Marie Curie: Öncü Bir Kadının Biyografisi

Ekim 14, 2019
Marie Curie'nin tanıtılmaya ihtiyacı yok, çünkü adı bütün dünyada biliniyor. Kadınların eğitime zorlukla ulaşabildiği bir zamanda, Marie Curie tüm engelleri yıktı ve bilimsel alanlarda bir öncü haline geldi.

Marie Curie her açıdan çığır açmış biriydi ve Nobel Ödülü’nü kazanan ve Paris Üniversitesinde profesör olan ilk kadın oldu. Üstelik, Paris’teki Panthéon’a gömülen ilk kadın da oydu. Aynı şekilde, birden fazla bilimsel alanda Nobel Ödülü kazanan tek kadın da kendisidir.

Günümüzde, Marie Curie muhtemelen dünya genelinde en fazla bilinen bilim insanlarından biridir. Curie’nin radyoaktivite ile ilgili araştırmaları, onları takip eden sayısız keşfin yolunu açtı. Bu yazıda, 20. yüzyıldaki en önemli bilim insanlarından birini tanımaya çalışacağız.

Marie Curie’nin başlangıcı

Marie Curie, Polonya’da Maria Skłodowska adıyla doğdu. Beş çocuğun en küçüğüydü. Annesi de babası da öğretmendi. Maria, küçük yaşlardan itibaren babasının izinde ilerledi ve matematik ve fiziğe büyük ilgi gösterdi.

O zamanlar sadece erkeklerin gidebildiği Varşova Üniversitesine girebilmek gibi zor bir görevle karşı karşıya geldiğinde geçici işlerde çalıştı. Maria çoğunlukla kız kardeşinin eğitimini finanse etmek için ekstra para kazanabilmek adına mürebbiyelik yaptı. Boş zamanlarında ise kendisini eğitmeye devam etti. Bilimsel eğitimine bir kimya laboratuvarında başladı.

Maria 1891’de Fransa’ya taşındı ve Sorbonne’a kaydolduSorbonne’da Marie ismini kullanmaya başladı. Parasal sıkıntılar dolayısıyla öğleden sonralarında biraz para kazanabilmek için özel dersler vermek zorunda kaldı.

1894’te Paris Üniversitesi Bilim Fakültesinde Pierre Curie’yi ziyaret etti. 1895’te, Pierre ve Marie evlendi.

Genç bir Marie Curie poz veriyor.

Marie Curie’nin erken başarıları

Marie Curie tüm zamanların en bilinen kadın fizikçisi ve kimyacısıdır. 1897’nin ortalarında, Marie Curie çoktan 2 farklı üniversite diplomasına sahipti ve menevişlenmiş çeliğin mıknatıslanması hakkında bir makale yayınlamıştı. İlk kızı olan Irene doğduğunda, Curie çoktan bilimsel ve akademik dünyada ünlüydü. O andan itibaren, Marie Curie dikkatini Antoine Henri Becquerel’ın tanımladığı gizemli uranyum radyasyonu üzerine odakladı.

1904’te ikinci kızı Eve doğdu. Amansız adanmışlığı ve sıkı çalışması sayesinde, iki elementi keşfetmeyi ve tamamen izole etmeyi başardı: polonyum ve radyum. Radyoaktif izotopları izole etmesine olanak sağlayan teknikler geliştirdi. Bu teknikler onu çok zengin yapabilirdi, ancak o insanlığın iyiliği için bunları paylaşmayı tercih etti.

Keşifleri, bilim adamlarının o zamanlarda inandığı madde ve enerji ile ilgili geleneksel fikirleri yerle bir etti. Dolayısıyla, Curie sadece radyoaktivite konsepti ile ilgili teori üretmekle kalmadı, aynı zamanda bu terimi oluşturdu da.

1898 ile 1902 arasında Curie ve kocası yaklaşık 32 bilimsel makale yayınladılar. Bu makalelerde radyoaktivite konusundaki çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgiler verdiler. Bu makalelerin birinde, tümör oluşturan hücrelerin (kanser hücreleri) radyoaktiviteye maruz kaldıklarında sağlıklı hücrelerden daha hızlı yok olduklarını belirttiler.

Laboratuvarın ötesinde

Bilimsel çalışmalarına ek olarak, Marie Curie askeri kamplarda ilk radyoloji merkezlerinin kurulmasından da sorumluydu. Curie’nin araştırmaları, ameliyat olmaya ihtiyacı olan hastalarda kullanılan x-ışınlarının geliştirilmesinde çok önemliydi.

I. Dünya Savaşı sırasında Marie Curie ambulansların x-ışınları ile teçhiz edilmesine yardımcı oldu. Hatta, bu ambulanslara ön cephelere giderlerken eşlik bile etti. Uluslararası Kızıl Haç Komitesi onu radyoloji servislerinin başı olarak atadı. Bu pozisyonda bu yeni tekniklerin kullanımı ile ilgili eğitimlerde sorumluydu.

Pierre Curie ve Marie Curie laboratuvarlarında poz veriyor.

Eşit olmayan koşullara rağmen bilimsel liyakat

Başarısına rağmen, Marie Fransa’daki erkek bilim insanlarının güçlü muhalefeti ile yüzleşmeye devam etti. Hatta, çalışmaları için hiçbir zaman hatırı sayılır bir ekonomik fayda elde etmedi. O zamanlarda eşitsizlik normdu ve zamanının en zeki bilim insanlarından birisi olması bile durumları değiştirmedi.

19 Nisan 1906’da Pierre Curie’ye bir atlı araba çarptı ve Pierre o an öldü. İki hafta sonra, dul eşi rahmetli kocasının Paris Üniversitesindeki başkanlık görevini üstlendi.

Kocasının geçirdiği ölümcül kazanın bir sonucu olarak, Curie iki küçük çocukla ve radyoaktivite araştırmasına öncülük etmek şeklindeki muazzam sorumlulukla tek başına kaldı. 1908’de kocasının tüm eserlerini düzenledi ve 1910’da Radyoaktivite Üzerine İnceleme‘yi yayınladı.

Curie, ilk Nobel Ödülünü bundan kısa süre sonra kazandı. Buna rağmen, Curie Bilim Akademisinin onayını yine de alamadı ve Akademi kendisinin üyeliğini bir kez daha reddetti.

Ölümü ve mirası

1920’lerin sonunda, Curie’nin sağlığı kötüye gitmeye başladı. Marie Curie 4 Temmuz 1934’te öldü, ölüm sebebi sürekli maruz kaldığı radyasyondan dolayı ortaya çıkan lösemi hastalığı idi.

İlk önce, Sceaux’ta Pierre Curie’nin yanına gömüldü. Ancak, 60 yıl kadar sonra, kalıntıları Paris’teki Panthéon’a transfer edildi. Büyük kızı Irene, annesinin yolunu takip etti ve hayatını bilime adayarak sonunda Kimya Nobel Ödülünü kazandı.

Marie Curie hayatını araştırmaya ve bilimsel keşiflere adamıştır, bu yüzden de dünyanın her yerindeki kadın bilim insanlarına ilham verir.

  • N/A (2016) Marie Curie. Biografía para niños. Nueva York: Ducksters.