakın: yeni açılan bir dükkanda bir kahve için, işten çıktığınızda, sevdiğiniz biri için küçük bir hediye satın alın, eve farklı bir yoldan gidin. Rutin yaşamınızda yapılan her değişiklik, beyine gönderilen yeni bir uyarıdır. Herhangi bir uyarı, olumlu bir teşvik olarak vücut bulur ve olumlu teşvik,  heyecanı da beraberinde getirir. Zaten bu belli başına bir değişikliktir ve bu, her sabah uyandığınız güne yaklaşmanın başka bir yoludur.

 

Hayallerinizi her gün canlı tutun ve kimsenin onları öldürmesine izin vermeyin

Hayal etmeyi bırakan her kimse, her geçen gün biraz biraz ölmektedir, bu yüzden gözlerinizi kapayıp, zihninizi olabildiğince açın. Özgürlük sadece düşüncelerinizde olsa bile, istediğiniz şeyleri hayal edin ve kendinizi her gün biraz özgürleştirin.

Her bir hayalimiz, içimizdeki bir harekete dönüşüyor ve bu dönüşüm, kanatlarımız çıkana kadar devam ediyor. Her bir hayal, bir hedefe dönüşecek ve her hedef de iradeye. Bununla birlikte, çevrenizdeki herkesin, diğer insanların hayallerini küçümsemek konusunda uzmanlaşmış insanlar olduğunu asla unutmayın. Bizi şüphelere sevk eden, ‘bunlar boş işler‘, ‘senin daha başka işlerin var‘ ve ‘zamanını boşa harcıyorsun‘ gibi laflar eden  insanları siz de elbet biliyorsunuz. Sakın ola bunlara kulak asmayın.

Düşüncelerinizi ve kaderinizi değiştirin

İyi şeyler, bazen tamamen tesadüfen meydana gelebilir; elbette her şey mümkün. Ancak, hayallerimizin peşinden gerçekten koşup, üzerimize düşen görevi yerine getirirsek, bu hayatta mutlu olma olasılığımız daha da artar.

Özellikle de sınırlayıcı ve negatif olan düşüncelerinizin odağını değiştirebiliyorsanız, ne zamandır hayalini kurduğunuz mutlu mesut kaderinize doğru bir adım atarsınız. Ve eğer kader sizi bir dönüm noktasına  çıkarırsa… durup sakince bir düşünün. Hayatı hangi yönde takip etmeniz gerektiğine karar vermeniz gereken yine sizsiniz.

 

Düşüncelerimizin odağını değiştirmenin kolay olmadığının farkındayız. Düşüncelerimiz, önceki deneyimlerimiz, anılarımız, tekrarlamak istemediğimiz başarısızlıklarımız yoluyla öğrendiğimiz bilgiler neticesinde şekillenir.

Düşüncelerimizin bir çoğu, başkaları tarafından içimizde oluşturulan kararsızlık ve inançlar ile sınırlı kalır. Bu tür durumlarda, değişimin iyi olmadığını, yalnızca tehlikeyi getirdiğini ve bulunduğumuz yerde kalmanın daha iyi olduğunu düşünürüz.

Bunların hepsi, bir zihinsel yeniden yapılanmayı gerektiren, düşünceyi sınırlayan durumlara birer örnektir. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Bakış açımızı nasıl değiştirebiliriz?

Hak ettiğinize inanın

Başkalarının gölgesinde yaşayan basit bir karakterden daha ziyade, artık kendi hayatınızın dizginlerini elinize almanın, kendi önceliklerinize kendinizin karar vermesinin zamanı geldi. Her gün, hayal kurun, umutlarını daha da yeşertin ve küçük küçük değişiklikler yapın. Ya da büyük, artık nasıl isterseniz. Sabreden derviş muradına ermiş. Bu hep böyledir.

Görseller: Mariana Kalacheva ve Pascal Campion