İlişki Bağımlılığı İlişkinizi ve Özgüveninizi Yerle Bir Eder

Nisan 28, 2018

İlişki bağımlılığı, karşımızdaki insana aşırı derecede bağlılık göstermeye başladığımızda ortaya çıkan bir durumdur. İkili ilişkilerde, aile ilişkilerinde, örneğin anne ve kız arasında bu gibi bağımlılık durumları söz konusu olabilir. Konu ne olursa olsun kesin bir bağlılığın söz konusu olduğu ilişkilerde bağımlı olan kişi yaşamaya devam etmek için bağımlı olduğu insana ihtiyacı olduğunu düşünür. Burada söz konusu olan duygularla çok yakından ilişkili olan psikolojik bir bağımlılıktır.

Bu bağlamda, bağlılık bağımlı olunan kişiyle devamlı birlikte olma arzusuna dönüşür. Dahası bu kişi huzurunun bağımlı olduğu kişiye endeksli olduğunu ve bu nedenle o kişinin vazgeçilmez olduğunu düşünür. Bu mutlu olmak için elde edilmesi gereken bir şey olarak görülür.

Duygusal bağımlılık kıskançlıkla yakından bağlantılıdır. Bağlılık duyulan kişiyi manipüle ederek ona zarar veririz. Dolayısıyla karşıdaki kişi ilişkiye son verir ve doğal olarak huzursuzluğa ve bağımlılığın geçerlilik kazanmasına neden olur. Sensiz yaşayamam gibi cümleler kurulmasına neden olur.

Diğer bazı durumlarda ise ilişkide yalnızca bir taraf diğerine bağımlı olmaz; her iki kişi de birbirine bağımlı olur ve bu kişiler mutluluk kaynaklarının partnerleri olduğuna inanır. Öte yandan bağımlı olunan kişi de bu bağımlılığa bağımlıdır!

Bağımlılık mı aşırı fedakârlık mı?

Netleştirmek için şunu söyleyebiliriz: bağımlı kişi partnerine ihtiyaç duyar ve partneri de o kişiyi koruma, yardım etme ve umursama ihtiyacı duyar. Elbette ilişkinin devam etmesi için eşimizi önemsemek ve bunu göstermek önemlidir. Bunun fedakârca ve sevgiyle yapılması gerekir; bağlılığı besleyecek şekilde değil.
aşk tuzağı

İlişki bağımlılığından kaynaklanan davranış kalıpları sadece iki kişi arasında daha fazla bağlanmaya ve çocuklukta tatmin edilmeyen ihtiyaçların doldurulmasına neden olur.

Karşıdaki kişiyi koruyup kollamak, aşırı derecede korumacı olmak ve eğer kendilerine bakmaya yetmiyorsa onun bakımını üstlenmek bağımlı olan kişinin kendine olan özgüvenini artırıp güçlenmesi anlamına gelir. Ayrıca, bu davranış şeklinin bağımlı kişinin susuzluğunu gidermesi gibi de düşünebiliriz. Böylece dişlinin çarkları birbirine tam uyuşarak bu bağımlılığım daha da güçlenmesine neden olur.

Bağımlılık ilişkideki zehirli kısır döngüdür. Birinin mutluluğu diğerine bağlıdır ve sonuç olarak kişiler birbirinin bağlılığına gereksinim duyar. Başta tuhaf gelebilir ancak bununla ilgili yapılan araştırmalar bazı ilişkilerin nasıl bu şekilde yürüdüğünü açıklıyor.

Peki bu dinamiğin sonucunda ne oluyor? Birbirine bağımlı olan insanların ilişkisi asla sağlıklı ve tatmin edici bir boyuta ulaşamıyor. Bazı nadir durumlarda ise ilişki uzun sürer ancak her iki kişi de kendini yoğun baskıya maruz bırakarak kendi kişiliğinden vazgeçmek zorunda kalır.

Duygusal bağımlılık belirtileri ve özellikleri

Daha önce de söylediğimiz gibi bağımlılık gösteren kişiler genelde özgüvensizdir ve bu işe yaramazlık duygusunu kapamaya çalışırlar. Bu işe yaramama hissi kişinin partnerinden daha değersiz olduğunu düşünmesine neden olur.

Çoğu zaman bu eksiklik çocukluk çağında başlar. İlk yıllarında ilişkilerinde yaşadıkları zorluklar kişinin bu türden bir bağımlılık geliştirmesine neden olabilir. Bu ilişkilerde bağımlı kişiler yaptıklarından dolayı ödüllendiriliyor olabilir. Bu da kişinin başkalarına yardım ettiği sürece değerli olduğu algısına kapılmasına sebep olabilir.

