Depresyondaysanız Günün En Zor Kısmı Sabahları Uyanmak Olabilir

12 Ocak, 2018

Depresyon kişiden kişiye farklılık gösterir. Ancak tüm bu karanlığın içinde değişmeyen tek bir şey var. Bu hastalığın belirtileri sabahları ise tam anlamıyla yıkıcı oluyor. Gün başladığında kişi tamamen enerjisiz, ilgisiz ve soluksuz hissediyor.

Bu hastalığın herhangi bir türüne sahip olan kişilerin (majör depresyon, distimi) ortak bir isteği var. Görülebilir bir hastalığa sahip olmak. Böylece, çektikleri acıyı kanıtlayabilir; başkalarından daha fazla anlayış görebilir ve merhamet görebilirler.

Bir psikologa “Sabahları uyanamıyorum” derseniz muhtemelen depresyonda olabileceğinizi anlar ancak iş yerindekiler, arkadaşlarınız hatta aileniz bile bunun tembellik, kayıtsızlık veya kişisel ya da işle ilgili sorumluluklar için uydurulmuş bir bahane olduğunu düşünebilir.

Bu hastalıkla yaşamak hiç kolay değil. Depresyon içinizdeki bir kasırga gibidir. Her şeyi süpürür ve değiştirir. Vücudunuzun büyük bir bölümü yavaşlar, metabolizma değişir, gerçeklik algınız ve bilinç durumundaki gündüz değişimleri olarak bilinen nörokimyasal değişimler meydana gelir.

Bu konuya daha sonra değineceğiz.

yorgun adam ve maskeler

Günaydın depresyon, yine mi sen!

Andrea 46 yaşında ve şimdilerde yeni bir depresyon evresinde. 2 yıl önce ilaçlar ve psikoterapi sayesinde bu hastalığa karşı galip gelmiş olsa da hala acı çekiyor.

Andrea depresyonun somut bir sebepten geri döndüğünü fark etti. Sabahları kalkmak onun için gittikçe daha çok zorlaştı. Enerjisi her geçen gün daha da azaldı ve ta ki bu durumu fark edene kadar negatif ve karamsar düşünceler ona hâkim oldu. Depresyon geri dönmüştü.

Bu tanıdık düşmanın erken saatlerde daha da kötüleşmesinin birkaç nedeni var:

  • Bilinç durumundaki gündüz değişimleri, sabahları tamamen olumsuz duygularla uyanmak, hevesin kırılması ve büyük oranda fiziksel yorgunlukla tanımlanır. Bu durum genellikle günün ilerleyen saatlerine doğru iyileşme gösterir.
  • Çeşitli araştırmalara göre, depresyondaki çoğu insan günlük ritm bozukluğundan da muzdarip. Melatonin gibi hormonlar ya az miktarda salgılanıyor ya da günün yanlış zamanında. Bu durum depresyondaki kişinin insomnia veya gün içinde yeterli uykuyu alamama gibi sorunlarla karşılaşmasına yol açıyor.
  • Üstelik günlük ritimdeki bozukluk kişinin sabahları üşümüş hissetmesine neden olabilir. Düşük enerjileri olabilir hatta bazen tamamen enerjisiz kalabilirler. Bu nedenle belirli uyaranlara tepki göstermezler.

Buna başka bir etken daha eklemeliyiz. Yeni başlayan güne hazır hissetmemek. Bu savunmasızlık ve sorumlulukla baş edememenin kesinliği bize hayatımızın kontrolünü tamamen yitirdiğimiz hissini verir.

melek kanatları olan heykel

Günün en zor kısmını nasıl atlatmalı?

Esas karakterimiz Andrea’ya geri dönelim. Her şeyin tamamen düzeldiğini zannettiği bir anda depresyonla yeniden burun buruna gelmek zorunda olan bir kadın. Depresyon onun için eski bir “dost” olsa da, bir uzmana görünüp hangi ilaçların işe yarayacağını görmekten geri durmuyor.

“Yukarıdan çağırılana değin ne kadar yüksekte olduğumuzu asla bilemeyiz.”

– Emily Dickenson

Tedavi, günlük ritmi değiştiren bazı nörotransmitterleri düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu nedenle Andrea hastalığına daha etkin çözümler getirebilmek için belirli rutinler benimsedi.

pencereden görünen sabah

Depresyonun sabahları kendini gösteren belirtileriyle yüzleşme rehberi

Her şeyden önce, etkileşimli tedavinin ve bilişsel-davranışsal tedavinin faydalı olacağı unutulmamalıdır.

Ayrıca, esas karakterimiz bazı testleri yaptırmak için aile hekimine gitmeye karar verdi. Andrea, tiroitler, düşük B12 vitamini seviyesi veya karaciğerindeki bir sorunun sabahları yaşadığı enerji kaybını daha da kötüleştireceğini biliyor.

  • Bu nedenle sabahları esneme hareketleri yapmaya başladı. Sabahları kalkar kalkmaz odasında 10 dakikalık hafif yoga egzersizleri yapıyor.
  • Bunu tamamladıktan sonra ise duş alıp üzerini değiştiriyor.
  • Bundan sonra yaptığı ise sağlığa yararlı olduğu kadar da basit bir iş. Sabahları enerjisini ve iradesini sağlamlaştırmak için birine telefon ediyor ve bu konuşma sayesinde ruh halini iyileştiriyor. Onun için en iyi seçenek annesini aramak. Sizin için bu kişi kardeşiniz veya sizi daima motive eden bir danışman olabilir.
  • Daha sonra Andrea sakince ve acele etmeden kahvaltısını yapıyor. Genelde kahvaltı yapmak istemese de beyninin sabahları enerjiye ihtiyacı olduğunu bildiğini için kendini bunu yapmaya zorluyor.

Son olarak kendine meditasyon için biraz zaman ayırıyor. Bunun için 20 dakika Andrea’ya yetiyor. Bu zamanı ayırmak kendinizle bağlantı kurmanız ve olumsuz düşüncelerden biraz olsun arınmanız için oldukça gerekli.

Bu adımları takip ederek Andrea daha huzurlu ve daha fazla motivasyon sahibi biri haline geldi. Böylece günlük sorunlarla daha iyi mücadele edebiliyor.

Bu küçük ipuçlarının size de büyük faydası dokunabilir.