Eko Kişilik Bozukluğu: Kırık Benlik Saygısı

· Şubat 7, 2019
Eko kişilik bozukluğu olan insanlar hayatlarındaki narsist bir figürden etkilenir. Kendi ihtiyaçlarını ihmal eder ve bunun yerine başkalarının duygusal ihtiyaçlarını beslemeye odaklanırlar.

Eko kişilik bozukluğu, Yunan mitolojisindeki Narkissos ve Eko’nun hikayesinden esinlenerek adlandırılmıştır. Eko, Hera tarafından, duyduğu her konuşmanın son sözlerini tekrarlamak zorunda bırakılarak cezalandırılan bir orman perisidir. Bu günlerde, bu mitolojik figür, kendilerini duyurmak için her gün mücadele eden insanları temsil eder. Birçok vakada, hastaların işini daha da zorlaştıran şey ise çok yakınlarında narsist birilerinin olmasıdır.

Psikolojideki en yeni terimlerden bir tanesi de ekoizmdir. Kelimenin kökü size işitme veya işitsel sorunlarla ilgili bir şeyleri çağrıştırabilir. Ancak, bu terim, yukarıda da belirttiğimiz gibi, Narkissos adında güzel bir oğlan çobana aşık olan Helicon Dağlı bir orman perisinden gelir.

Bu terim ilk kez Harvard Tıp Fakültesinde psikoloji profesörü olan Dr. Craig Malkin tarafından Narsisizmi Yeniden Düşünmek: Narsistleri Tanıma ve Onlarla Başa Çıkmanın Sırrı isimli kitabında kullanılmıştır. Bu kitap yayınlandıktan sonra, hem bilim dünyası hem de halkın geri kalanı bu yeni kişilik özelliğine büyük ilgi gösterdi.

Ekoizm, başkalarına güçlü bir şekilde bağımlı olan ve genellikle narsistlerle sağlıksız ilişkiler kuran insanları tanımlar. Bunlari dikkatleri üzerine çekmekten rahatsız olan, sevecen ve duygusal açıdan hassas insanlardır. İhtiyaçlarını ifade etmekten korkarlar. Eko kişilik bozukluğu olan insanlar, başkalarının ihtiyaçlarına ve arzularına öncelik verir. Yakın sosyal çevrelerindeki bir narsistin baskısı nedeniyle pasif ve daha az atılgan olma eğilimi gösterirler.
eko heykeli

Eko kişilik bozukluğu: kökeni ve özellikleri

Önümüzdeki yıllarda, muhtemelen bu terimi daha fazla duyacaksınız. İnsanlar, narsisizmin, özellikle bugünün toplumunda nasıl mevcut olduğuna dair soruları nedeniyle eko kişilik bozukluğuyla ilgileniyor. Aslında, Almanya Ruhr-Universitesi Bochum’daki araştırmacılar tarafından yayınlanan, Bilim Halk kütüphanesindeki çalışmalar, Facebook ve benzeri sosyal ağların bu tür bozuklukları daha da yaygın hale getirdiğini gösteriyor.

Sonuç olarak, narsistlerin günlük hayatlarını etkilediğini düşünen birçok insan var. Hayatlarında bir narsistin varlığı, bireylerin kimliklerini ve her şeyden önce benlik saygılarını sınırlar. Öte yandan, Eko’nun hikayesine daha yakından bakarsanız, benzersiz bir şeyin farkına varırsınız. Eko en iddialı ve en zeki konuşmacılardan bir tanesidir. İnanılmaz zekası sayesinde ne zaman konuşsa herkes onun büyüsüne kapılmıştır.

Eko’nun bu yeteneği, Zeus’un onu, başka kadınlarla birlikte olmak için gizlice uzaklaştığı zamanlarda Hera’yı oyalaması için kullanmasına yol açmıştır. Hera bunu öğrendiği zaman, Eko’yu, sesini ondan alarak cezalandırır. Artık yapabildiği tek şey, diğer insanların konuşmalarının son sözlerini tekrarlamaktır. Eko’nun işkencesi ise Narkissos’a aşık olup, Narkissos laneti nedeniyle onunla dalga geçtiğinde katlanılamaz hale gelir.

