Doğru Kararı Verdiğimi Nasıl Bileceğim?

· Haziran 7, 2018

Harvard Business Dergisi editörü Suzy Welch, iyi kararlar almak için bir teknik geliştirdi. Bu teknik, kısa, orta ve uzun vadeli planlarınız ile ilgili akıl yürütmeye dayanmaktadır. Welch, bir karar vermeden önce 10/10/10 kuralına göre bir filtreleme yapmanızı önerir. Kendinize şu soruları sormalısınız: 10 dakika içinde bu konu ile ilgili kendimi kötü hissedeceğim mi? Önümüzdeki 10 ayda mı hissedeceğim? Yoksa bundan 10 yıl sonra bile bunu hatırlayıp pişman mı olacağım?

Hepimiz, ister zorunluluk isterse tercihlerimiz çerçevesinde olsun, her gün bir çok karar veririz. Bir süre öncesine kadar, sizi rahatsız eden olay ve durumlara bakıp, “kötü” kararların bile iyi sonuçlara dönüşebileceğinin farkına varırsınız. Ve “iyi” bir karar da beklenmedik kötü sonuçlara yol açabilir.

Bu nedenle, doğru kararın hangisi olduğu hakkında çok fazla kafa yormak uygun değildir. Bunun yerine, aldığınız kararın akabinde, neler olabileceğinin tüm olasılıklarını ve / veya sonuçlarını analiz etmelisiniz. Doğru kararları vermeye takılıp kalırsanız, bir şekilde ödüllendirileceğinizi ve  kötü kararlar için cezalandırılacağınızı varsayıyorsunuz. Ve eğer gerçek dünyanın bu şekilde çalışmadığını biliyorsanız, o zaman neden bu kadar katı bir tarz ile yaşamaya çalışıyorsunuz?

“Karar verdiğiniz anlarda kaderinizi yaratırsınız.”

– Tony Robbins

tren rayında yürüyen kadın

Şu iki konuya kafayı çok takmayın: doğru ve yanlış kararlar

Karar vermek için, en azından karar verme sürecinin size vereceği dersi kaçırmayın. Ayrıca, yaptığınız gerçek seçimin, sağlayacağı tüm dersleri de alacaksınız. Öte yandan, seçmiş olduğunuz seçeneğin en iyisi ya da en kötüsü olup olmadığı, çoğu zaman onunla geliştirdiğiniz bağlılık derecesi ile ilgilidir.

Bir karar verme görevi ile karşı karşıya kaldığınız zaman, sezginiz ve durum hakkındaki duygularınız sizi büyük ölçüde etkileyecektir. Kararın kendisini olmasa bile, en azından o kararı aldıktan sonra nasıl hissedeceğinizi de etkileyecektir. Çeşitli seçeneklerle karşılaştığınız zaman, doğru ya da yanlış olan şey hakkında şüpheleriniz olması doğaldır. Bu anlamda yapabileceğiniz tek şey, zaman geçmesine izin vermektir, ne olduğunu görmek ve gerekirse kararınızı gözden geçirmek olacaktır.

Birçok karar gizli ya da saklanmış bir alternatif sunar: hiçbir şey yapmamak. Bazı insanlar, hiçbir şey yapmama seçeneğinin tercih edilmesinin de, karar vermekle aynı olduğunu düşünmektedirler. Son derece doğru bir yaklaşımdır. Hiçbir şey yapmamaya karar vermek de geçerli bir karardır. Bu, kendi başına da çok kötü bir seçenek değildir. Çoğu zaman da ihtiyatlı ve hatta yeni seçeneklerin ortaya çıkmasına, hatta tercih edebileceğiniz başka seçeneklerinde ortaya çıkmasına izin verir.

Ancak, birçok farklı durumda, en az uyumsuzluk durumunu sağladığı için hiçbir şey yapmıyoruz  Ya da en az çaba gerektiren veya sonuçlarından o kadar da sorumlu olmayacağınız için hiçbir şey yapmamayı tercih ediyoruz. Bu üç durumda, hiçbir şey yapmamak genellikle en iyi seçim değildir. Belki kısa vadede rahatlama sağlayacak olsa da, uzun vadede sadece kaygı yaratacaktır.

“Bir karar almadan önce 100 kez düşünün, Ama bir kez karar verdiğiniz zaman, o kararın arkasında durun.”

– Muhammad Ali Cinnah

iki farklı yön tabelası

Her bir deneyimden tam olarak yararlanın

Her deneyimden en iyi şekilde yararlanmanın iyi bir yolu, bir hata yaptığınızı düşünerek, kendinizi yargılamamayı veya cezalandırmamayı öğrenmektir. Yapılan hatalar düzeltilmeyi veya çözümü gerektirir, ancak ceza gerektirmez. Bir günah keçisi gerektiren ya da bir şeylerden feragat edilmesi gerektiği anlamına gelen önemli veya karmaşık bir karar yoktur.

Fırsatlardan faydalanmak, zor zamanlardan geçerken ve herkesin kendi başının çaresine baktığı durumlarda, size güven verir. Diğer taraftan, bir fırsattan nasıl yararlanılacağını bilmekten daha önemli olanı ise, trenin sizin beklediğiniz istasyona uğramaması durumunda, kendi fırsatınızı yaratmak için, gerekli iradeye ve zekaya sahip olmaktır .

Ayrıca, bir karar verirken yapabileceğiniz en kötü şey, bir hata yapmamaktır. Yaptığınız hatadan ders çıkarmak yerine, onu haklı çıkarmaya çalışmak, benzer durumlar için bir uyarıdır. Daha sonra pişman olmayacağınız kararları alabilmek için hazırlıklı olmanız da önemlidir. Nasıl bekleyeceğinizi bilmek daha da önemlidir. Fakat doğru anın avantajından yararlanmak hayatın anahtarıdır.

güzel kadın doğanın keyfi

Tarih kendini tekerrür ettiği zaman, bu verilen karardan dolayı değil, daha önceki deneyimlerden ders almamak ile ilgili olabilir. Verdiğimiz kararlar açısından güzel olanı, fırsat trenlerinin sürekli olarak beklediğimiz istasyondan geçtiğidir. Sizi harika bir yere götürecek bir yolculuğa izin verebilirsiniz. Ama başka hangi trenlerin gelip, umudunuzu geri getireceğini asla bilemezsiniz.

“Sakın ola kışın ağaç budamayın. Zor zamanlarda asla olumsuz bir karar vermeyin. Ve en kötü halinizdeyken bile, asla en önemli kararlarınızı vermeyin. Bekleyin. Sabırlı olun. Fırtına elbet dinecek ve bahar gelecek.”

– Robert H. Schuller