En Az Çaba Yasası ile Stresle Başa Çıkın

Kasım 9, 2019
Stresle başa çıkmak için kullanılan en az çaba yasası, bize bazen azın karar, çoğun zarar olduğunu hatırlatır. Gerçekliği akışına bırakın, enerjinizi koruyun ve dikkatinizi gerçekten önemli olan şeylere odaklayın.

Stresle başa çıkmak için kullanılan en az çaba yasası son derece kullanışlı olabilir. Bu yasa, Deepak Chopra’nın kitabı Başarının 7 Spiritüel Yasası‘nda bahsedilen son derece basit bir kaynaktır. Chopra’nın yaklaşımına göre, insanlar enerjilerini korumalarına, sakin yaşamalarına ve kendileriyle iletişime geçmelerine izin veren bir hayat yolu izlemelidir.

“En az çaba yasası” birkaç başka fikir ile ilgili düşünmenize yol açabilir. Hayatta ilerlemek için sadece elzem olan şeyleri yapan insanlar ile ilgili düşünebilirsiniz. Ama, bugün hakkında konuşacağımız bu fikrin sadece gereken şeyleri yapmakla hiçbir alakası yoktur.

Bugün bir göz atacağımız bu yaklaşım, spiritüelite ile ilgili olsa da, psikoloji ile de yakından ilgilidir. En az çaba yasası insanların gerçekten önemli olan şeylere odaklanmasına, önceliklerini doğru şekilde sıralamasına, işe yaramaz alışkanlıklardan kurtulmasına ve ana odaklanmasına yardımcı olur.

“Hareketin ve aktivitenin ortasında nereye giderseniz gidin, sakinliğinizi kendi içinizde taşıyın. O zaman, etrafınızdaki kaotik hareketlilik yaratıcılık rezervlerinize, potansiyelinizin tarlalarına ulaşmanızı asla gölgelemeyecektir.”

– Deepak Chopra

Bir lotus çiçeği.

En Az Çaba Yasası ile Stresle Başa Çıkmanın Anahtar Noktaları

Deepak Chopra’ya göre başarının yedi spiritüel yasasının içerisinde en az çaba yasası dördüncüdür. Bu yasanın size stresinizle başa çıkmanız konusunda nasıl yardım edeceğini anlayabilmek için şunu düşünmek işe yarayabilir: dünyanın doğal halini gözünüzde canlandırın, dünyada olan her şey herhangi bir gözle görülebilir çaba olmaksızın gerçekleşiyor gibi durur, sanki bir dinginlik tarafından yönetiliyormuş gibi.

Her şey spontanedir, tek artık acı çekmektir. Rüzgar dökülmüş yaprakları hareket ettirir, çiçekler tomurcuklanır, nehir kayaların arasından akar ve farklı kollara ayrılır. Doğa dengededir, kendi ritmi ve döngüsünde hareket eden bir dünyadır. Ancak insanlar çoğunlukla bir rutinde takılıp kalır ve kısıtlayıcı fikirlerde hapsolur. Kendinizi, sizi acı çekmeye götüren bir endişelenme rutinine adayarak kendi kişisel hapishanenizi oluşturursunuz.

Zorlamayın, Kendinizi Akışa Bırakın

Kendinizi akışa bırakmak kaybolmak anlamına gelmez. Stresle başa çıkmak için kullanılan en az çaba yasası şunları yapmanızı önerir:

  • Hayatınıza hiçbir şey katmayan amaçlar ve insanlara çok fazla enerji ve çaba harcıyor olabilirsiniz. Hatta, bu şeyler sizi iyi hissettirmek yerine endişelendiriyor bile olabilir. Zamanınıza ve çabanıza değen şeyler üzerinde çalışmayı deneyin.
  • Ayrıca, bazen sadece sizi yoran şeyleri hayatınıza sokmaya takıntılı hale de gelebilirsiniz. Örneğin, diyelim ki işinizde bir terfi almak ya da daha fazla sevilen biri olmak için çok fazla uğraşıyorsunuz. Sizin için doğru olmayan hedeflere zaman, motivasyon ve hatta sağlığınızı bile adıyorsunuz ve bu da sizin daha da endişelenmenize yol açıyor. Uzun vadede sizi mutlu edecek hedefler belirlemeye çalışın.