Bu noktada, Eko, derin bir umutsuzluk ve kederin içine düşmüştür. Reddedilmek ve bütün bu aşağılamalar onun için, sesini kaybetmekten çok daha acı vericidir. Ekoizm, temel olarak bu fikri somutlaştırır. Önceleri çok yetenekli, güçlü ve esprili bir insan olabilirsiniz. Bununla birlikte, en basit haliyle bile bir narsistin varlığı sizi tamamen sıfıra indirgeme gücüne sahiptir. Siz de uzaklarda saklanır ve aradığınız sığınağı Eko gibi Helikon dağının o karanlık mağarasında bulursunuz.
Eko kişilik bozukluğu

Eko kişilik bozukluğu olan bireyler hangi özelliklere sahiptir?

Eko Kişilik Bozukluğu (EKB), sadece düşük benlik saygısı veya bağımlılık anlamına gelmez. Durum bundan biraz daha karmaşıktır.

  • Eko kişilik bozukluğu olan insanlar duygusal açıdan çok hassastır.
  • Başkalarını nasıl dinleyeceklerini bilir ve oldukça empatiktirler. Bununla birlikte, kendi ihtiyaçlarını başkalarıyla paylaşmak söz konusu olduğunda ne kendilerinden emin ne de kendilerini rahat hissederler.
  • EKB hastaları, kendilerine hak ettikleri değeri vermez ve kendi başarılarını çok nadir takdir ederler.
  • İnisiyatif almazlar çünkü başkalarını rahatsız etmek istemezler. EKB’li insanlar, bir başkası için sorun yaratacağına dair en ufak bir kuşkuları varsa karşılarına çıkan projeleri geri çevirirler.
  • EKB’li hastalar genellikle narsist ebeveynlere sahiptir. Bir veya her iki ebeveyn de bireyin duygusal ve kişisel ihtiyaçlarını ihmal etmiştir (veya aktif olarak reddetmiştir).
  • EKB’li bireylerin, problemlerinin farkında olduklarını ve anladıklarını belirtmek gerekir. Çok sayıda iç çatışmaları vardır. Kendilerini duyurmaya, sınırları belirlemeye, ihtiyaçlarını netleştirmeye çalışırlar. Bununla birlikte, hedeflerine her zaman ulaşamazlar ve bu da sürekli bir iç çatışmaya yol açar.
  • Aynı zamanda, ekoistlerin genellikle narsistlerle duygusal ilişkileri vardır. Bu kişilik türleri birbirlerinden beslenir. Ancak, her iki taraf da söz konusu ilişkiden memnun değildir.
eko kişilik bozukluğu olan bir kadın

Bu bozukluk psikolojik bir rahatsızlık mıdır?

EKB tam olarak psikolojik bir problem değildir. Ekoizm, birtakım talihsiz hayatta kalma mekanizmalarından ortaya çıkan bir özelliktir.

EKB, çocukluk döneminde güvensiz bir bağa sahip olmaya kadar uzanır. Çocuğun hayatındaki narsist, esasen, tüm duygusal ihtiyaçlarını bastırmıştır. Çocuk, azar azar, bir sese sahip olmamayı, sessizlik içinde yaşamayı ve kimseyi rahatsız etmemeyi öğrenmiştir. Başka narsistlerin de kullandığı ve manipüle ettiği bir figür haline gelmiştir.

Herkes kendi kişisel mağarasından çıkabilir. Eko, örneğin, intikam almak için Nemesis’i kullanmıştır. Ancak, sizin böyle aşırıya kaçmanıza gerek yoktur. Sonuçta, Narkissos’u cezalandırmak Eko’ya eski konuşkanlığını geri kazandırmamıştır.

Yapmanız gereken tek şey benlik saygınız üzerinde çalışmaktır. Görülmeyi, bir sese sahip olmayı, ihtiyaçlarınızı ifade etmeyi ve diğerlerinin sevgisini hak ettiğinizi anlamanız gerek. Arada sırada Narkissos’un kitabından bir sayfa açmak ve kendinize ne kadar değerli olduğunuzu hatırlatmak için oradaki yansımanıza bakmak kötü bir fikir değildir.