İstenmeyen Çocuk

· Haziran 9, 2017

İdeal olarak bir çocuk, anne babasının tüm kalbi ve zihniyle onu istemesi sonucu dünyaya gelir. Ama hayatta pek çok durum, ideal olmaktan çok uzaktır. Hamileliklerin büyük kısmı planlanmamış ve istenmemiştir.

Sonuç? Çok ama çok sayıda insan, varlıklarına dair tam ya da kısmi bir anlam yokluğuyla yaşamına başlar.

Kürtaj bugün dahi toplumun farklı bölümlerince reddedilen bir seçenektir. 

Bu durumlarda, yeni bir hayata yol vermek esasen ahlaki bir görev olarak görülmektedir, sevgi veya isteğe bağlı bir görev olarak değil. Bu durumların sonuçları çok ciddi olabilir.

Aynı şeyin istenmesi ve inşası

Bazı anne babaların, hayatlarının belli bir döneminde çocuk istememesi mümkün. Bu koşullarda hamilelik gerçekleşmişse iki alternatif vardır:

Anne babalar yeni doğan çocuklarını reddedişlerini başarısız bir şekilde bastırmaktadır ya da ortaya çıkan yeni duygulara dayalı olarak beklentilerini tekrar gözden geçirmeye ve bir arzu oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Eğer anne, baba ya da her ikisi, bir çocuğun varlığını kabul etmekte başarısız ise kelimenin tam anlamıyla çocuğu terk etmeyi seçebilir ya da duygularını bastırarak durumu kaderin yüklediği bir görev olarak algılayabilirler.

Onu dünyaya getirip büyütmeyi kabul etseler de etmeseler de her ikisi için de çocuk, izinsiz şekilde hayatlarına girmiş biri olacaktır. 

Bu tür durumlarda çoğu kez çocuk, büyük bir duygusal mahrumiyet içinde yetişir.

Evet, çocuğun karnı doyurulur ama bu yemek sevgiyle pişirilmemiştir. Evet, bir evi vardır ama kendi evinde yabancı gibidir.

Başka şekillere bürünmüş olsa bile bastırılmış duygular daima geri gelip canınızı yakar. Bu yüzden istemediği bir çocuğu dünyaya getirmiş ebeveynler, onları çok kıskanırlar. Havanın bile onlara dokunmasını istemezler.

İstenmeyen bu çocuğu, kolayca yok olabilecek bir şey gibi algılarlar. Çünkü şefkat bağları son derece kırılgandır. İstenmeyen bir çocuk söz konusu olduğunda, ebeveyn çocuğuyla kaliteli zaman geçirmeye uğraşmaz. Oyun oynamak, zaman kaybından başka bir şey değildir. Çocukla her konuştuklarında kendilerini rahatsız ve gergin hissederler. Sanki ‘söyleyecek hiçbir şeyleri yok’ gibi hissederler.

Sonuçlar

Anne babanın duygusal uzaklığı insanlarda güçlü izler bırakır. “Bir şey eksik” demenize neden olan bir iç his vardır. Sanki örtük bir sorudur bu ama sormaya yetecek kadar söz yoktur.

İstenmeyen çocukların, yetişkin hayatlarında sağlıklı sevgi ilişkileri kurmaları çok zor olacaktır. Sevgi onlar için yabancı bir dildir. Şifreleri çözmeyi ve kelimeleri oluşturmayı bilmezler. İhtiyaç duymaları ve ihtiyaç duyulmaları çok zordur.

Etkili bir ilişki onlar için boğucu olabilir: hakkında hiçbir şey bilmedikleri samimiyete karşı bir savunma mekanizmasıdır. Normalde egotizm ve derin aşağılık duyguları arasında gidip gelirler. Dengeli ve sağlıklı öz güvenin neye benzediğini anlamazlar.

İşte bu yüzden, çoğu zaman yaşıtları ve büyükleriyle çatışmalarını tamamen savsaklar ya da büyütmezler. Hiç durmadan dünyaya gelişlerinde iz bırakmış kırık ilişkiden söz ederler.

Böyle bir geçmişe sahip kişiler, kalplerinde yaşayan sevgi uçurumlarını aşmak için yardıma ihtiyaç duyacaktır. En önemli adım, rahatsızlıklarının kim olduklarından değil varlıklarını meydana getiren koşullardan kaynaklandığını anlamaktır.

Unutmayın: anne babanızla dürüstçe konuşmak için asla geç değildir.

Resim: Creations