Farklı Olmak Suçsa, Cezamı Çekmeye Razıyım

31 Aralık, 2017

Kendiniz olma, farklı ve özgün olma özgürlüğü kötü bir şey olmamalı. Bir partnerle ya da yalnız mutlu olmak, güçlü bir karaktere sahip olmak ve sağlıklı dozda çılgınlıktan zevk almak, eleştirilmemelidir. Bu yüzden diyorum ki farklı olmak suçsa, cezamı seve seve çekerim.

Hayatla yüzleşmek için duvarlarınızı yıkmanız gerektiği söylenir. Peki, korkularınızı ve güvensizliklerinizi çoktan aştıysanız ve sizi kafeslemeye çalışanlar başkalarıysa ne olacak? Bu durumda da işler çok farklı değil. Özgür ve özgün olmanızı sağlayan iç büyüme, çevrenizdeki engellere dayanabilmeniz için psikolojik ve duygusal bakımdan güçlü olmanızı içerir.

Paris’teki Necker-Enfants Malades Hastanesinde çalışan doktor ve psikiyatrist Yves Pélicer,  psikiyatri konusunda yazdığı eğitici ve anlaması kolay kitaplarıyla tanınmakta. Yaklaşımı daima aynı prensibi savunmaktadır: psikoloji, eşsiz ve farklı olmanın onurunu bize geri vermelidir. Kendimize ve başkalarına gerçekten olmak istediğimiz kişi olma özgürlüğünü tanıdığımızda mutluluğa ulaşabiliriz ancak.

Ama sürekli olarak herkes gibi olmaya zorlandığımız bir dünyada farklı olmak, elbette kişisel bir güçlüktür.

bakan gözler

Kendiniz olma dediğimiz karmaşık yolculuk

Çoğu psikolojik yaklaşım, kendiniz olmanın değerini ve gerekliliğini öğretir. Ne var ki bu fikri biraz akort etmek gereklidir. ”Kendiniz olmak”, geçici ya da koşulsal özellikleri içermez. Mesela, partnerim beni bırakırsa bu, sevilmeyi hak etmeyen biri olduğum anlamına gelmez. İşsiz olmam, benim değersiz olduğum anlamına gelmez.

Kendinizi kabul etmek, bu tesadüfi olaylarla hiç ilgili değildir. Başkalarının söylediklerini, düşündüğünü veya sizden beklediklerini kabullenmek anlamına da gelmez. Kendiniz olmak, kimlik ve özünüzden güzel bir ağ örüp kendiniz her gün o ağla sarmak demektir. Ayrıca her zayıf ve güçlü yanınıza sadık olmayı ve bu yolda ilerlerken sürekli olarak gelişmeye çalışmayı içerir.

Fakat kendinizi yapılandırma ve entegre etme şeklindeki bu süreç, biraz oturup tek bir hedefe zaman ayırmayı içerir: gerçekten kim olduğunuzu öğrenmek. Bu sadece klasik bir felsefe sorusundan ibaret değildir. Ardından hayati bir yön de vardır.

Kim olduğunuzu bilmek, yaşadığınız hayatın kimliğinizle uyum içinde olup olmadığını keşfetmeyi içerir. Eğer pozitif ve amansız bir hayalperest isem hayallerime çamur atmaktan başka bir şey yapmayan biriyle olamam.

Bazen gerçekten kim olduğunuzun farkına vardığınızda, çevrenizdeki hiçbir şeyin gerçek benliğinizle uyumlu olmadığını fark edersiniz …

aynaya girmek

Farklı, kusurlu, özgür ve mutlu olun

Bütün kadınlardan aynı olmalarını bekleyen bir toplumda farklı olmak, kolay bir şey değildir. Bunu en başından söyledik. Hepimizin iyi bildiği ataerkilliği göz ardı etsek bile pek çok modern ortamda farklı gerçeklikler yaşanmakta.

Günümüzde kadınlar hayatın tüm alanlarında herkese uygun beden şartına uymak zorundadır: mükemmellik. Her kadından işinde başarılı olması, diğer yandan zamanı geldiğinde anne olması beklenir. Ama herhangi bir anne değil; işini, ev işini, partnerini, ailesini ve arkadaşlarını dengeleyebilen ve bütün bunları yaparken mükemmel bir vücut formuna sahip süper anne olmalı.  

Ama unutmayın ki aynı zamanda daha 5 yaşına gelmeden okuyup yazabilen mükemmel çocuklar da yetiştirebilmelidir.

mavi suluboya kız

Evet, bütün bunlar güzel şeyler ve bunu başarabilen kadınlar da var. Ama bu aşırı talepkar zorunluluklar listesinin ardında her kadının aynı olması gerektiği fikri yatıyor. Partneri olmayan bir kadın hâlâ yargılanmakta. Balık etli olmaktan memnun bir kadın, tembelliği ve kendine bakmadığı öne sürülerek eleştiriliyor. İşinde başarılı olan ve anne olmak istemeyen bir kadın, tuhaf olarak görülüyor. Ama anneyse ve başkalarının yanında bebeğini emzirirse yine kınanmaktadır.

Gerçekte ise farklı olmak, normal olma cesaretine sahip olmaktır çünkü normal olmak demek, her eylem ve kararınızda kendiniz olmaktır. Asla normal olmayan ise çerçevelere, klişelere ve hayatınızı kontrol etme hevesiyle başkalarının oluşturduğu beklenti ve basma kalıp düşüncelere kapılıp gitmektir.

Sahte bir mükemmellik arzusuyla yanıp tutuşan bir dünyada kusurlarınızla mutlu olmak, yapabileceğiniz en sağlıklı şeydir. Çünkü her gün kendiniz olma özgürlüğünü korkusuzca yaşamaktan, karşınıza çıkıp elinizi kolunuzu bağlamaya çalışan her zinciri kırmaktan daha güzel bir şey yoktur.