Bugün, Rahat Bölgenizden Çıkmak İçin Mükemmel Bir Gün Olabilir

· Mayıs 16, 2018

Rahat bölgenizden çıkmak için en uygun gün, muhtemelen en beklemediğiniz gündür. Bu an geldiğinde ise sahip olmanız gereken yalnızca iki şey var: cesaret ve kararlılık. Bu inancınızı da arkanıza alıp yapacağınız büyük bir sıçrama, güçlü bir zihin ve aklın işi.  Bu, en sonunda sizi olmayı istediğiniz kişiye yaklaştıracak bir değişim.

Herkesin bildiği gibi “rahat bölgenizin dışına çıkmak” çok daha derin bir anlama sahip. Bu sözü aslında hemen hemen her yerde duyuyoruz. Özellikle de bir şeyleri düzeltmeye karar verdiyseniz kişisel gelişim alanında buna sıkça rastlarsınız.

“Eğer büyüyeceksek rahat bölgemizden çıkmamız gerekiyor.”

– John Maxwell

Öncelikle bugünlerde hep rahat bölgemizden dışarı çıkmaya zorlanıyor gibiyiz. Bir değişiklik yapmaya zorlanıyoruz çünkü değişimin kendisi pozitif ve güzel bir şey olarak bilinir. Değişiklik yeni bir bakış açısı kazandırır. Ufuktaki tüm güzel fırsatlara açık olmayı sağlar. Bu fırsatlar çoğu zaman gözümüzde büyütüp korktuğumuz ve hiçbir zaman yaklaşamadığımız fırsatlardır.

Mesela reklamlar bizi her zaman yeni bir ürünü denemeye davet eder. Daha iyi bir marka için halihazırda kullandığımız markayı değiştirmeyi tavsiye ederler. Ya da bazen “erkek arkadaşım onunla yaşamamı tavsiye etti ve ben ne yapacağımı bilmiyorum” gibi bir soruya ortamda “taşın gitsin, çık rahat bölgenden” cevabını veren bir arkadaş vardır.

Yine de bu sözün içini boşaltmamak gerek. Bazen unutulan temel ve basit kurallar olduğu olur. Bu sıçramayı yapmaya karar vermek için kendimizi gerçekten iyi tanımamız gerekiyor. Çünkü elbette en son isteyeceğimiz şey bu sıçramanın düşüşle sonlanması olur. Bu nedenle en doğru zamanı da belirlemek gerekiyor.
rahat bölgesinden dışarı

Her şeyin sorunsuz gittiği rahat bölge

Hayatın büyüsünün rahat bölgenin dışında olduğunu söylüyorlar. Aslında bu fikirde birkaç nüans var. Büyü aslında sizin içinizde ve olmanız gereken yerde olduğunuz zaman da doğal olarak iyi hissediyorsunuz. Sizi mutlu ve memnun eden bir yerde olduğunuz zaman. Bazen yeni bir şeyler görmek için her zamanki hayatınızı oluşturan duvarların üstüne tırmanmanız gerekir. Bulacağınız şey tam da ihtiyacınız olan şey olabilir.

“Rahatlığın sevgisi üzerine titreyen bir alim alim olamaz.”

– Lao Tse

Başka zamanlarda ise rahat bölgeniz aslında günlük hayatta ihtiyacınız olan her şeyi sağlıyor olabilir. Bu da bazı insanların mutlu olma şekli. Rahat bölgenin dışına çıkmak olarak adlandırılan bu konsepti biraz daha incelemek için kökenine inmek yardımcı olacaktır. Bakalım bu söz nereden geliyor…

Rahat bölgenin kökeni

1980’lerde bilim adamları insanlar için ne soğuk ne de sıcak hissedilen, en uygun çalışma ısısını bulmak üzere araştırmalar yaptı. Buna göre ortaya 68 ila 75 derece aralığında bir termal rahat bölge bulundu.

Daha sonra 1991 yılında iş yönetimi üzerine “Rahat Bölgedeki Tehlike” isimli bir kitap basıldı. Böylece yazar Judith M. Bardwick bu bilimsel terimi ilk kez kullanarak kişisel gelişim alanına kazandırmış oldu. Bu bölgeyi insanların sıfır endişe yaşadıkları yer olarak tanımladı.

Peki endişemiz çok azsa ne olur? Kaygı yoksa yaratıcılık, üretme ve farklı düşünme de yok demek. Bu bölgede etraftaki her şey üzerinde daha fazla kontrol sahibi oluyor ve yeni bir şeyler üretmeye yatkın olmuyoruz. Bu rahat bölgede orijinal hiçbir şey üretilmemiş oluyor.
kaval çalan kız

2009 yılında ise psikolog Robert Yerkes bu terimi “optimal performans alanı” olarak yeniden kullandı. Bu da az miktarda endişe ve stresin insanları nasıl daha becerikli yaptığını açıklayan bir kullanımdı.

Bu düşük miktarda stres ve kaygı, daha yaratıcı düşünmek için başka ihtimaller ve insanlar hakkında düşünmeye teşvik ediyor. Başka bir deyişle daima kontrol sahibi olarak daha yaratıcı düşünüp tatmin olmayı sağlıyor.

Bu nedenle şu önemli detayı unutmamalısınız: her zaman gözlerinizi kapayıp inançla paraşütsüz atlayış yapmak o kadar da iyi bir fikir olmayabilir. Çok büyük hevesle rahat bölgenizden birden sıçramak bazen de tehlikeli bir bölgeye düşmenize neden olabilir. Burada kontrolünüzü kaybedip beklediğiniz performansı da bulamayabilirsiniz.

Ne zaman ve nasıl rahat bölgeden ayrılacağıma kendim karar veririm

Bazen daha başarılı olmak için değil sadece durumu kurtarmak için rahat bölgeden çıkmaya zorlandığımız da olur. Örneğin yurt dışında çalışmak için evini terk etmek zorunda kalan genç bir adam bunu sadece “deneyim” olsun diye yapmıyor olabilir.

“Olduğumuz kişi olarak kalıp ihtiyacımız olan kişiye dönüşemeyiz.”

– Max DePree

10 ya da 20 yıllık eşini bırakan birinin de bunu daha iyisi için yaptığı her zaman söylenemez. Belki de daha mutlu, huzurlu ve dingin olmak için yapmış olabilir. Bu nedenle insanların rahata düşkünlüğünden bahsedenlere her zaman kulak asmamak gerek.

Değişimlerin hafife alınmaması gerekiyor. Değişimin sebebi somut, gerekli ve açık ihtiyaçlardır. İhtiyaçlar memnuniyetsizlikten, mutsuzluktan, varoluşsal sorunlardan kaynaklanıyor olabilir.

Sonuç olarak “değişmek için değişmek” isteyeceğiniz türden bir şey değil. İhtiyacınız olanı bulmak için rahat bölgenizin kapılarını açıp kapama hakkının sizde olduğunu unutmayın. Değişimin ne zaman olacağını da seçecek olan kişi yine sizsiniz. Ne zaman korkularınızdan sıyrılıp güçlü hissederseniz o zaman değişikliğe gidin.
kırmızı elbiseli böcek avcısı