Boş Biriyle Birlikte Olmak da Yalnızlık Sayılır

04 Ocak, 2017
 

Pek çok yalnızlık türü vardır. Bazı durumlarda yalnızlık kendimizi daha iyi tanımamızı, böylece iç sesimizi gerçekten dinlememizi sağlar. Yalnızlığın bu türü özsaygıya sahip insanlar olarak, kendimizi mutlu etmeyi öğrenmemizi sağlar.

Hem tehlikeli hem de yıkıcı sayılabilecek bir yalnızlık türü varsa o da tüm zamanımızı, hayatımızı, saatlerimizi önem verdiğimiz ama buna rağmen boş insanlarla harcadığımızda hissettiğimiz yalnızlıktır.

Elbette, özgürce onlarla olmayı seçtiğimiz, birlikte güçlü duygular ve hisler paylaştığımız için, onlara önem veririz. Ancak onların bizi yalnızca hayal kırıklığına uğratacağını ve acı çekmemize sebep olacağını fark edeceğimiz an gelir çatar.

Sosyal çevremizde hatta yakın aile bireylerinin arasında böyle insanlarla karşılaşabiliriz.

Boş insanlardaki duygusal yalnızlık

duygusal-bag

Alexandre Dumas, babasının sürekli boş insanlardan şikayet ettiğini söyler. Dumas’ın babası onları bir cümlede şöyle tarif ederdi: “Çevrende bulunan boş insan sayısı arttıkça, yaptıkları gürültü de artar.”

Bu önemli cümleden de anlaşılacağı gibi bu tür kişiliğe sahip olan insanlar genelde kendilerini belli ederler. Hayatımızda varlıklarını hissettirdikleri gibi, bizi de değiştirmeden bırakmazlar.

 

Peki, bu tür kişilerin özellikleri nelerdir?

1. Karşılıklı duygusal bağ kurma konusunda zayıftırlar

Ruhun var olup olmadığını tartışmak için burada değiliz. Ama boş insanlardan bahsedilirken ilk akla gelen şeylerden biri budur.

Diğer insanları anlamakta, onlarla empati kurmakta ya da onların benzersiz bakış açılarını kavramakta zorlanırlar.

Sadece kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılamakla ilgilenirler. Hatta onların davranışlarının diğer insanları nasıl etkileyebileceğini umursamazlar.

Boş insanlar iyi dinleyiciler değildir. Aynı zamanda başka insanlara açılmakta da zorlanırlar. Eğer bir şekilde açılırlarsa, büyük ihtimalle kendi çıkarları öyle gerektirdiği içindir.

2. Daha duygusal birine bağlanma ve onu baskılama ihtiyacı hissederler

Boş insanlar genellikle kendilerini basit bir şekilde tanımlarlar: Hayatlarında mutluluğun yeri yoktur.

Boş insanlar, amaçsız hayatlarını bir nebze olsun doldurabilmek için başkalarını etkilemeye ve onların hayatlarını yönetmeye çalışırlar. Kendi yetersizliklerini diğer insanların duygularını manipüle ederek örterler. Ne cömert, ne fedakar ne de mutlu olmayı tercih etmezler.

Genellikle iki uç arasında gelip giderler. Onlar için ya hep ya hiçtir. Bunu, kendi ihtiyaçlarını karşılamak adına aşırı sevgi gösterdiklerinde ya da ihtiyaçları karşılanır karşılanmaz kendilerini kapatıp yalnızlığa gömüldüklerinde fark edebilirsiniz.

Boş insanlar olgunlaşmamış ilişkiler kuran tamamlanmamış kişiliklere sahiptir. Siz, ne onların hayatını dolduran su olun, ne hızlıca sönen mutluluklarının ardındaki kıvılcım, ne de yalnızlıklarını aydınlatan ışık. Çünkü eninde sonunda kalbi kırılan siz olursunuz.

 
karsilik-duygu

Boş insanlarla birlikteyken hayatla nasıl başa çıkabiliriz?

Bu soru sorulduğunda akla gelecek ilk cevap, o kişiden uzak durmak ve aranıza mesafe koymak olabilir. Burada bahsettiğimiz duygular ve genel olarak bizim için değerli olmayan insanlarla kurduğumuz ilişkilerden bahsediyoruz.

Her zaman kendimize karşı dürüst olmalıyız. Yeterince zaman ve çaba harcadıktan sonra ilişkiyi bitirmenin atılacak en doğru adım olup olmadığına karar vermeliyiz.

Günlük hayatın her anında korumamız ve farkında olmamız gereken prensiplerimiz, dürüstlüğümüz ve kişisel dengemiz olmalıdır.

Sakın onların yaptıklarını yapmak gibi bir yanlışa düşmeyin. Her zaman dürüst olun, nasıl bir kişi olduğunuzu konuşmalarınızla ve kendinizi tanımlayışınızla belli edin.

Eğer bugün hayat arkadışınızın, sevgilinizin boş biri olduğu gibi bir hisse kapılırsanız, nasıl hissettiğinizi, neleri kabul edip neleri kabul edemeyeceğinizi ona anlatın.

Siz boş bir varlık değilsiniz. Duygularınız ve karşılık görmesi gereken duygusal ihtiyaçlarınız var. Bu ihtiyaçların hiçbiri karşılanmıyorsa, hiçbir şey değişmeyecek demektir; bir sonraki adımınızın ne olması gerektiğine karar verseniz iyi edersiniz.

 

Bizimle biçimsiz ve üstü kapalı şekilde ilgilenen, bize sunacak hiçbir şeyi olmayan birinin hissettirdiği yalnızlıktan daha kötü bir yalnızlık yoktur.