Dramdan ve Onu Yaratanlardan Uzak Durun

Ocak 2, 2017

Hepimizin etrafında başkalarının hayatlarını bilmek ve eleştirmek konusunda tutkulu olan pek çok insan var.  

“Çoğu zaman, dedikoducu, kıskanç, otoriter, kibirli, psikolojisi bozuk ve vasat insanların, zehir taşıyıcıların, en yakın arkadaş çevremize girmesine izin veririz. Yanlış insanları, söyleyip yaptıklarımızı ve söylemediklerimizle yapmadıklarımızı sürekli eleştiren insanları hayatımıza sokarız.”

-Bernardo Stamateas

Hayattaki hedeflerin ve hobilerin eksikliğiyle, zevkin yokluğu birleşince ortaya çıkan can sıkıntısı, kendi hayatlarında mutluluğu ve tatmin duygusunu yakalayamayan bazı insanları, bu boşluğu diğer insanların hayatları vesilesiyle doldurmaya yöneltir. Kendi hayatları aracılığıyla sağlayamadıkları adrenalinin arayışındadırlar.

drama-hayat

Bu bazen hepimizin düştüğü bir tuzaktır, ancak bu durum bir istisna olmaktan çıktığında ortada bir sorun var demektir. Bu davranış bir “yaşam biçimi”ne dönüştüğünde sorun büyür. 

Neden çevremizi dramı seven insanlarla doldururuz?

Çoğu zaman, nasıl bir köpek kendisine kötü davranan sahibini önceden seçemiyorsa, bu insanların etrafında olmak da bizim seçimimiz sonucu oluşan bir durum değildir. Bu, hayat oyununu oynarken bize çıkan bir  piyangodur denebilir.

Bu insanlar çocukluğumuzdan beri bizim hayatımızda olabilir, üniversiteden arkadaşımız olabilir, ofisteki yöneticimiz olabilir hatta bu insanların biri değil hepsi bizim hayatımızda olabilir. Hayat boyu sık sık onlarla yolumuz kesişebilir ya da böyle birine hiç rastlamayabiliriz. Ancak böyle biriyle karşılaştığımızda, bunun için kendimizi suçlamamalıyız. 

ruhsal-drama

Onlara hayatımızın bir bölümünde yer vermek, onlarla hayatı paylaşmakla aynı şey değildir.

Hayatımızı dramaya çevirmelerinden nasıl kaçınırız?

Samimiyet, saygı ve duygusal açıdan mesafe koymak bizim en iyi silahlarımızdır. Sorunun cevabı, adım adım kendimizi uzaklaştırmaktır. Bir kere aramıza mesafe koymaya karar verdik mi ne olursa olsun bu karardan dönmemeliyiz. Olumsuz davranışlar bulaşıcıdır ve bize hiçbir yararı dokunmaz.

O nedenle tereddüt etmeyin; birinin hayatımızda yer alıp almamasını istediğimize karar verebilmek için o kişiyi iyi tanımalıyız. Mutlu olmak için karar vermeyi bilmeliyiz. Duygusal açıdan kendimizi iyi hissetmemiz, hem kendimiz hem de çevremizdekiler için, hayatımızın temelini oluşturur. Bu yüzden, bize iyi gelmediğini düşündüğümüz insanlardan kendimizi uzaklaştırmak, verilmesi gereken iyi bir karardır. 

Drama kraliçesi ya da krallarının özellikleri…

  • Sıklıkla geçmişteki özel konuşmaları hatırlatmak. Bizi rahatsız eden bir konuyla ilgili bir şeyler söylediğimizi duyan bu kişi, kirli bir oyun oynamaya başlayabilir. Canımızı yakmak ya da bizi incitmek istiyor olabilir ama onun bizi etkileyip etkilememesinin yalnızca bizim kontrolümüzde olduğunu unutmayalım.
  • Olumsuz önyargılar. Her birimizin bireysel olarak algıladığı gerçekten başka bir “gerçek” yoktur. Bu nedenle başkalarının çevremizdeki insanlarla ilgili fikirlerine, önyargılarına kulak asmamalıyız. Bilginin ışığında, geçerli sebeplerle kendi kararlarımızı vermeliyiz.
  • Her zaman son sözü söylemeyi istemek. Bizim bireyselliğimizin, benliğimizin başkalarının benliklerinin paralel evreni olduğunu etrafımızdaki herkes bilmeli; hepimizin kendine ait bir bakış açısı var ve her zaman bunun arkasında durmalıyız.

Eğer uzaklaşmaya çalıştığımız drama sever bir kişi varsa, onların sosyal çevresinden uzak durmalı ve kendimizi onlardan ayrıştırmalıyız.

uzak-dramadan

Size zarar vereceğini düşündüğünüz insanlarla ilişki trafiğinizi en aza indirmeye çalışın. Tamamen bitmesi, daha bile iyi olur… Bu, hem ruhsal hem fiziksel sağlığımız için çok yararlı olacaktır. 

Nasıl biri olmak istemediğimizi bize göstermek için hayatlarımıza uğrayıp giden insanlar vardır. Hayatlarımızda izin verebileceğimiz yegane varlıkları; onlardan uzaklaşırken göreceğimiz gölgeleri olabilir.