Eleştirileriniz Sınırlarınızın Bir Aynasıdır

· Eylül 16, 2018

Yolculuğunuz boyunca karşılaştığınız sınırlamalar ve zincirler genellikle kendinden empoze edilir. Bunun sizi hayal kırıklığına uğratması ve bu zorlu gerçekliği kabul etmek istemiyor olmanız, başkalarını eleştirme şeklinde ortaya çıkabilir.

Ama neden kendinizi yavaşlatmak istiyorsunuz? Bunun sebebi korku; özellikle de sıkı sıkıya sarıldığınızdan inançlardan kaynaklanan ya da hiç istemediğiniz ve nasıl sorgulanacağınızı bilmediğiniz şeylerden kaynaklanan korku. Ve yine de bütün bunlar hayatınızı etkileyerek sorunlara yol açıyor. İçinizdeki tüm bu problemlere çözüm bulabilirsiniz. Birisini her eleştirdiğinizde, kendinize şu soruyu sorun: Onlarda gördüğüm şey, acaba kendimde de gördüğüm şey mi?

İki keşişin hikâyesi

İki keşişin sözlerini inceleyerek kendimize verdiğimiz sınırlamalar üzerine biraz düşünelim. Bu hikayenin verdiği çok derin bir ders var. Diğer insanlara dair eleştirilerinizi yeni bir ışıkta görmenize yardımcı olacaktır.

“Uzun bir yolculuğun ardından manastırlarına dönen iki Zen rahibi Tanzan ve Ekido vardı. Bir gün önce yağmur yağmıştı ve yol çamurla doluydu. Küçük bir köyden geçtiklerinde, altın bir kimono giymiş zarif, genç bir kadınla karşılaştılar.

Genç kadının yoluna devam etmek için kocaman bir göletten geçmesi gerekiyordu. Bu engelle ilgili ne yapacağını bilmiyordu, çünkü ıslaklığın kimonoyu mahvedeceğini ve annesinin onu sert bir şekilde cezalandıracağını düşünmüştü. Tanzan, bir an bile tereddüt etmeden genç kadına yaklaştı ve yardım teklif etti. Onu sırtında göletin diğer tarafına taşıdı. Sonra bu iki keşiş yollarına devam etti.

Manastıra vardıklarında, yolculuğun geri kalanında rahatsız görünen Ekido, eşlilçisine şu soruyu sordu:

“O genç kadını neden sırtında taşıdın? Ettiğimiz yeminler buna izin vermiyor, biliyorsun!

Tanzan üzülmedi, ama seyahat arkadaşına baktı ve bir gülümseme ile cevap verdi:

“Ben o genç kadını taşımayı saatler önce bıraktım, ama sen onu hala sırtında taşıyorsun.”

“Sınırlarınız için tartışırsanız, onlara dönüşürsünüz.”

– Richard Bach

sırtında kadıjnı taşıyan keşiş

Tanzan iyi bir şey yapmış olsa da, arkadaşı görev duygusu ve diğer insanların onlara söyledikleri şeylerden dolayı ezildi. Birkaç saat geçene kadar hiçbir şey söylememişti.

Bu, düşüncelere saplantılı kalmak hakkında size bilgi veren bir hikaye. Bunlar, aklınızdan geçen ama sizin için üretken bir şey yapmayan düşüncelerdir. Ekido’nun eleştirileri, aklında sahip olduğu bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Muhtemelen hemen yapmayı düşündüğü şey konusunda kendini sınırlamıştı: genç kadına yardım etmek.

Sınırlamalardan kurtulmak için harika dersler

Hiç kimseyi doğru şekilde giyinmediği için eleştirdiniz mi? Sonra bir parçanız onları eleştirmek istemedi çünkü kendi giydiğiniz kıyafetlerle rahat hissetmediniz. Bazen eleştirilerimizin kendimize verdiğimiz bir sınırlamayı yansıttığının farkında olmayız. Kurallar ne olursa olsun, ya da “kabul edilebilir” şeyler ne olursa olsun, her zaman son sözü söylemek isteriz.

Sınırlarınızdan kurtulmak ve eleştirilerinizi kendinizde her zaman tespit edemeyeceğiniz şeyleri görmenin bir yolu olarak anlamaya başlamak için, şimdiki zamanı düşünmek önemlidir. Bir şey yapmak ya da belirli bir şekilde hareket etmek istiyorsanız, bunun başka insanlar için iyi olup olmayacağını düşünmeyin. Kendinizden şüphe etmeyin.
hayal dünyası

Olumlu düşünün ve böylece Tanzan’ınki gibi bir duruma düşmezsiniz. Çünkü kendi sınırlamalarınıza kulak verirseniz, kendinizi baskı altında bırakırsınız. Bu, benzer durumlar olduğunda size daha fazla ağırlık vermeye başlar.

İnançlarınızı sorgulamayı öğrenmek de önemlidir. Mesele, onları kelimesi kelimesine takip ettiğinizde sizi daha iyi bir insan yaptıklarını düşünmenizdir. Ancak eylemlerin ağırlığı daha fazladır. Çok katı inançlara sahip olmak, özgürce ve şu anda hareket etmenizi engelleyecektir. Kendinize engeller yaratacak, kendinizi sınırlayacak ve hiç iyi hissetmeyeceksiniz.

Kendinize şu soruları sormayı bırakın: “Yapmalı mıyım yoksa yapabilir miyim?”

Şu soruyu sormaya başlayın: “Bunu yapmak ister miyim?”

kırmızı saçlı kadın

Eleştiriler aslında kötü değildir

İnançlarınız onları sorgulamanız için var. Eleştiriler, aşina olmadığınız bazı özelliklerinizi diğer insanlar aracılığıyla görmenize yardımcı olmak için orada. Bütün bunlar kabul etmek istemediğiniz şeyleri inkar etmek için bir fırsat değil, öğrenmek ve büyümek için bir fırsattır. Hepimizin sınırlamaları var, ama çoğunu kendi kendimize yaratıyoruz. O anda istediğimiz gibi hareket etmek yerine, düşüncelerimize sıkışıp kalıyoruz.