Hayatınıza Sihir Katma Sanatı

13 Ekim, 2018
 

Ruhumuz sihirli şeyleri arzular. Çocuklar sihir ve peri masallarını sever. Yaşımız ilerlese bile sihir ve hayal gücünün hala kalbimizde yeri vardır fakat onları ortaya çıkaracak “büyüleri” zaman geçtikçe unuturuz. Tam da bu noktada hayatınıza sihir katma sanatı temel bir ihtiyaç haline gelir.

Görünmez, sihir dolu bir dünyayla alakalı hikayeler çocuklar ve yetişkinlere çekici gelir çünkü bu hikayelerde herkesin hayat yolculuğunda deneyimlediği arketipler bulunur. Hikayeler algılarınızı açar. Hayatınızın her gününde etrafınızı sarıp sarmalayan basit ve muhteşem, büyülü bir evreni görmenizi sağlayacak şekilde algılarınızı uyandırır.

Tüm dünyada tarih boyunca insanlar ilham verici fantastik yaratıklar ve inanılmaz olaylar hakkında hikayeler yazmıştır. Bütün o hikayelerin ardında bulacağımız şey ise hayal gücü olduğu kadar umutlar ve korkulardır.

Sihir: Herkes hayatında ona ihtiyaç duyar

Hepimizin sihre ihtiyacı vardır ve eğer onu inkar ediyorsak bir sorun var demektir. Sihir etrafımızdaki her şeyde vardır. Onu inkar etmek demek büyük bir ölçüde kendimizi ve potansiyelimizi de inkar etmemiz anlamına gelir.

Aslında zor durumlarla karşı karşıya gelmek sihri dışlayan bu yetişkin bakış açısına hapsediyor insanları. Hala içimizde yaşayan o çocuğu saklayan bir bakış açısı: eğlenceli olmadığından değil, endişelerimiz de onunla birlikte su yüzüne çıkıyor.

Yetişkinler olarak kendimizi sürekli problem çözerken, kurbanı olduğunu hissettiğimiz adaletsizliklerle savaşırken (veya onları protesto ederken) buluyoruz. Bunlar, atlatmamız gereken durumlar haline geliyor fakat bunu yaparken de başımızı kaldırıp bakmayı unutuyoruz. Güzel haber ise sihri kendimize çekmek veya tekrar ortaya çıkarmamız mümkün. Küçük şeylerin içindeki sihri betimlemek bir ruh halidir ve herkesin kendini bu ruh haline çekmek için kullanacağı o “sihir butonu”nu yaratma gücü vardır.

 

“Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri her şeyin mucize olduğunu düşünmek.”

– Albert Einstein

mucize gibi bir hayat

Kaybolan sihir ve onu kendinize çekmenin yolu

Zihniniz akıl almaz bir güce sahiptir (tahmin ettiğinizden de fazla) ve küçük bir miktar antrenman ile düşünce yapımızı tamamen değiştirebiliriz. Zamanın peşinden koşarken fark etmeyi bıraktığımız ve bizim aksimize durması hiç gerekmeyen o sihirli anları tespit edebilmemiz anlamına geliyor bu.

Kendinize inanın

Güzellikleri kendi içimizde göremezsek dış dünyada da bulamayız. Eğer sürekli dışarıdan onay arıyorsak o çok değerli zamanımızı kaybedeceğiz demektir. Bu zaman da, yeni alacağımız büyük projektörün veya öğrenmeyi düşündüğümüz yeni yeteneğin hayalini kuracağınız zaman aslında.

Kendimize ve yeteneklerimize inandığımızda olasılıklar sonsuz bir hale gelir. Yaratıcı bir insana dönüşürüz, hayal etmeye, büyümeye ve görüşlerimizi insanlarla paylaşmaya cesaret ederiz ve alay edilme korkumuzdan kurtuluruz.

Her şey bir hayal, bir vizyon veya bir fikir ile başlar. Kendine inanan insanlar ile inanmayan insanlar arasındaki fark ise kendine inanan insanların güçlerinin ötesine adım atabilmeleridir. Tam da bu noktada mucizeler ortaya çıkar ve onlar hiç kimsenin ulaşamadığı yerlere ulaşabilirler.

 

“Sihir kendine inanmaktır. Kendine inanabilirsen her şeyi yapabilmen mümkündür.”

– Johann Wolfgang von Goethe

Harekete geçin

Hepimiz kendi hayatlarımızın orkestra şefiyiz. Birçok farklı şekilde davranabilir ve içinde bulunduğumuz şartları etki altında bırakabiliriz ve tüm bu durumlar içerisindeki davranış şeklimiz belirli bir sonuca ulaştırır bizi.

Dolayısıyla harekete geçmek üzereyken nasıl bir ruh halinde olduğumuzu bilmemiz önemlidir. Sevgiyle, şevkatle ve anlayışlı bir biçimde hareket ediyorsak eylemlerimiz her zaman büyülü, zarif ve güçlü olur. Ayrıca çoğunluğun iyiliğine hizmet eder. Sevgiyle hareket ettiğimizde sadece biz iyi hissetmeyiz, diğer insanlara da sevgiyle hareket etmeleri konusunda ilham veririz. Sevgi her zaman daha fazla sevgi çeker ve bu herhangi bir eylemin kendi başına ortaya çıkardığı somut sonuçların ötesine geçer.

Fakat eylemlerimiz egonuzdan kaynaklanıyorsa, temelinde güvensizlik, korku, şüphe veya eleştiri varsa biz de aynılarını kendimize çekeriz. Aynı tip insanlar ve durumları devamlı kendimize çekeriz: onlar da bize aynı şablonlarla bağlanırlar.

Şimdi bunu değiştirmenin vakti geldi. Korkmayın. Sihir her döndüğünüz virajda sizi karşılayacak ve en güzeli de bunu siz de yaratabilecek olmanız. Hatta, hayatınıza sihir katma sanatı için ihtiyaç duyacağınız malzemelerin büyük bir çoğunluğundan bahsettik bile, şimdi onu kendinize çekmek sizin ellerinizde.

“Her ne yapabilir ya da hayal edebilirsen, başla! Cesaretin içinde deha, güç ve sihir vardır.”

– Johann Wolfgang von Goethe

 
çevrenizdeki sihiri farkedin

Küçük şeylerdeki sihir ortaya çıkıyor

Çevrenizdeki birçok şeyde sihir var, yanıbaşınızdaki küçük şeylerde. Bu bir gün batımı olabilir, yıldızlı gökyüzü, bir çocuğun gülümsemesi, cıvıldayan kuşlar, yüzünüze değen meltem veya hayatı yenileyip besleyen yağmur olabilir.

Sihir bir fantezi ürünü değildir. Çevrenizdeki her şeydeki sihri görmek demek hayatınızdaki tüm mucizeleri fark etmeniz ve onlara şükretmeniz anlamına gelir. Bu yüzden, sihri bulup kendinize çekmek için size her kalp atışınızla bahşedilmiş olan muhteşemliğe, yani hayata şükretmeye başlamanız gerekiyor. Çünkü bahsettiğimiz sihrin büyük bir kısmı sadece ilham, kuvvet ve enerjiden oluşuyor.

“Sihre inanmayanlar, onu asla bulamayacaktır.”

– Roald Dahl