David Eagleman ve Bilincin Gizemi

David Eagleman oldukça eşsiz bir nörobilimcidir. Meslektaşlarının aksine küçük detaylar ile ilgili yapılan sonsuz tartışmaları sevmez: büyük verileri tercih eder. Ayrıca harika bir mucittir.
David Eagleman ve Bilincin Gizemi

Son Güncelleme: 04 Ocak, 2021

David Eagleman, en popüler nörobilimcilerden biridir. David Eagleman ile Beyin adlı televizyon programı milyonlarca izleyiciye sahiptir. Aslında, bilgi ve şovmenlik arasındaki bağı kurma şekli dolayısıyla pek çok kişi ona “beynin Carl Sagan’ı” der.

Şöhreti ya da popülerliği ne olursa olsun, David Eagleman bilime ilginç katkılarda bulunmuştur. Beynin bir öğrencisi olarak, kendisi için çok ilgi çekici ve büyüleyici bir konu olan bilinç hakkındaki sorulara odaklanır. Aslında bu konuda paradoksal ve ilginç bilgiler sağlamıştır.

David Eagleman, bilincin “beynin konağındaki süpürge odası” olduğunu ve fazla abartıldığını söylüyor. Sigmund Freud ile aynı fikirde ve bilinçdışı teorisinin bir takipçisi. Sonuçta, bilinçdışı çok daha geniş ve bilinçten çok daha derine gidiyor.

“Aslında, bilinçli zihniniz – kendiniz olarak düşündüğünüz kısmınız – gerçekten de beyninizde olanların en küçük parçası, ve genellikle bilgiye ulaşan son kısım.”

– David Eagleman

David Eagleman ve Bilinç

Bilinç, gizemli bir konu olmaya devam ediyor. David Eagleman çok ilginç bir şeye işaret ediyor. Birisi bilinci  anlamaya çalıştığında, bunun susuz yaşamı anlamaya çalışan bir balık gibi olduğunu söylüyor.

Ve bu doğru. Beyinde olanların çoğu biz fark etmeden gerçekleşiyor. Bu nedenle, çoğu nörobilimci gibi, David Eagleman da “özgür irade” diye bir şeyin olduğuna inanmıyor. Beynin bazı bölümlerinin başkaları tarafından yönlendirildiğine ve bunun da onu fiziksel kanunlardan dolayı olan her şeyi anlamaya götürdüğüne inanıyor.

Ancak, Eagleman açık fikirli. Mevcut bilimin anlayamadığı bir şey olduğunu ve bunun zihindeki o özgürlük alanına karşılık geldiğini göz ardı etmiyor. Ek olarak, duyguların oldukça karmaşık fenomenler olduğunu ve çevremizdeki her şeye ilişkin tanımımızı şartlandırdıklarını da belirtiyor.

Akıl çok özel bilgilerle çalışsa da duygu, daha büyük ölçekte olan birden çok veriyle çalışır. Aslında, Eagleman optimal kararların biliş ve duygu içerenler olduğuna dikkat çekiyor. Hatta, özellikle ahlaki açıdan bir analiz yaparken, tek başına aklın tehlikeli olabileceğini belirterek daha da ileri gidiyor.

Bilinç ile ilgili görsel bir temsil.

Leonardo Da Vinci İle Benzerlikler

David Eagleman hakkındaki en çarpıcı gerçeklerden biri, kendisinin harika bir mucit olmasıdır. En unutulmaz halka açık sergilerinden birinde, bir TED Konuşması sırasında, seyirci onun yavaş bir şekilde konuşmaya ve hareket etmeye başladığını görebiliyordu. Konuşmanın ortasında gömleğini çıkardı ve tüm seyirci tenine yakın bir yelek giydiğini fark etti.

Eagleman söylediği her şeyin beynine “aynı anda çevrildiğini” gösterdi. Kelimeler, minik motorlar aracılığıyla sırtında dolaşan titreşimlere dönüştürüldü. Bu titreşim sistemini bir cep telefonu ile karşılaştırdı.

Bu şekilde, konuştuğunda gırtlağından gelen sinyaller cildinin tanıyabileceği titreşimlere dönüşecek ve bunlar daha sonra beynine iletilecekti. Sonuç olarak, beyin bu sesleri tanımladı. Peki, bütün bunlar neden? Temel olarak, David Eagleman herkese bu yeleğin sağır bir insanın işitmeyi öğrenmesini nasıl mümkün kıldığını gösterdi.

Bu konferanstan sonra, birkaç şirket bu buluşla ilgilenmeye başladı, bu yüzden David Eagleman, bu ürünün seri üretimi üzerinde çalışmak için onlardan biriyle anlaşma imzaladı. Cihazın şu anda yaklaşık 500 Euro’ya mal olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak, bu nörobilimcinin patentini aldığı tek buluş bu değil.

Üretken Bir Bilim İnsanı

Herhangi bir spor dalındaki oyuncuların bir darbe sonrası beyin sarsıntısı geçirip geçirmediğini değerlendirmeye olanak tanıyan bir cihaz yarattı. Bu cihaz bir video oyunu gibi çalışıyor ve bir ön tanı koymak için 12 farklı değişkeni değerlendirebiliyor.

Dahası, polisin biri kişinin alkol ya da uyuşturucu kullanıp kullanmadığını belirlemesine yardımcı olacak başka bir cihaz da tasarladı. Ek olarak, bahsetmemiz gereken çok cüretkar bir yaklaşım var. Temel olarak, gelecekte yasal duruşmalarda bir karar verilmeden önce nörobilimin hesaba katılması gerektiğini belirtiyor.

Suçlu olduğu iddia edilen kişinin “özgür iradesinin” ötesinde faktörler vardır. Örneğin, ona göre, 1960’larda Amerika Birleşik Devletlerinde doğan insanların yasaları çiğneme olasılığı daha yüksektir. Neden? Kimse bilmese de, bu bir gerçektir. Aslında Eagleman birkaç yıldır bu konuda araştırma yapmaktadır.

Şu an itibariyle, David Eagleman şizofreni ile ilgili bir cihaz üzerinde çalışmaktadır. Temelde şizofreni hastaları bu cihazı ceplerinde taşıyabilecek ve cihaz bazı küçük algı hatalarını düzeltmelerine yardımcı olacak. Eğer bu cihaz başarılı olursa, gerçekten de gerçek bir devrim olacak.

“Gerçeklik; beyin tarafından pasif bir şekilde kaydedilmek yerine, aktif olarak beyin tarafından inşa ediliyor.”

– David Eagleman

İlginizi çekebilir ...
Nörobilim Perspektifinden Bilinç
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Nörobilim Perspektifinden Bilinç

Bilinç, tanımlaması çok kolay olan bir yapı değildir. Birçoğumuz ne olduğunu bilse de, ne kadar karmaşık olduğunun özünü kavrayan bir tanım yoktur.



  • Eagleman, D. (2013). Incógnito: las vidas secretas del cerebro. Anagrama.