Aktif Dinlemenin İlişkiler İçin Önemi

Mayıs 25, 2018 İçinde Psikoloji 0 Paylaşıldı
kahve içen arkadaşlar

İnsanları nasıl dinleyeceğinizi gerçekten biliyor musunuz? Yoksa yalnızca ağızlarından çıkan kelimeleri duyup gerçekten ne demek istediklerini tamamen kaçırıyor musunuz? Aktif dinleme, ilişkilerimizdeki iletişimi iyi bir şekilde sürdürebilmenin bir gerekliliğidir.

Aktif dinlemenin pek çok tanımı vardır. Bu tanımlar bazı şekillerde farklı olsa da hepsi bir konuda aynı fikirde: anlayış göstermek ve önem vermek aktif dinlemenin en önemli iki bileşeni. Bu iki özellik, aktif dinlemenin temelini oluşturuyor.

Karşınızdaki kişiyi aktif olarak dinlemeye başladığınız zaman, enerjinizin büyük bir kısmını konuşanın anlattıklarını anlayabilmek için harcarsınız. Buna ek olarak, bu süreçte karşımızdaki kişiye anlattıklarını anlayıp anlamadığımıza dair ipuçları veririz. Bu da, karşımızdakinin anlattıklarını alabilmek için psikolojik olarak hazır olmayı ve bize anlatılanı dikkatle dinlemeyi gerektirir.

Aktif dinlemenin karşıtı dağınık dinlemedir. Bu, fiziksel olarak orada bulunduğunuz ama aklınızın başka yerlerde olduğu zamanları ifade eder. Zihinsel olarak, karşısında oturduğunuz kişinin sizinle paylaştıklarından başka şeylere öncelik verirsiniz.

Bunun sonucu olarak, karşınızdaki kişiye anlattıklarına değer vermediğinizi de göstermiş olursunuz. Bu da, size anlatılmak isteneni anlama kapasitenizi olumsuz olarak etkiler. Ancak, aktif dinleme empati kurmanıza ve diğer insanların duygularını anlamanıza yardımcı olur.
güneşin batışında konuşan çift

Bugünün dünyasındaki iletişim sorunları büyük ölçüde nasıl dinlememiz gerektiğini bilmemekten kaynaklanıyor. Çoğu zaman, sürekli olarak kafamızın içinde kendi fikirlerimizle meşgul oluyoruz. Temel amacımız da diğer kişinin anlattıkları hakkında bizim neler düşündüğümüzü bilmesi oluyor.

Durum bu olduğunda, iletişimin özü kaybolmuş oluyor. Çoğumuz dinlemenin otomatik olarak işleyen bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Ancak, bu doğru değil; dinlemek konuşmaktan çok daha fazla efor gerektirir.

“Bilge bir insan olmak istiyorsanız, akla yatkın sorular sorun, dikkatli dinleyin, sakince cevap verin ve söyleyecek bir şeyiniz olmadığında sessiz kalın.”

– Johann Kaspar Lavater

Diğer insanları gerçekten dinlemek istiyorsanız satır aralarını okuyun

Sözlü iletişime fazlasıyla önem veriyoruz. Buna karşın, diğer insanlarla iletişimimizin %60’ı ile %80’i sözlü olmayan şekillerde sağlanıyor. Bu nedenle, kurduğumuz iletişimin etkili olması için, konuşma ile sözlü olmayan ifade biçimleri arasında bir uyum olması gerekiyor. Konu aktif dinleme olduğunda bu paralelliğin farkında olmak gerekir: dinlemek, karşımızdakine orada olduğumuzu hissettirmek kadar önemli.

Aktif dinleme, konuşan kişinin bakış açısını dinlemek ve anlamaktır. Burada bahsettiğimiz şey kişinin duygularını, fikirlerini ve düşüncelerini anlayabilme yetisi. Dahası, farklı bir kişiyi anlayabilmek belirli bir ölçüde empati kurmayı da gerektiriyor. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyabiliyor olmalısınız.

kalbinizi dinlemek

Sözel olmayan dil, hem kendimize hem de başkalarına karşı nasıl davrandığımızı ve tepki verdiğimizi etkiler. Sözlerin arkasındaki mesajı anlayabilmek, duyduğunuz ve gördüğünüz şeyleri anlayıp yorumlayabilmeyi gerektirir. Anlayış, karşınızdaki kişinin her dediğine katılmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Yine de, konuşan kişiyi ilgiyle dinlediğinizi belli etmeniz gerekir.

