Daha Az Mesajlaşmaya Ve Daha Çok Buluşmaya İhtiyacımız Var

· Ocak 9, 2019

Elbette, yeni teknolojiler, ilişkilerimizin hayatta kalmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, bu, onların herhangi bir dezavantajları olmadığı anlamına gelmez. Yüz yüze yapılan buluşmaların yerine mesajlaşmaya başladık ve bu gidişat hiç de iyi değil. Daha az mesajlaşmaya ve daha çok buluşmaya ihtiyacımız var.

Bu günlerde, dostluklar, kahve içerken edilen sohbetlerden çok WhatsApp mesajlaşmalarına dayanıyor. Sonuç olarak, paylaştıklarımız yüz yüze olanlardan daha yüzeysel ve daha az tatmin edici oluyor. Zira başka bir insanın gözlerine içine bakmak ve soğuk bir günde kucaklanmak tamamen farklı bir deneyim.

Sarılmak, iyi bir iletişim için çok önemlidir. Her neyse, sevdiğimiz insanlar için zaman ayırmak o kadar zor olmamalıdır. Eğer öyleyse, belki de önceliklerimizi yeniden gözden geçirmek gerekir.

Kendine ve sevdiklerine özen göstermek ikinci planda olmamalıdır. En iyi sohbetler ve en güzel anlar Whatsapp’ta yaşanmaz. İnsanlar olarak bizi gerçekten iyi hissettiren şey birbirimizi yüz yüze görmektir.

Sanal sosyal ağlar: aktif dinleme ve yüz yüze iletişimin düşmanları

sosyal medyayla dolu bir beyin

Sosyal medya kullanımının (veya kötüye kullanımının) zihinsel sağlığımız üzerindeki etkisini analiz eden çok sayıda çalışma bulunmamaktadır. Hiç kimse sosyal ağların istikrarlı (ve gerçek) destek ağlarının oluşumunu nasıl etkilediğini gerçekten incelemedi. Bununla birlikte, anekdot olarak görülen şey, önemli bir şey hakkında iletişim kurulduğunda insanların birbirlerine bakmayı bırakması. Burada ilke sürekli yaşanan kesintiler ve çoklu görev; aktif dinleyiciler olma yeteneğimizi kaybediyoruz.

WhatsApp aracılığıyla önemli bir konuşma yapmaya çalışmak, bu sırada birçok önemli bilgiyi kaybetmek anlamına gelir. Sorunu daha doğru bir şekilde okumamıza yardımcı olacak veriler ya da yansımalar eksik kalır. Dahası, bu bilgi eksikliği, sevdiklerimize sunabileceğimiz desteğin nispeten zayıf olduğu anlamına da gelir.

Sosyal medyada, dıştan görünüşe ve yarı gerçeklere takılırız. İnsanlar kendi gerçekliklerini istedikleri miktarda dünyaya sunarlar, bu da kaliteli ilişkilere sahip olmayı zorlaştırır. Birbirimizi görmeyiz, bu yüzden aslında birbirimizi tanımayız. Arkadaşlarımızın yüzlerini nasıl okuyacağımızı ya da neler yaşadıklarını nasıl anlayacağımızı bilmeyiz.

Bu tür bir iletişim size samimi gelebilir, ancak her zaman eksik olacaktır. Bu, birbirimizi yüz yüze daha fazla görmek ve daha az mesajlaşmaya ihtiyaç duymak için başka bir nedendir. Dahası, bu gerçek yıkıcı gittikçe artan etkiden tam olarak muaf değildir. Azar azar, bu iletişim alışkanlıklarını günlük hayatımıza dahil ediyoruz. Sonuç olarak, kendimizi daha çarpık bir şekilde algılamaya başlıyoruz.

Başka bir haberleşme aracı olarak kullanılan şeyler bizleri köleler haline getirmeye başladı. Anında verdiğimiz cevaplar nedeniyle kendimizi kutluyoruz çünkü aksi bir durum ciddi sonuçlar doğurabilir. Birileri size kızabilir ya da öfke ve güvensizliğe dayalı can sıkıcı bir argüman başlatabilir.

FOMO sendromu (Fırsatı kaçırma korkusu)

facebook

FOMO, her zaman çevrimiçi olmak için geliştirilen bu ihtiyaca bir yanıttır. Sosyal medyada yaşanan hiçbir şeyi kaçırmak istemeyiz.

Bu, başkalarının hayatlarının kendi hayatımızdan daha ilginç bir hale geldiği anlamına gelir. Sonuç olarak, gerçek ilişkilerimiz bile bizim için daha az ilginçtir. Bu durum, ruh halimiz için yıkıcı olabilir; çünkü hayatımıza özen göstermeyi bırakırız. Tek istediğimiz sanal dünyamızdaki ortamları kontrol etmek gibi hayali bir ihtiyacı yerine getirmektir.

Bu, sürekli bağlantı ve orada neler olduğundan haberdar olma ihtiyacı, sıra başkalarıyla vakit geçirmeye geldiğinde oldukça sınırlayıcıdır. Üzücü gerçek şu ki, akıllı telefonlar bugünlerde her yerde ve bu, etkileşimlerimizden kalite ve sıcaklığı alıp götüren bir durum.

Daha az mesajlaşmak ve daha fazla buluşmak adına kendinize meydan okuyun

Sizi, bir dahaki sefere biriyle buluştuğunuzda telefonunuzu bir kenara bırakmaya davet ediyoruz. Gerçek temasta bulunmak için biraz çaba gösterin. Sonuçta, daha önce de söylediğimiz gibi, en güzel sohbetler WhatsApp üzerinden gerçekleşmez. Bu yüzden birbirimizi daha fazla yüz yüze görmek ve sosyal ağların tek iletişim biçimi olmadığını anlamak gerekir. “Daha az mesajlaşmaya, daha çok buluşmaya ihtiyacımız var” sloganını düşünün. Günün sonunda, sosyal iletişim ağları bilgi iletmek için mükemmel araçlardır, ancak karşılıklı anlayışı teşvik etmek adına çok faydalı oldukları söylenemez.