‘Evet, Yapabilirim’ Nesli

· Haziran 1, 2018

İnsanlar “umurumda değil” nesli hakkında konuşuyor. Böyle huzurlu bir zaman içerisinde yaşadıkları için, okula, işine ya da geleceğine önem vermeyen sanki bu günlerin hiç bitmeyeceğini düşünen gençlerdir bunlar. Evlerinin yakınındaki inşaatta çalışmak daha iyi para kazandırdığı için lise terk olan bu gençler, o işin elbet bir gün bitebileceğini hesaba katmıyorlar.

İş dünyasının o şaşalı açık kolları aniden kapandı ve bu çocuklar, sahip oldukları mesleklerinin bir önemi olmaksızın, tamamen alışkanlıktan, okullarına geri döndüler. Çalışmaya devam etmek isteyip istemediklerinin bir önemli yok. İşsiz, güçsüz ve tecrübesiz, iş dünyasına sunacakları bir artı kalmamıştı artık.

gençlerin kafasında soru işareti var

Çok fazla fırsatı olmayan bir nesil

Bu durum, kısmen tarihte en iyi şekilde hazırlanmış neslin başına gelen hadisedir. Ve her ne kadar çelişkili görünse de, en kötü akademik performansa sahip olan da yine bu nesildir.

Hayallerindeki şirketlerde çalışmak için önlerine konulan engelleri ve gereklilikleri şok edici bir şekilde, tamamıyla kabul eden bir genç neslimiz var artık. Bu yüzden, beş dil konuşan ve C ++ programlarına hakim barmenler veya kuantum fiziğinde master yapmış depocular ortaya çıkmaya başladı.

Ayrıca stajyer olarak adlandırılan ve işletmelerin hayatta kalmasına yardımcı olan yeni bir çeşit ‘çıraklarımız’ da var. Nitelikli, motivasyonlu ve düşük ücrete tabi olan bu gençler, çoğu zaman staj yaptıkları işletmeler için bir sübvansiyon ve prestij anlamına geliyor. Çalıştıklarını söyleyemeyiz, çünkü aksi olursa, bunları gerekli mercilere şikayet etmek zorunda kalırız, değil mi?

Tabi ki, istisnalar da var. Genellemelerde, bunlar her zaman dışarıda bırakılır. Ancak, bir gencin eğitim dönemi bittikten sonra, kendisini bekleyen ciddi, geleceği olan ve adil bir iş teklifi istisnası keşke daha çok karşımıza çıksaydı.

Keşke işletmelerin köle gibi çalıştırdıkları stajyerlerin ve çırakların, kendilerinin geleceği olduğunu ve onlara yatırım yapılması gerektiğini anlayan daha çok işveren olsaydı. Ama, ahlaklı bir insan ve çok çalışkan olursak, binlerce olasılığın olduğu bir dünyanın kapılarının açılacağı  söylendi bizlere hep.

Biz de haliyle buna inandık, ama daha sonradan bunun gerçek olmadığını anladık. Sözüm ona fırsatlar, işverenlerin arkadaşlarına ait olduğu için, zamanını eş, dost ve akraba edinmek ile harcayan herkes, başarıya yer ayırtacaktır.

suda açan çiçek

Bu nesil için umut

Bence bu genç nesil, iyi fırsatları hak ediyor. Hak ediyorlar çünkü hayat denen bu oyunun zor kurallarını kabul ediyorlar.

Çünkü, genel olarak, ortada pek çok fırsat olmadığını bilseler de, yine de onları aramaktan geri durmuyorlar. Çünkü bu gençler, kendilerinden önce gelen nesli, umutlarını yitirdikleri için sert bir şekilde yargılamadılar ya da suçlamadılar.

Bahsettiğimiz nesil, eğitimli ve son derece enerjik bir yapıya sahiptir. Sabah akşam demeden işlerine giderken, arada Master yapmayı da unutmayacaklardır. Tarihte diğerlerinden daha fazla teknolojiye erişimi olan bir nesilden bahsediyoruz. Bu nesil, bir aile kurmak için düzenli bir hayatının olması gerektiği fikri ile büyümüş olsa da, bu artık çok kolay bir iş değildir.

İşte bu nedenle, bu genç nesilde çok fazla kusur bulsak bile, bir işe yaramadıklarını ya da iş aramadıklarını söyleyemeyiz. Onlar için daha fazla umudun olduğu bir şehre taşınmak için zamanlarından, arkadaşlıklarından ve hatta ilişkilerinden feragat etmediklerini söylemek, onlara haksızlık olur.

Geçmişte birçok şey daha iyi olabilirdi, ancak geçmişte kalmak, gerçekliğin sadece bir parçasını görmek anlamına geliyor. Ve bunu, bugün hepimizin yaşamak zorunda olması hiç de adil değil.