Her Yara Bir Zaferdir

27 Mart, 2017
 

Hayatımız boyunca olgunlaşmak, büyümek ve gerçekten olmak istediğimiz kişi olmak için bir çok aşamadan geçeriz.

Attığımız her adım, bir derstir. Peki bu adımların birinde sıkışıp kalırsak ne olur? Hayatımızda ilerlemediğimiz zaman, durgunlaşır ve belki de yolumuzu kaybederiz. Nereye gidip ne yapacağımızı bilemeyiz. Neden aşmıyoruz bu durumu? Aslında ne yaşıyoruz?

“Bir şeyin sona ulaştığını anlamak çok önemlidir. Buna ister daireleri çevrelemek, isterse kapıları kapatmak diyelim; önemli olan, geçmişi geçmişte bırakmaktır.”

– Paulo Coelho

Hayatımızda mutlu anlar olduğu gibi bizde yaralar bırakacak üzücü ve travmatik zamanlar da olacaktır. Yolumuza devam edebilmek için bu anları kabul edip içinde bulunduğumuz aşamayı geçmemiz lazım. Artık trenden inme vakti gelmiştir.

Bir sonraki istasyonda iniyorum 

Hayatta geçtiğimiz aşamaları tamamlayabilmek için güçlü olmalıyız. Ama bunun için ne tür terimlerden bahsettiğimizi bilmek önemli.

  • Çocukluk, içinde yaşadığımız dünyayı gözlemleyip araştırmamızda ilk adımdır.
  • İlk yetişkinlik dönemi, duygularımızı yoğun bir şekilde yaşadığımız ikinci aşamadır.
  • Gençlik ve yetişkinlik dönemi, birçok sorumluluk ve kararla başa çıkmamız gereken üçüncü dönemdir.
  • Yaşlılık, bu aşamaların sonuncusudur. Artık anılarımıza ve geçmişte kalan hikayelere dönüp baktığımız zamandır bu.

Bunlar, her birimizin hayatımızda yaşadığı aşamalardır. Gariptir ki çocukluktan ilk yetişkinliğe geçiş, çoğumuz için fazla güçlük çekmeden gerçekleşir. Fakat yetişkinliğe eriştiğimizde, işler biraz karmaşıklaşır.

 

Ergenlik döneminde kalmaya, yetişkinliğin getirdiği sorumluluk ve kararlardan uzak kalmaya karar vermiş pek çok kişi var.

Aynı şekilde, hemen sonrasında gelecek olan yaşlılık dönemini reddederek sürekli yetişkin olarak kalmak isteyenler de yok mu?

Tek bir aşamada kalmaya karar verebiliriz ama bu hayatın izlediği doğal yön değildir ve böyle yapmak, ciddi sonuçlara neden olabilir.

“Hayatınızın her dönemini yoğun biçimde yaşayın, çünkü geçmiş artık geçmişte kalmıştır. Geçmiş farklı olabilirdi diye düşünerek kendinize acı çektirmeyin.”

– Ivelisse Guerrero

Çok kolay bir örnekle bunu anlamak mümkün: Orta yaş krizi denilen berbat şey neden oluyor, biliyor muyuz? Bu yaştaki birçok insan neden ergenler gibi davranmaya başlıyor?

Gelecekte ne olacak korkusu, hiç durmadan uçup giden zaman bizi korkutup iyileştirmemiz gereken bıkkınlık ve güçsüzlük yaraları açar.

Yaralarınızı iyileştirip zaferlere dönüştürün  

Rahatımızı bozmak istemediğimiz ve korktuğumuz için ya da başka bir nedenle, tek bir aşamada sıkışıp kalırsak istediğimiz ya da dilediğimiz gibi yaşamadığımız için içimizde bir yara oluşabilir.

 

Artık hiç hayaliniz yokmuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Her şeyin anlamsız geldiği zamanlar? Hayatımızın her döneminde böyle hissedebiliriz ve bu da depresyona neden olabilir.

Ama şunu bilmeliyiz ki hayatın her aşamasında hem pozitif hem de negatif şeyler olacak. Bizi sonraki trene hazırlayacak ya da tam tersine hazırlığımızı engelleyecek şeyler.

Bazen zamanın akıp gitmesi yüzünden kendimizi savunmasız hissetmemiz normaldir. Endişelerimizin getirdiği stres, sorumlulukların getirdiği korkular… Ama bunların çözümü var!

Tek bir aşamada kalmak açık yarayı beslemekten başka işe yaramaz. Yaranın iyileşmesi için ileri bakmamız gerek. Ancak bu şekilde hayatımızda ilerleyebiliriz. Geçmiş yaraların izlerini ardımızda ancak bu şekilde bırakabiliriz.

Fakat bir aşamayı geçtiğinizde yaranızı iyileştirdiğinizden emin olun, çünkü bu yaralar her an tekrar kanayabilir ve şüphesiz, çok daha acı verir.

“Yaralarım bana bir yerde kalmanın çözüm olmadığını, ancak ilerleyerek daha önce kavrayamadığım şeyleri anlayabileceğimi gösterdi.”

Canınız yansa da, yolunuz çok zor olsa da hayatınızda daima ilerleyin. Geçmişinizdeki yaraları iyileştirin ki bunları artık birer ders olarak görün.

 

Lokomotif sessizce ilerlerken tek bir vagonda kalmayın. Zaman geçiyor ve bizlerin de yürümeyi öğrenip daima mutluluk dolu son vagonu kovalamamız gerekiyor.