Herkesi Memnun Etmeye Çalışırsanız, Ne Aradığınızı Asla Bulamazsınız

· Ekim 5, 2018

Herkesi memnun etmenin (ya da bunu sağlamaya çalışmanın) bir sebebi, çevrenizde insanlar olsa da olmasa da, sonunda yalnız kalmaktan korkuyor olmanızdır. Burada insanlarla birlikte olduğunuz zamanlarda bile yalnız hissetmekten bahsediyoruz. Bu, panzehiri olan insanların yoldaşlığına rağmen hissedilen yalnızlıktır.

İlişkilerin gerekli olduğunu biliyoruz. Bu ilişkilerin yüksek kalitede ve samimi olduğunda harika olabildiğini de biliyoruz. Bizimle benzer değerlere sahip olan insanlarla bir arada olmaktan pek çoğumuzun hoşlandığı gerçeğini düşünün. Bu çerçevede olabilecek en kötü şey, kendimizi isteklerimiz doğrultusunda seçtiğimiz bir çevrede değil, korkuyla sarıldığımız bir çevrenin içinde bulmaktır.

Korkudan doğan ilişkiler

Pek çok ilişki korkudan doğar. Gerçekte, en tatmin edici ilişkiler başka biriyle olmak için hissedilen koşulsuz istekle oluşur. Yalnızlıktan ya da sıkılmaktan korkuyor ya da sürekli yanınızda birine ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. Bu hisler sizi, aslında reddedeceğiniz durumları kabul etmeye iter. Herkesi memnun etmeye çalışmak da bu hislerin sebep olduğu sonuçlardandır.

Bazen, istediğiniz bir ilişki yaşıyor olsanız da, korkularınız bu istekleri zorunluluğa çevirebilir. Kendinize güveninizin yerini korku aldığında, sorumluluk duygusu ya da suçluluk hissettiğinizde ilişkinin içinde hapsolursunuz. Bu da, ilişkiden keyif almanızı imkansız hale getirir.

İlişkilerde herkesi memnun etmeye çalışmanız için hiçbir sebep yok. Mesele sizi mutlu eden ilişkilerden keyif almaktır. İçinizde korku olduğunda ise buna ulaşmak zordur.

herkesi memnun etmeye çalışmak

Düşünün. İlgilenmediğiniz davetleri ne sıklıkla kabul ediyorsunuz? Ne sıklıkla diğer insanların kötü davranışlarına katlanıyorsunuz? Kendi mutluluğunuzu hiçe sayarak başka insanları memnun etmeye çalıştığınız zamanları düşünün. Bu kaç defa oldu? Muhtemelen çok kez. Hatta çok fazla kez.

Başkalarını memnun etmek için böyle güvensiz bir şekilde davranmak, reddedilme ya da yalnız kalma korkusundan gelir. Bu size zarar veriyor olsa bile doğrudur. Özgüven ve ilerleme hiçbir zaman korkudan gelmez; korkudan yalnızca hareketsizlik doğar.

Kendinizi tekrar tekrar aynı başlangıç noktasında bulursunuz. Etrafınız başka türlü hiçbir zaman seçmeyeceğiniz ve hayatınızı zenginleştirmeyecek insanlarla çevrilmiştir.

Güven kararlılıktan doğar

Kararlılığınız üzerine çalışırsanız ilişkilerinizin kalitesini iyileştirirsiniz ve ilişkilerinizden daha çok keyif alırsınız. Örneğin, “hayır”ı cevap olarak kabul etmeyen insanlardan kaçınabilirsiniz. Vaktinizi empati kurmayan insanlarla harcamadığınızdan emin olabilirsiniz.

Bazen bir şeye “hayır” demek, başka bir şeye “evet” demektir. Bazen bir arkadaşın hoşunuza pek de gitmeyen bir planına “hayır” demek, sizi daha fazla heyecanlandıran bir şeye “evet” demektir. Bazen yapacak başka şeyleriniz olduğu için “hayır” demek, başka bir şeyi onurlandırmaktır. “Bundan hoşlanmıyorum” ya da “böyle konuşman hoşuma gitmiyor” demek, sizi rahatsız eden şeylerin tekrar yaşanmamasını sağlar.

Uygun sınırlar koyarsanız, diğer insanlar buna tepki verir ve davranışları hakkında düşünür. Bu doğrultuda sizin hayatınız da iyileşir.

altın kalp tutan kadın

İlişkilerinizdeki kararlılığınızı geliştirmenin herkesi memnun etmeyeceği doğrudur. İşin olumlu tarafı, kendinize güvenirken yaptığınız seçimlerle daha derin ve uzun sürecek ilişkiler kurabilecek olmanızdır. Herkesi memnun etmeye çalışmanın baskısından kurtulmak inanılmaz bir özgürlük verir. Bu durumda yalnız kalmanızın ya da başka insanlarla birlikte olmanızın bir önemi yoktur.

Nasıl “hayır” diyeceğinizi bilmek, sizi gerçekten heyecanlandıran planlara, düşüncelerinize önem veren insanlarla kuracağınız ilişkilere ve size güvenen arkadaşlara kapı açar. Nasıl “hayır” diyeceğinizi bilmek ya da hoşlanmadığınız şeyleri söyleyebilmek öz saygınızı geliştirir ve hatalar yapmanıza izin verir.

Pek çok hata yapacaksınız ve bol miktarda güzel dersler de öğreneceksiniz. Bu, zamanınızı yönetmek için bağımsız olmanız ve sizin için önemi olmayan ilişkilerin içinde kapana kısılmamanız anlamına geliyor.

“Hayır” demek bir risk taşır. Başlangıçta mutsuz yüzlerle karşılaşabilirsiniz, ama uzun vadede ilişkileriniz güçlenecektir.