Gerçekliğiniz nasıl görünüyor olursa olsun, en iyi seçeneğiniz kendinizi akışa bırakmak. Hatta, bu fikri Mihaly Csikszentmihalvi’nin eseri Akış: Mutluluk Bilimi ile daha iyi anlayabilirsiniz.

Temelde, önemli olan herhangi bir şeyi hayatınıza dahil etmek için zorlamamaktır. Acı çekmenize sebep olan şeyleri bir kenara koyun ve ilham alabileceğiniz şeyler arayın, etrafınızdaki şeylerin farkında olun, kendinizle iletişime geçin ve enerjinizi yaratıcılığın başka bir türüne adayın: iyi hissetmenize ve memnun olmanıza yardımcı olan yaratıcılık.

Yeşil bir tarlanın ortasında duran bir adam.

Kabullenmek: En Az Çaba Yasasının Temel İlkelerinden Biri

En az çaba yasası ile stresle başa çıkmanın ikinci önemli noktası kabullenmektir. Baskı, endişe, gerginlik ve anksiyeteyi azaltmanın bir yolu değiştiremeyeceğiniz şeyleri kabul etmektir. Günlük yaşamınızda sayısız gerçekliğin bir parçası olursunuz: gerçekler, dinamikler, ve anlaşamadığınız, ya da fikrine katılmadığınız insanlar.

Her şeyin sizin kontrolünüzde olamayacağını var sayın ve daha iyi yapmış olabileceğiniz projelerin hep olacağının, dengenizin hep daha stabil olabileceğinin farkında olun. Eğer bir adım atarsanız, huzuru bulacaksınız.

Ancak, her zaman hatırlayın ki kabullenmek ile pes etmek aynı şey değildir. Kabullenmek, sizin gerçekliğinizden farklı gerçekliklerin var olduğunu gerçekten anlamakla ilgilidir. Dolayısıyla, gerçekleri kabul etmek ve kendinize yatırım yapmaya devam etmek en iyisidir. Eylemleriniz, değerleriniz, arzularınız ve amaçlarınız arasındaki uyumsuzlukla beraber yaşamayı öğrenin.

Kendi Hayatınızın Tek Sorumlusu Sizsiniz

Olayları oldukları gibi kabul etmeyi öğrendikçe yeni bir şeyin farkına varacaksınız: kendi hayatınızın tek sorumlusu sizsiniz. İnsanların kendi yollarını, nasıl davranacaklarını ve düşüneceklerini seçmekte özgür olduğunu bir kere anladığınızda, sizin de bu güce sahip olduğunuzu anlayacaksınız. Ancak, bu büyük bir sorumluluk gerektiren bir güçtür.

Hayatınızı istediğiniz gibi yaşamakta tamamen özgürsünüz. Kendinizi sizi tanımlamayan,hoşunuza gitmeyen ya da size acı çektiren şeylerden uzaklaştırmakta tamamen özgürsünüz. Ancak, bu süreçte aldığınız her karardan da sorumlusunuz.

Doğrusu şu ki, şikayet etmek veya size olanlar için başkalarını sorumlu yapmak artık geçerli stratejiler değil, çünkü kendi kaderinizi sadece siz belirleyebilirsiniz. Bunu düşünün. Stresinizle başa çıkmak için her gün en az çaba yasasını kullanın.

  • Chopra, Deepak (1994) Las siete leyes espirituales del éxito. Edaf
  • Csikszentmihalyi, Mihaly (2011) Fluir (Flow): Una psicología de la felicidad. Kairós