Bağımlı kişiler eşini kontrol etmeye çalışır

Kendi özgüveni başkasının ona duyduğu ihtiyaca bağlı olan kişi, Kurbanının kaçmaması için manipülatif yöntemlere başvurmaya eğilimlidir. Değerli ve işe yara hissetmek için karşısındaki kişiyi kendine ihtiyaç duyar halde tutmayı amaçlayan bu bağımlılar eşlerini daima kontrol altında tutmak isterler.

Kişinin eşini kendisine bağlı tutmasının bir diğer yaygın yolu ise o kişinin özgüvenini azaltacak hareketler yapmaktır. Eğer karşınızdaki kişiyi işe yaramaz hissettir ve değersiz olduğunu düşündürürseniz kendini kurtaracak birine ihtiyaç duyar. Ve elbette karşısına çıkıp o kişiyi kurtaran biri olacaktır.

Eşinin bağımsız olacağından korkarlar

Karşısındaki kişinin bağımsız davranışları olduğunu, örneğin yalnız başına karar aldığını gören böyle biri paniklemeye başlar. Bu durumu bir an önce düzeltmek için çalışmaya başlar ve durumu irdeler. Bu nedenle böyle bağımlı insanların diğer kişinin yanında olmak için yaptığı işi bırakması çok da nadir rastlanan bir durum değildir. Bu şekilde eşini koruyarak elindeki üstün pozisyonuna sahip çıkmayı başarabilir.

Bağımlı kişi eşinin tek başına başarılı olabileceği fikrinden korkar ve aslında ona ihtiyacı olmadığını anlar. Ya da diğer kişi bağımlı eşinden başka insanların da ona yardım edebileceğini fark edebilir.

Bağımlı insanlar eşleriyle ilgili takıntılara sahiptir

Mümkün olduğunca eşlerinden üstün olmaya çalışırlar. Bu nedenle takıntılı hale gelir ve kendi kimliklerini kaybederler. Eşlerinin hayatını kolaylaştırmanın hayatta iyi hissetmek için tek emel olduğuna inanırlar. Bunun da üstünde, eğer bu konuda hata yaparlarsa kendilerini asla affetmez ve acı çekerler.üzgün kadın

Aşırı derecede onaya ihtiyaç duyarlar

Genelde başkalarının onayını almak kendi değerimizi belirlememize neden olur. Ancak eğer tüm özgüvenimi buna bağlayacak olursak bir sorun var demektir. Bu bağlamda ilişki bağımlıları büyük bir onaylanma ihtiyacı duyar. Kim bir bağımlıdan daha iyi bir onaylayıcı olabilir ki?

Öteki kişinin duygularından kendilerini sorumlu tutarlar

Diğer kişinin duygularının bize bağlı olmadığını anlasak bile genelde karşımızdakinin hislerinden kendimizi sorumlu tutarız. Buna şaşırmamak gerekiyor çünkü böyle gördük.

Genelde “babanı sinirlendirme” veya “bunu yaparsan annen üzülür” gibi cümleler duymuşuzdur. Bunların yarattığı etki bağımlı insanlar için daha da fazla. Bu nedenle genelde kendi sorumlulukları olmayan şeyleri üstlenirler. Ayrıca onlara bağlı olmayan durmlar için de suçluluk duyarlar.

Genelde eşlerini suçlarlar

Bir yandan bağımlı kişiler karşısındaki insanın kendilerine ihtiyaç duymasını ve böylece işe yarar hissetmeyi isterler. Ne zaman ki karşılarındaki insan ters bir davranışta bulunur, işte o zaman bağımlı kişi ona sırtını çevirir ve suçlamaya başlar.

“Her şeyi senin için yaptım ve karşılığı bu oldu” gibi ifadeler bu durumda çok sık kullanılır. “Senin için neler feda ettiğimi bilmiyorsun.” Ya da “senin için nelerden vazgeçtim ben” gibi cümleler kurulur. Eğer siz de bir şekilde böyle bir ilişkide olduğunuzu düşünüyorsanız neler olduğunu durup iyice analiz etmeniz gerekir. Özgüveninize şans verin ve gerçek sağlıklı bir ilişki kurmaya cesaret edin!

  • Mellody, P., Wells, A., Miller, K., La codependencia: qué es, de dónde procede, cómo sabotea nuestras vidas. Aprende a hacerle frente. Paidós Ibérica. 2005.
  • Mazzarello, R., Estudio sobre la codependencia y su influencia en las conductas de riesgo psicosocial. Universidad de Barcelona.