“Birinin bizi dinlemesi, tıpkı yemek veya para gibi beynimizin sınırsız haz üretmesine sebep olur.”

– Adelina Ruano

Aktif dinleme yalnızlığa en iyi çaredir

Çoğu insan konuşmayı dinlemeye tercih eder. Kendimiz hakkında konuştuğumuzda, beynimizdeki hazla ilintili kısımları harekete geçiririz. Bu nedenle, başkalarını değil de kendimizi dinlemeyi tercih etmek oldukça mantıklıdır.

Dale Carnegie, ABD’de İncil’den daha fazla okunan bir kitap yazdı. Kitabın adı “Arkadaş Edinmenin ve İnsanları Etkilemenin Yolları” (How to Win Friends and Influence People). Neredeyse tüm ülke, ilişkilerini geliştirmek için Carnegie’nin felsefesinden ve metodlarından faydalandı.

Carnegie, kitabında aktif dinlemenin yarattığı güvene odaklanıyor. Bu güvenin ilişkiler üzerinde olumlu etkileri var. Aynı zamanda güven yeni ilişkiler kurmamızı ve halihazırda var olan ilişkilerimizi güçlendirmemizi sağlıyor.

deniz kabuğunu dinleyen çocuk

Aktif olarak dinlemek karşılıklı anlayışa dayanan bağlar kurabilmeniz için size fırsat verir. Ne yaptığınızı unutun; anlattıkları size yanlış veya alakasız görünüyor olsa bile karşınızdaki kişiyi gerçekten dinleyin. Bu şekilde dinlemek, diğer kişilerin kendilerini tam da istedikleri gibi ifade edebilmelerini sağlayacaktır.

Karşınızdakini müdahale edip bölmeden ve dikkatle dinlemeniz kendini daha rahat hissetmesine sebep olacaktır. Bu, onların kendilerini size istedikleri gibi ifade edebilmelerini ve gerçek duygularını açığa vurabilmelerini sağlayacaktır.

Yani, bazen parmağınızı bile kaldırmadan da diğer insanlara yardım edebilme gücüne sahipsiniz. Ancak, çoğu zaman bunun farkında bile değilsiniz. İlk olarak, nasıl dinleyeceğinizi bilmek insanları daha iyi anlamanızı sağlar. Bunun yanında, insanların size daha bağlı hissetmesini sağlar ve ilişkilerinizi geliştirir. Yani verdiklerinizin eninde sonunda size geri döneceğini söyleyebiliriz…

“Bir arkadaşınız tavsiye istediğinde, aslında istediği sizin tavsiyeniz değil. Esas istediği kendini ifade etmek ve birinin onu dinlemesi. Böylece en iyi tavsiyeyi almış kadar olacaktır.”
Paylaş

Kaynakça

  • Contreras, M. M., & San Rafael, C. Aprender a escuchar.
  • Gómez, Á. H., Gómez, J. I. A., & Rodríguez, M. A. P. (2011). Técnicas de comunicación creativas en el aula: escucha activa, el arte de la pregunta, la gestión de los silencios. Educación y Futuro: Revista de investigación aplicada y experiencias educativas, (24), 153-180.
  • Martín-Barbero, J. (1978). Comunicación masiva: discurso y poder (No. 04; HM258, M37.). Quito: Ciespal.
  • Subiela García, J. A., Abellón Ruiz, J., Celdrán Baños, A. I., Manzanares Lázaro, J. Á., & Satorres Ramis, B. (2014). La importancia de la Escucha Activa en la intervención Enfermera. Enfermería Global13(34), 276-292.
  • Torres, M. E. (2005). Asertividad y escucha activa en el ámbito académico.
Bunlar da ilginizi çekebilir