Çocuklar, İşlevsiz Bir Ailede Nasıl Ayakta Kalabilir

· Haziran 16, 2018

İşlevsiz bir ailede büyümek, çocuğun ileriki yaşamında ciddi yaralar bırakabilir. Ancak bu tip aileler düşündüğümüzden çok daha yaygındır. Duygusal manipülasyon, aşağılayıcı davranış, empati ve duyarlılık eksikliği, iletişim sorunları ve bağımlılık. Bunların hepsi işlevsiz bir aileye işaret eden özelliklerdir.

Çocuklar, böyle bir evde büyüdüğünde, hayatta kalmak için adapte olmak zorundadırlar. İdeal olandan çok uzak bu çevreden kendilerini korumak için bunu yaparlar. Ayrıca yetişkin olduklarında muhtemelen taklit edecekleri işlevsiz davranış kalıplarını gözlemlerler.

Aile ortamı çocukların psikolojik gelişimini kolaylaştırabilir veya engelleyebilir, bu yüzden çok önemlidir.

5 rol türü

Daha önce de söylediğimiz gibi, işlevsiz aileler oldukça yaygındır. Bu nedenle, çocukların farklı rolleri benimsemeyi öğrenmek zorunda olmaları da oldukça normaldir. Bu roller ya kendilerini korumalarına ya da çevrelerindeki şeylere boyun eğmelerine izin verir. Çocukların oynayabileceği 5 tür rol vardır. Onların seçimi çocuğun kişiliğine ve içinde gelişmekte olan işlevsiz aile tipine bağlı olacaktır.

İsyankar çocukherhangi bir otoriteye karşı isyan eden ve davranış sorunları olan bir çocuk. Muhtemelen bu, anne babası ayrılmış ya da istismarın söz konusu olduğu bir evde büyümüş bir çocuktur.

Suçluher zaman suçlanan ve sürekli olarak bu suçluluk duygusunu taşıyan çocuklardır. Böyle bir çocuk kendine dair olumsuz bir fikre sahiptir ve hiçbir zaman ebeveynleri tarafından değerli görülmemiştir.

Küçük yetişkin – bu çocuk ebeveynlerinin rolünü benimsemiştir. Böyle çocuklar erken yaşta olgunlaşır ve normal bir çocukluk yaşamaz. Genellikle, ebeveynleri duygusal olarak olgunlaşmamış ve hayatlarının sorumluluğunu alamamış kişilerdir.

Değersiz çocukihtiyaçları göz ardı edilen ve duygularını bastırmayı öğrenen çocuklardır. Sonuç olarak genellikle utangaç ve sessizdirler. Ebeveynleri, muhtemelen ilişki problemlerine dalmış oldukları için onlara çok fazla ilgi göstermezler. Sevgiye layık olmadıklarına inanırlar.

Manipülatörbu çocuk manipülasyon ile istediklerini elde edemediklerini öğrenir. Büyük olasılıkla, sınırları nasıl ayarlayacağını bilemeyen ve çocuğuyla ilgilenmek istemeyen ebeveynleri vardır. Sırf rahat bırakılmak için çocuklarına bir video oyunu veya şeker vermeyi tercih ederler.

camdan bakan atkılı çocuk

İşlevsiz bir ailede büyümek

Ebeveynler genellikle, onları delirten zor ya da asi çocuklara sahip olduklarını söylerler. Ancak fark etmedikleri şey, bunun bir sevgi, ilgi ve takdir isteğine işaret ediyor olmasıdır.

Belki bazılarımız bu rollerin bazılarıyla özdeşleşebilir. Belki de henüz çok gençken ve yaşamı ya da ilişkileri anlayamadığımız zamanlarda bilinçsizce bu özellikleri edinmişizdir. Bu rollerin her biri, ailemizin etrafımızda nasıl davrandığına ve bizi nasıl hissettirdiğine göre gelişir.

İşlevsiz bir ailede, ebeveynler genellikle en küçük çocuğu suçlar ve onları sorunlu olarak sınıflandırır. Çocuklarının bencil olduklarından şikayet ederler. Oysa gerçek şu ki sorun her zaman ebeveynlerle başlar. Bu yetişkinler, başkalarıyla sağlıklı bir şekilde nasıl ilişki kuracaklarını öğrenmemiş veya kendilerine bu öğretilmemiş kişilerdir.

Çocuklar, çok uzak olmayan bir gelecekte yeniden üretecekleri disfonksiyonel davranış kalıplarını öğrenmeye başlarlar. İstismar ve bağımlılığın olduğu işlevsiz bir ailede yetişen bir çocuk örneğini ele alalım. Ebeveynleri kendi problemlerine gömülmüş olan çocuk, onlardan herhangi bir ilgi görmüyor, hatta kendini suçlu hissediyor. Bu çocuğun değerli olmama “rolünü” kazanması muhtemeldir.

Gelecek açısından sonuçları

Gelecekte, hangi tür ilişkiler kurmayı bekleyebilirler? Muhtemelen acı çekecekleri ilişkileri olacaktır, çünkü onlar bir seçeneğin olmadığını hissedeceklerdir. Kendilerini istismar eden biriyle birlikte olsalar bile, bu kötü muameleye katlanmak zorunda kalacaklardır, çünkü bunun insanlarla ilişki kurmanın normal yolu olduğunu öğrenmişlerdir.

sarılan aile

Peki ya işlerinde ya da arkadaşlıklarındaki ilişkileri? Öz saygı eksikliği ve sürekli suçluluk duygusu, kendi başarısızlıkları yanında başkalarının da hatalarından sorumlu olduklarını hissetmelerine neden olacaktır. Bu yüzden muhtemelen mükemmeliyetçi olma eğiliminde olacaklar.

Aile, çocukların büyüdüğü ortamdır ve başkalarıyla nasıl ilişki kuracaklarını öğrenmek zorunda oldukları yerdir. İlişkileri geliştirmek, mevcut olabilecek iletişim sorunlarını çözmek veya hane halkının en genç üyelerine daha iyi bir örnek vermek konusunda endişelenmiyor ve çaba göstermiyorsak, ne yapıyoruz? Çocuklarımıza çok acı çektirecek zararlı davranış kalıplarını sürdürüyoruz.

Birçoğumuz işlevsiz bir ailede büyüdüğümüz halde, yetişkin yaşamımızda hayatımızı yötene biziz ve tüm bu çocukluk yaralarını iyileştirerek hayatımızın gidişatını değiştirebiliriz.

kolu alnında çocuk