Büyükbaba Dobri: Aziz Dilenci

20 Eylül, 2020
Büyükbaba Dobri, muhteşem özelliklerinden dolayı kurgu veya romanların sayfalarından çıkıp gelmiş gibi görünen karakterlerden biri. İnsanların çoğu için mal varlığının en önemli şey olduğu zamanlarda, bu adam muazzam bir cömertlik ve büyük bir asalet örneği vermiştir.

Adı Dobri Dimitrov Dobrev’di ama herkes onu Büyükbaba Dobri olarak tanıyordu. Bulgaristan’da gerçek bir karakter oldu ve ünü birçok ülkeye yayıldı. Birçoğu, inanılmaz cömertliği nedeniyle ona “Bailovo Azizi” adını da taktı. Bir dilenci olmasına rağmen, tüm dünya için asalet ve dürüstlük örneği oldu.

Büyükbaba Dobri, 20 Temmuz 1914’te Bailovo’da (Bulgaristan) doğdu ve 13 Şubat 2018’de 103 yaşında öldü. Onun hakkında çok az şey biliniyor, çünkü tüm büyük insanlar gibi o da diğer biyografik ayrıntılardan çok yaptıklarıyla tanınıyor.

“Sana borcunu asla ödeyemeyecek biri için bir şeyler yapana kadar yaşamamış sayılırsın.”

– John Bunyan

Bu adamı ünlü yapan, hayatının son 18 yılında benimsediği ve sürdürdüğü gelenek oldu. Her gün memleketi Bailovo’dan Sofya’ya 6 milden fazla yürüdü.

Orada dileniyor, bu şekilde edindiği ve sahip olduğu her şeyi de kiliselere veya hayır kurumlarına bağışlıyordu. Her gün, ileri yaşına rağmen, aynısını yapmaya da devam etti.

Büyükbaba Dobri ve dilenen eller

Büyükbaba Dobri, esrarengiz bir karakter

Aslında büyükbaba Dobri’nin hayatı hakkında pek bir şey bilinmiyor. İnsanlar, belki de son 20 yıldır Sofya’da yaşayan herkesin bir noktada onunla yollarının kesiştiğini söylüyor. Birçoğu için, paçavralar içindeki bu yaşlı adam figürü fark edilmedi bile; ancak diğer pek çok insan da onun hikayesini biliyor ve onu bir aziz olarak görüyordu.

Bazı insanların, ellerini öpmesi için çocukları yaşlı adama götürme gelenekleri bile vardı. Onu bir melek gibi ve özel bir kişi olarak gördüler ve bu adamın oluşturduğu iyilik örneği tam anlamıyla bulaşıcıydı. Aslında, öldüğünde, onu tanıyanların çoğu, kilise tarafından adının azizler listesine dahil edilmesini istedi. Onu gerçek bir inanç ve sevgi örneği olarak görüyorlardı.

Dobri, Sofya sokaklarında yürür ve yolunu kestiği herkesten bir miktar bozuk para dilenirdi. Daha sonra da, topladığı bu parayı çoğunlukla kiliselere bağışlardı. İnsanlar, bu çabaları ve bir anlamdaki ibadeti sırasında, toplamda yaklaşık 40.000 avro toplayıp kiliseye bağışladığını tahmin ediyor.

Büyükbaba Dobri’ye bunu neden yaptığı sorulduğunda, geçmişte yanlış bir şey yaptığını, bu nedenle Tanrı’nın affını elde etmek için her gün bu ağır kefareti yapmayı kendisine görev edindiğini söyledi. Hayatı boyunca bir dilenci değildi aslında, kendisine verdiği bu misyonu 2000 yılında başlattı.

Büyükbaba Dobri nereli?

Büyükbaba Dobri, insanlar onun ne yaptığını keşfettiklerinde sosyal ağlarda ve medyada ünlü oldu. Farklı zamanlarda yapılan röportajlar sayesinde hayatıyla ilgili birkaç şeyi bizler de keşfetmiş olduk. Ancak yine de, hayatının çoğu, gizem içinde kaldı.

Sadece babasının adının Dimitri olduğunu ve I. Dünya Savaşı sırasında öldüğünü biliyoruz. Annesi Katerina tarafından büyütülen Büyükbaba Dobri, görünüşe göre II. Dünya Savaşı sırasında askere alınmış. Savaş sırasında bir gün, yanına bir bomba düşüp patladığında da neredeyse tüm işitme duyusunu kaybetti.

İnsanlar onun geçmişte evlendiğini ve ikisi genç yaşta ölmüş olan dört kızının olduğunu söylüyor. Bir taraftan da hakkındaki diğer her şey gerçek bir gizem. Sadece 2000 yılında tüm mallarını kiliseye ve hayır kurumlarına bağışladığını biliyoruz. O noktada, sadece aldığı her şeyi bağışlamak adına dilenmeye başlamış.

Eller ve kalp

Gerçek bir karakter

Büyükbaba Dobri, bir kilisenin küçük bir odasında, büyük bir yoksulluk içinde yaşadı. Neredeyse hiç mobilyası yoktu ve ancak karnını doyurmasına yetecek kadar bir devlet yardımı alıyordu. Şu yazının bulunduğu bir tabletin üzerinde dünyaya veda etti: “Çalmamalı, yalan söylememeli, zina yapmamalı. Başkalarını Tanrı’nın bizi sevdiği gibi sevin”.

Onunla tanışanlar genellikle ondan gerçek bir gülümseme ve nazik sözlerle karşılık aldılar. Onun uysal bir karakteri olduğunu ve onunla her konuşmanın kaçınılmaz olarak bir şekilde Tanrı’ya bağlandığını söylüyorlar. Biri onu dinlemek istemiyorsa, o bundan hiç rahatsız olmadı. Sessiz Melek adlı hayatıyla ilgili çekilmiş bir belgesel de bulunuyor.

Buna ek olarak, Nasimo adlı ünlü bir Bulgar grafiti sanatçısı, Sofya’daki yüksek bir binada hala sergilenmekte olan ve bu önemli adama adanmış büyük bir duvar resmi yaptı. Ölümü sonrasında tüm ülke tarafından yas tutuldu, ancak çoğu kişi, iyiliğinden ve nezaketinden yararlananlar üzerinde bıraktığı silinmez izler nedeniyle hala onlarla birlikte olduğunu düşünüyor.

Iztueta Goizueta, G. (2013). “Hogar es una palabra mágica”: Hugo Scholz.