Duygusal Özgürlük İçin Bağları Koparmak

Aralık 17, 2016

“Bağları koparmak” size ne ifade ediyor? Bir zayıflık belirtisi, hatta duygusal bencilliği çağrıştırıyor mu? Öyleyse, gerçeklikten hiç bu kadar uzakta olamazdınız. Bağları koparmak ifadesi, kişisel gelişim bağlamında anlaşıldığında, hepimizin geliştirerek fayda sağlayabileceği büyük bir içsel güce işaret eder.

Bağları koparmayı gerçekleştirmek, bizim için önemli olan her şeyden kopmak anlamına gelmez. Bu, ilişki bağlarını koparmak ya da çevremizdeki kişilerle ilişkilerimizi sonlandırmak değildir. Bağları koparmak, basitçe, nasıl seveceğimizi, takdir edeceğimizi, daha dengeli ve sağlıklı bir bakış açısıyla nasıl her şeyle ilgileneceğimizi, aynı zamanda bize ayak bağı olan aşırılıklardan nasıl kurtulacağımızı ifade eder.

Duygusal özgürlük, kendimize ihtiyaçlarımıza göre daha dürüst yaşama seçeneğini sunmak, bir amaç için bilinçli büyüme ve ilerleme fırsatı vermektir. Kimseyi incitmeden yaşamak, kimsenin de bizi parmaklıklar ardına koymaması; aşk, çocuklar, hatta anne sevgisi zincirleriyle bile bağlanmadan yaşamak demektir.

Bağları koparmayı nasıl sağlıklı bir şekilde başarabiliriz?

1. Kendi sorumluluklarınızı üstlenin

Kimsenin sizin için nefes alamayacağı, utancınızı taşımak, acınızı yaşamak için kimsenin gönüllü olmayacağı gibi, yolunuzdaki her taşı kaldıracak biri de yoktur. Siz, tek başınıza kendi hayat hikayenizin ve attığınız her adımın yazarısınız.

Eldeki kelebek

Öyleyse bağları koparmayı hayata geçirirken akılda tutulacak ilk kural, kendinizden tamamen sorumlu olduğunuzun bilincinde olmaktır.

Mutluluğunuzun başka birine bağlı olmasına izin vermeyin. Bu hayatta mutlu olmak için, sizi seven bir partner bulmanın ya da daima ailenizden onay almanın şart olduğunu düşünmeyin.

Mutluluk ve tatmininizin barometresi, sizi destekleyen kişileri gösteriyorsa, sıkıntıdan başka bir şey bulamayacaksınız. Başkaları bütün ihtiyaçlarınızı karşılamada çok nadiren başarılı olabilirler.

Kendi mutluluğunuzu kendiniz yeşertin, sorumlu ve olgun hissedin, kararlarınızın ve doğuracakları sonuçların bilincinde olun, seçiminizi kendiniz yapın ve asla mutluluğunuzun tamamen başkasının kalbine bağlı olmasına izin vermeyin.

2. Bugünde yaşayın, gerçekliği kabul edin ve onunla uzlaşın

Bu hayatta hiçbir şey sonsuz değildir, kalıcı değildir, her şey akar gider ve yolunu bulur ve doğal seyrini takip eder, bazen kabul etmekte zorlansak bile… İnsanlar hep geçmişte olanlara odaklanırlar ve bu da bir şekilde bugünümüzü etkileyen ağır bir yük haline gelir.

Aşamadığımız o aile içi anlaşmazlık, o travma, o kayıp, o duygusal çöküş ya da o hayal kırıklığı… Bütün bu zincirler bizi aşağı çeker, ayağımıza dolaşır ve ruhumuzu hapseder.

Bu geçmişe odaklanma, zehirli ve özgürlüğe ilerleyişimizi, potansiyelimize ulaşmamızı engelleyen çok sağlıksız bir bağdır.

Zor bile olsa kabullenin, affetmeyi öğrenin. Bu, size daha özgür hissettirecek ve önemli gerçeklere odaklanmanıza yardımcı olacaktır. “Burada ve şimdi“, gerçek fırsatlara ulaşabileceğiniz yerde, bugünde… Neyi bekliyorsunuz?

Dağın tepesinde dikilmek

3. Kendinizin ve başkalarının özgürlüklerini kucaklayın

Özgürlüğü kabullenmek, hayattan tat almanın, onu bütün enginliğiyle anlamanın en dolu, tam ve sağlıklı yoludur.

Fakat bu diğer insanlarla bağ kurmaktan kaçınmak anlamına gelmez, çünkü bu da kişisel gelişimimizin bir parçasını oluşturur. Nasıl seveceğimizi ve nasıl sevileceğimizi bilmek özgürlüğümüzün bir parçasıdır.

Bununla beraber, bağları koparma, tıpkı başkalarının size kurallarını dayatmamaları gerektiği gibi, sizin de asla başkalarının hayatlarından kendinizi sorumlu hissetmemenizi ifade eder.

Kayadan atlamak

Derin bağlılıklar asla sağlıklı olmaz. Örneğin, çocuklarını koruyayım derken aşırıya kaçarak onları olgunlaşmaktan, güvenle ilerleyip dünyayı keşfetmekten alıkoyan saplantılı anne babalar…

4. Kaybın kaçınılmaz olduğunu fark edip kabullenin

Tekrar aynı fikre geri dönüyoruz: şunu kabul edin; bu hayatta hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Hayat, ilişkiler, hatta etrafımızdaki cansız eşyalar bile sona erer, tıpkı camdan uçup giden buhar ya da parmaklarımızın arasından akan su gibi…

Çatılarda dengede durmak

İnsanlar çeker gider, çocuklar büyür, bazı dostlar artık dostumuz olmaz, ve bazı aşklar da elinizin sıcaklığını bırakır gider. Bağları koparmanın bu kısmıyla uzlaşmaya vararak ve onunla tam ve kuvvetle yüzleşmek için, onu kabullenmeyi öğrenmek zorundayız. Fakat asla değişmeyecek olan şey, sevme kabiliyetinizdir. Ve buna daima kendinizle başlamalısınız.